Harek nedir, Harek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Fasulye sırığı.

Harek ile ilgili Cümleler

  • Bu güvenlik sistemi çalışanların hareketlerini gittikleri yerde izlemelerine izin verir.
  • “Ne vakit hareket edeceğiz, Kenan? Yarın mı?”
  • Onlar Mustafa olmadan harekete geçmeyecekler.
  • O, kadınların özgürlük hareketinde aktif bir rol aldı.
  • Hareketsiz yatmalısın.
  • Ali çok hareketli değildi.
  • Hareket edelim.
  • Hareketsiz yatmanı istiyorum.
  • “Saldırma için lazım gelen strateji planını tespit ederler ve ona göre harekete geçerlerdi.”
  • Ülkemiz iklim değişikliğine karşı harekete geçmeli.
  • “İnsan bu kadar ölçülü hareket eder mi, edemez mi?”
  • Hareket,eylem
  • Hareket etmen gerekiyor.
  • Askerin yaralı bir bacağı vardı ve hareket edemiyordu.
  • “İlçelerinde ne kadar dernek varsa hepsini harekete geçirdiler.”
  • Hareket etmek için hazır ol.
  • Hareket etmelisin.
  • “Derken garp istikametinde küçüklü büyüklü muazzam bir bulut kütlesi harekete geçiyor.”

Harek ile ilgili Atasözü veya Deyim

hareke koymak : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde ünsüzlerin üstüne ünlü ile okunmasını sağlayan işaret koymak.

hareket etmek : yola gitmek, yola çıkmak vücudu oynatmak, kıpırdatmak veya kımıldamak, devinmek davranmak devinmek.

harekete geçirmek (veya getirmek) : bir işin yapılmasına sebep olmak, kımıldatmak, canlandırmak.

 

harekete geçmek : bir işi yapmaya başlamak, bitirmek amacı ile bir işe girişmek bir yerden bir yere gitmeye başlamak.

hesaplı hareket etmek : ölçülü davranmak.

nerede hareket, orada bereket : “hareket olan yerde bolluk olur” anlamında kullanılan bir söz.

Harek anlamı, kısaca tanımı

Hare : Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları

Amfibik harekat : [Bakınız: Çıkarma Harekatı].

Amiboyid hareket : Amibin hareketine benzeyen hareket, yani yalancı ayaklar ile hareket.

Amiboyit hareket : Amibizm.

Amöboid hareket : Akyuvarların doku aralıklarındaki hareketi gibi amip benzeri hareketler gösterme.

Amöboyit hareket : Amibin hareketine benzeyen hareket; yalancı ayaklar ile sağlanan hareket. Amiplerde olduğu gibi, yalancı ayaklarla yapılan hareket.

Anti nükleer hareket : [Bakınız: Nükleer Karşıtı Hareket].

Bağlantısız ülkeler hareketi : Bağlantısız ülkelerin sömürgeciliğin kaldırılması, egemen bir ülkenin içişlerine karışmama, barış içinde yaşama ve Birleşmiş Milletlerin güçlendirilmesi gibi ilkeler doğrultusunda 1961 yılında oluşturdukları hareket.

Bağlantısızlar hareketi : [Bakınız: Üçüncü Dünyacılık].

Barış harekatı : [Bakınız: Kıbrıs Barış Harekatı].

Brown hareketi : Polen tanecikleri, bakteriler gibi küçük moleküllerin kolloyid bir çözeltide asılı bulunduğu zaman, solüsyonun molekülleri tarafından itilmeleri sebebiyle meydana gelen hareket. Bir sıvıda asılı duran çok küçük taneciklerin gelişigüzel yaptıkları hareket. Taneciklerin hızları, boyutları ile ters orantılı olup ortamın viskozitesine bağlıdır. Küçük moleküllerin kolloyit bir çözeltide asılı bulunduğu zaman, solüsyonun molekülleri tarafından itilmeleri nedeniyle meydana gelen hareket. (R. Brown: İskoç Botanik bilgini) Bir sıvı içinde asılı bulundukları zaman, ufak taneciklerin göstermiş oldukları passif titreme hareketi.

 

Bulgaristan köylü hareketi : [Bakınız: Bulgaristan Çiftçi Partisi].

Çevrim karşıtı hareket : Bir çevrimde iktisadi değişkenlerin ve/veya politikaların çevrime ters yönde olması.

Çevrim yanlı hareket : Bir çevrimde iktisadi değişkenlerin ve/veya politikaların çevrimle aynı yönde olması.

Fiyat hareket göstergesi : 1980 yılında Donald Lambert tarafından geliştirilen ve mal, hisse senedi ve tahvil piyasalarında cari dönemdeki fiyatların bir önceki dönem ortalama fiyatları karşısındaki göreli konumunu gösteren, ± 100 değerleri arasında hareket eden dizin.

