Halftime türkçesi Halftime nedir

Halftime ile ilgili cümleler

English: What was the score at halftime?
Turkish: İlk yarıda skor neydi?

Halftime ingilizcede ne demek, Halftime nerede nasıl kullanılır?

Halftimes : Yarı zamanlı. Devre arası.

Halftone : Gri görüntü. Yarı ton. Koyu ile açık arasında. Ototipi. Noktalı resim. Yarım ton. Noktalı klişe.

Halftone image : Ara tonları farklı yoğunlukta değişen noktalar ile yansıtılan görüntü. Yarı ton resim.

Halftone screen : Yarım mercek.

Halftones : Yarı tonlar. Yarım ton.

Half a pound : Yarım pound.

Half a dozen : Yarım düzine.

Halftrack : Yarım ses yolu. 16 mm'lik sesli filmde, optik ses yolunun yarısına çekilen mıknatıslı kat. (böylelikle aynı filmde hem optik hem mıknatıslı ses yolu kullanılabilir). bir mıknatıslı kuşağın yalnız yarısında yapılan seslendirme. (böylelikle aynı kuşak ters yüz edilerek öbür yarı da kullanılabilir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Half a year : 6 aylık bir süre. Yarım yıl.

Half a minute : 30 saniyelik zaman dilimi. Yarım dakika.

İngilizce Halftime Türkçe anlamı, Halftime eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Halftime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pause : Duraklama. Bir görüşmede yanıtlayıcının yorulduğu ya da ilgisinin dağıldığı durumlarda uyanıklığı sağlamak üzere sorulamayı geçici olarak durdurma ya da çeşitlendirme, bk. yoğulum. Ara vermek. Mola. Duraklamak. Duruklamak. Durma. Tereddüt etmek. Bir tümce ya da konuşma içindeki duruş, susuş. Bir konuşma ya da tümce içinde susuşu getiren nokta.

 

Intermission : Mola. Bir süreç ya da oluşumun sürekli olmaktan çıkması durumu. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aralık. Ara. Perde arası. Fasılalı. Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilen ara. İntermisyon. Antrakt.

Part time : Yarım gün çalışma. Belli bir süre boyunca. Yarım günlük.

Interruption : Kesinti. Kesilme. Sekte. Fasıla. Durdurma. Ara. Kesiklik. İnkıta. Sözünü kesme. Yarıda kesme.

Suspension : Asılma. Tekerlekleri gövdeye bağlayan, yaylanmaya olanak veren düzenek. Gövdenin yoldan gelen titreşimlerden yalıtılması, aracın devimsel özelliklerinin iyileştirilmesi için, üst kısmın tekerleklerden esnek bir ortamla ayrılması. Tehir. Bir sıvıda brown devininiminin etkisiyle sürekli devinip dibe çökmeyen, çok küçük katı taneciklerini içeren iki evreli dizge. El çektirme. Durdurulma. Süspansiyon askı. Durdurma. Sarkıtılma.

Break : (ses) gitmek veya kısılmak. Sınmak. Yıkmak. Yenmek. Tutmamak. Yarmak. Dizginlemek. Çözmek. Ara.

Halftime synonyms : halftimes.