Had better türkçesi Had better nedir
Had better ile ilgili cümleler
English: "I haven't been feeling too good lately." "You had better go to a doctor."
Turkish: "Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum." "Bir doktora gitsen iyi olur."
English: Ali had better be careful what he says.
Turkish: Ali söylediğine dikkat etse iyi olur.
English: "You had better not wear the red dress." "Why not?"
Turkish: "Kırmızı elbise giymesen iyi olur." "Neden?"
English: Ali had better do what he's been told to do.
Turkish: Ali yapması söylenilen şeyi yapsa iyi olur.
English: Ali had better get going.
Turkish: Ali başlasa iyi olur.
Had better ingilizcede ne demek, Had better nerede nasıl kullanılır?
Had : Sahip olmak. Yapmak. Göz yummak. Etmek. Olmak. Dolandırmak. Kabul etmek. Bulunmak. Aldatmak. Zorunda olmak.
Better : İyisimi. Daha iyi. İlerletmek. Geliştirmek. Daha iyi bir hale gelmek. Geçmek. Daha iyi yapmak. Yakşırak. Daha iyi şekilde. Islah etmek.
I had better go : Gitsem iyi olacak. Şimdi gitmem gerekiyor. - yapmamda fayda var. Şimdi gitsem iyi olur.
You had better : Yaparsan iyi olur. -malısın. -sen daha iyi olur. -sen iyi olur.
You had better go : Gitsen iyi olur. Gitsen daha iyi.
You had better not : Yapmasan daha iyi. Yapmazsan iyi olur. Sen sen ol. Yapmasan iyi olur.
Had a bad experience : Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi. Kötü deneyim geçirdi.
İngilizce Had better Türkçe anlamı, Had better eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Had better ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Preferences : Yeğlenenler. Tercihler. Tercih hakkı. Yeğ tutma. İmtiyazlı hisse senedi. Rüçhan hakkı. Öncelik. Tercih.
Predilection : Hayranlık. Predileksiyon. Bir hastalığın tercihen oturduğu yer. Sevgi. Özel tutku. Yeğ tutma. Tercih.
Opting : Karar kılmak. Tercih etmek. Seçme. Yeğlemek. Seçmek.
Preferment : Sunma. Yükselme. Arz. Terfi. Tayin. Atama.
Partiality : Yan tutma. Asabiyet. Beğenme. Özel sevgi. Düşkünlük. Yanlılık. Kısmiyet. Tarafgirlik. Taraf tutma.
Have rather : -tercih eder. Bir şeye öncelik verme. - tercih eder.
Ought : Hiç. Sıfır. Zorunluluk. Malı. Yükümlülük. -meli. Lazım. Gerekli. Gerekir.
Electing : Seçme. İntihap etme. Görevlendirmek. Seçmek. Atamak.
Predilections : Yeğ tutma. Tercih.
Preference : Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belli kimi ülke malları için tanınan ve "en çok kayrılan ulus kuralı" dışında yalnızca o ülkelere uygulanan bildirmelik indirimi, bağışıklıklığı ya da nicelik kısıtlamalarının dışında tutulma gibi ayrıcalıklar a. bk. bildirmelik yeğlemeleri. Üstünlük. Tercih edilen şey. Tercih. Tercih hakkı. Yeğ tutma. Rüçhan hakkı. Öncelik hakkı.
Had better synonyms : oughts, partialities, had rather.

Bu kısımda Had better kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Had better ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Had better anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Had better ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.