Fiziksel hareketler yöntemi : Stanislavski oyunculuk dizgesinde psikofiziksel işlemin fiziksel yanı. Duyguyu yakalamak için fiziksel hareketten yararlanma olgusu. Bu çalışmanın dokuz öğesi vardır :. Büyüleyici eğer. Belirli ortam. İmgelem. Dikkati odaklama. Gerçek ve inanma. Duygu-düşünce alışverişi. Duruma uyma. Hız-tartım. Coşkusal bellek.

Geçici hareket adı : Sıfat-fiil ekleriyle kurulan ad: duyulmadık (söz), görülmedik (insan); akacak (kan), kör olası (şeytan); görünmez (kaza), tükenmez (kalem) vb.

Geliştirme hareketi : Bir bacağı kıvırarak çeşitli yükselme ve yönelimlerle dansı geliştirme.

Göz dış hareket siniri : Beyinde corpus trapezoideum'dan çıkan ve m. rectus lateralis ile m. retractor bulbi’nin yan kısmını uyaran altıncı çift beyin siniri, nervus abdusens.

Göz hareket siniri : Beynin bazal yüzünde pedunculus cerebri’nin iç kısmından çıkan üçüncü çift beyin siniri, nervus okulomotoryus.

Harekat : Davranışlar, işler. Belli bir amaç gözetilerek bir askeri birliğe yaptırılan manevra, çarpışma, çevirme, kovalama ve benzerleri işler, operasyon.

Harekeleme : Harekelemek işi.

Hareket çözümlemesi : Bir işi yapan kimsenin vücut ve el devinimlerinin incelenmesi.

Hareket ordusu : 31 Mart 1325 (13 Nisan 1909) ayaklanmasını bastırmak üzere Rumeli'den İstanbul'a gelen Osmanlı ordusu.

Hareket yapımı : Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. Hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması.

Hareket yazısı : Hareketin simgelere aktarılmasıyla ortaya çıkan bale yazısı.

Hareketlendirebilme : Hareketlendirebilmek işi.

Hareketlendirebilmek : Hareketlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Hareketlenmek : Hareket kazanmak, harekete geçmek.

Hareketli aeromonas enfeksiyonları : Aeromonas hydrophila, Aeromonas sobria ve Aeromonas caviae’nın neden olduğu balıklarda hemorajik septisemi, vücutta yaralar, ülserler ve kanamalarla karakterize bulaşıcı bakteriyel bir enfeksiyon.

Hareketli aynalı ışı taç : Sağa sola, aşağı yukarı hareket ettirilebilen ışıtaç.

Hareketli bacak : Dansçının tek ayak üzerinde dururken hareket ettirebileceği öteki bacağı.

Hareketli çeneli : Alt çenesi hareketli olan kuklalara verilen ad.

Hareketli çerçeve : Sahne ağzını genişletip daraltabilen ve ray üzerinde hareket eden çerçeve.

Hareketli dna elementleri : Hem ökaryot hem prokaryot genomlarında bulunan, kromozomun bir yerinden bir yerine yer değiştirebilen hareketli DNA parçası. Prokaryotlarda genellikle transpozon olarak adlandırılır. Hareketli element, hareketli genetik element, sıçrayan genler.

Hareketli donam : Ağda kenar gözelerin yaka ipine veya bir çerçeveye donam iple bağlanmadan, donam düğümleri arasında serbest bir biçimde yerleştirilmesi.

Hareketli genetik elementler : Sıçrayan genler.

Hareketli gözlü : Gözleri hareket edebilen kuklalara verilen ad.

Hareketli ışık köprüsü : Dikey raylar ya da rulmanlar üzerinde aşağı yukarı hareket edebilen ışıklı çalışma köprüsü.

Hareketli koltuk : Her yana dönebilen seyir koltuğu.

Hareketli köprü : Telin gerilimini değiştirerek notaları anlık olarak büyük oranda inceltip kalınlaştırmaya olanak sağlamak amacıyla hareket edebilen yapıda üretilmiş gitar köprüsü.

Hareketli kredi : Kliring kapsamında yapılan ticarette dönem içinde denkleşmenin olmadığı durumda ticaretin kesintiye uğramaması için tarafların karşılıklı olarak belirli sınırlar içerisinde birbirlerine açtıkları kredi.

Hareketli ortalama : Göstergelerdeki hareketleri belirli bir dönem boyunca dikkate alan ve önceki döneme göre eğilimi gösteren ortalama.

Hareketli seyir yeri : Altındaki döner ya da kayar taban yoluyla değişik biçimde düzenlenen seyir yeri.

Hareketli taban : Her yana hareket edebilen sahne tabanı.

Hareketsiz donam : Ağda kenar gözelerin yaka ipine veya bir çerçeveye donam ipile birebir bağlanması.

Hareketsiz ışık köprüsü : Yapıya tutturulmuş hareket etmeyen ışık çalışma köprüsü.

