Hanse türkçesi Hanse nedir

  • Kuzey avrupa'da reval ile amsterdam arasında uzanan bölgede kıyı ve iç ülkedeki 90 kadar alman kentinin kurdukları ve xııı.-xvıı. yüzyıllarda rusya'dan ingiltere'ye dek kuzey tecimini elinde tutan tecimsel ve siyasal bağlaşmanın adı.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Hanza kentleri birliği.

Hanse ingilizcede ne demek, Hanse nerede nasıl kullanılır?

Hanseatic : Hansa birliğine ait veya ilgili (kuzey almanya ve komşu ülkelerdeki ortaçağ kentlerinin birliği). Hansa kentleri veya onların birliği ile ilgili.

Hanseatic league : Hansa birliği. Ortaçağın sonlarında dış ticaret tekelini elinde bulunduran alman firmaları.

Hansel : Şans hediyesi vermek. İlk kez kullanmak. Hediye vermek. Pey akçesi. Açılış yapmak. Nakit depozito vermek.

Hansel and gretel : Klasik masal. Hansel ve gretel.

Hansels staining method : Hansel boya yöntemi. İdrar ve diğer vücut sıvılarında eozinofil lökositlerin ortaya konmasında kullanılan bir boyama yöntemi.

Hansen : İdaho eyaletinde şehir. Gerhard a.hansen (1841-1912). Danimarkalı astronom. Soyadı. 1873'te cüzzam mikrobunu ilk tanımlayan norveçli hekim. Peter andreas hansen (1795-1874). Erkek ismi. Idaho'da kasaba (abd). Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Hansenula : Hansenula. Gıdalarda film mayası olarak bilinen ve nitratı indirgeyen maya.

 

Chanserv : Channel registration service (kanal kayıt servisi). Irc kanalarını kontrol etmek amacıyla dalnet tarafından sağlanan bir servis (bilgisayar, internet).

Hansen gmm estimator : Hansen gmm tahmincisi.

Hansen johansen tests : Hansen johansen sınaması.

İngilizce Hanse Türkçe anlamı, Hanse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hanse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

House : Kamara. Konut. Evde oturmak. Ev. Barınmak. Barındırmak. Kendi evine almak. İskan etmek. -de bulunmak. Meclis.

Manor : Köşk. Derebeyin sahip olduğu mülk. Tımar. Manor. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Malikane.

Barbary : Mağrip. Berberi. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge.

Almanac : Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap. Yıllık. Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Günbilik. Almanak.

Mansion : Konak. Malikane. Köşk. Eş zamanlı sahne. Kaşane. Büyük konak. Mansiyon. Yalı. Orta çağ oyunlarında yan yana kurulan en çok da roman memleketlerinde önü açık kulübeler (bk. evler, simültane sahne.).

Autocracy : İstibdat. Saltıkçılık. Mutlakiyet idaresi. Baskı rejimi. Mutlak monarşi. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Saltçılık. Otokrasi.

 

Acropolis : Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. İç kale. Akropol.

Areopagite : Areopagit. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse.

Barricade : Engel. Geçiş engeli. Mania. Barikat yapmak. Barikat kurmak. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Tabur. Set çekmek. Siper.

Mansion house : Londra belediye konağı.

Hanse synonyms : manor hall, residence, hole, castle, axis powers, armistice, archer, hall, areopag, apostle, barbarian, palace, archives, manor house, antiquity, archon, armour, hawsehole, stately home, hawsepipe.

Hanse ingilizce tanımı, definition of Hanse

Hanse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A league or confederacy. That part of an elliptical or many-centered arch which has the shorter radius and immediately adjoins the impost. An association.