Halophile türkçesi Halophile nedir

  • Büyümesi için tuz açısından zengin bir ortama ihtiyacı olan organizma.
  • Tuz seven, tuzlu ortamda gelişen.
  • Yaşamaları ve çoğalmaları için % 12-15 oranında tuza gereksinim duyan mikroorganizmalar, halofilik.
  • Halofil.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Halophile ingilizcede ne demek, Halophile nerede nasıl kullanılır?

Halophilic : Büyümesi için tuz açısından zengin bir ortama ihtiyacı olan (organizmanın). Tuzu seven. Halofil. Halofilik. Tuz seven, tuzlu ortamda gelişen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Halophilous : Büyümesi için tuz açısından zengin bir ortama ihtiyacı olan (organizmanın). Tuzcul. Halofil. Tuzsever.

Halophyt : Tuzcul.

Halophyte : Halofil. Tuzlu toprak bitkisi. Tuzlu topraklarda, deniz kıyılarında yetişen bitkiler. Tuzcul bitkileri. Halofit.

Omphalophlebitis : Omfaloflebitis. Göbek toplardamarının yangısı. göbek kordonunu enfeksiyonu sonucu gelişir. septisemiye, irinli eklem yangısına, karaciğer ve göbek apselerine ve karaciğerde tromboflebitise yol açar. Omfaloflebit.

Cephalopods : Baş bölgesinde sert bir gagası ve bunun çevresine sıralanmış çekmenli ayakları bulunan yumuşakçalar sınıfı. Kafadanbacaklı. Kafadan bacaklılar. Kafadanbacaklılar.

Cephalopelvic : Sefalopelvik.

Cephalopoda : Sefalopodlar. Kafadan bacaklıgiller. Kafadan bacaklılar. Yumuşakçaların en üst sınıfı (biyoloji terimi).

 

Cephalopod : Kafadanbacaklı.

Cephalopubical position : Doğum sırasında, enine gelişlerde, yavrunun baş kısmının pubisle karşı karşıya gelecek biçimde doğum kanalına yaklaşması. Sefalopubikal vaziyet.

İngilizce Halophile Türkçe anlamı, Halophile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Halophile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

 

Halobacter : Halobacterium. Halobacter.

Archaebacteria : Arkebakteriler. Hücre duvarlarında peptidoglikan katman bulunmayan ve karakteristik ribozomal rna baz sırasıyla gerçek bakterilerden ayrılan yoğun tuz içeren sıvı ortamda, yüksek ısıda, aerob, anaerob veya fakültatif koşullarda yaşayabilen prokaryot organizmalar. Monera içinde gerçek peptidoglikan yapılan olmayan ve bazı özellikleri bakımından bakterilerden ayrı bir grup olarak tanımlanan, aşırı sıcak, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Arkeobakteriler. Arkeobakteri. Arkea.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı.

Halobacterium : Tuzlanmış ürünlerde pembe, turuncu veya kırmızı renkte pigment oluşturarak bozulmaya neden olan, gram negatif, çomak biçiminde, yoğun sodyum klorür ortamında yaşayan bakteri cinsi, halobacteria, halobacter. Halobacterium.

Halophile synonyms : archaebacterium, halophil, archeobacteria, archaeobacteria, halophyte, a crochordon, halobacteria, abdominal pain, abattoir, halophilic, abdominal fat necrosis, a c syndrom, halophilous, a band, a dna, abdomen, abdominal distention.