Hareketsiz silyum sendromu : Epitel hücre silyumlarının doğuştan ve kalıtsal nedenlerle hareket işlevlerini üstlenememesiyle belirgin, köpeklerde ve insanlarda görülen otozomal çekinik özellikte hastalık. Özellikle solunum ve üreme organları epitelinde, mikrotübüllerde ATP’yi parçalayan proteinin yokluğu, mikrotübüllerin yer değiştirmesi ve sayıca az olmasından kaynaklanır. Kimi olgular Kartagener sendromuyla birliktedir.

Hareketsizlik atrofisi : Kullanılmama atrofisi.

İşkembe hareketi : Ön midelerden işkembenin hareketleri. Beş dakikada 8-12 hareket yapar, rumen hareketi.

Kaydırma hareketi : Dansçının kaydırma hareketi.

Kırbaç hareketi : Gerilmiş biçimde yukarı kaldırılan bacağın kırbaç gibi hareketlerle sıçrayarak yön değiştirmesi. Bu hareket parmak ucunda da yapılır.

Kısa vadeli sermaye hareketleri : Faiz veya döviz arakazancından yararlanmak amacıyla vadesi bir yıla kadar olan dolaylı yabancı sermaye yatırımı ve döviz tevdiat hesabı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. karşılığı uzun vadeli sermaye hareketleri.

Kitle hareketi : Spermatozoaların kitle hâlinde veya toplu olarak hareketi.

Kol hareketi : Klasik balede kol hareketi.

Koloni hareketi : Bazı mikroorganizmaların nemli katı besi yerlerinde oluşturdukları kolonilerin çok yavaş bir kayma hareketi yaparak yer değiştirmesi.

Oksijene doğru hareket : Mikroorganizmaların oksijene doğru hareket etmeleri, pozitif aerotaksis.

Ön mide hareketleri : Geviş getiren hayvanlarda ön midelerin münferit kısımlarının koordineli, mekanik hareketleri.

Özel dinamik hareket : Yeni doku oluşumu için gerekli enerjinin üretilmesi amacıyla aminoasitlerin kullanılması için proteinlerin katabolizması sonucunda oluşan enerji kaybı. Enerji üretimi amacıyla amino asitlerin kullanılması için proteinlerin katabolizması sonucunda oluşan enerji kaybı.

Pasif hareket : Kamçısız mikroplar bulundukları sıvı ortamlarda birtakım titreşim, dönme veya bükülme hareketleri yapmasına fakat yer değiştirmemesine verilen ad.

Pompalama hareketi : Karın vurma.

Rumen hareketi : İşkembe hareketi.

Rumen ve retikulum hareketinin yetersizliği : İşkembe ve börkenek hareketlerinin azalması.

Sermaye hareketleri : Daha yüksek getiri oranı sağlamak amacıyla sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. karşılığı kısa vadeli sermaye hareketleri, uzun vadeli sermaye hareketleri.

Sıçrama hareketi : Araçtan atlamalarda, daha çok sıçrama hızı kazandırmak için çelik yayla donatılmış eğik yüzeyli araç.

Solunum hareketleri : Nefes alma ve verme sırasında ortaya çıkan göğüs kafesi ve karın bölgesinde dışarıdan görülen belirtiler.

Uluslararası ekolojik tarım hareketleri federasyonu : Küresel düzeyde ekolojik tarımı yaygınlaştırmak, çeşitlendirmek ve gelişimine katkı sağlamak amacıyla 750’den fazla örgütün ve 102 ülkenin katılımıyla 1972 yılında kurulan birlik.

Uzun vadeli sermaye hareketleri : Doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile vadesi bir yılı aşan dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. karşılığı kısa vadeli sermaye hareketleri.

Yardımcı solunum hareketleri : Kimi evcil hayvan türlerinde görülen burun kanatlarının oynatılması, gırtlak solunumu, anüs solunumu ve karın vurma gibi normal solunum hareketlerine benzeyen hareketler, aksesörik solunum hareketleri.

Yer hareketleri atleti : Halı ya da minder üzerinde gövde esnekliğini ve çeşitli duruşları gösteren hareketleri yapan kişi.

Yuvarlak hareket : Yukarı kalkmış olan bacakla, yuvarlak ya da yerdeki bacakla kaydırarak yarım yuvarlak çizme hareketi.

Zorunlu hareketler : Dış uyarımlar altında meydana geliyor gibi görünmesine rağmen, tamamıyla beyin ve beyinciğin kimi kısımlarının uyarılmasıyla oluşan oldukça uzun süren motorik gangliyonlar arasındaki eş güdüm bozukluğundan ileri gelen düzenli hareketler.

Amfibi harekat : Kara ve deniz araçlarıyla yapılmış olan manevra.

Çıkarma harekatı : Düşman işgalinde olan bir kıyıya, güvenli bir köprübaşı kurmak amacıyla düzenlenen ve çeşitli birliklerin görev aldığı askerî harekât. Bir konuda kamuoyu oluşturmak veya yandaş toplamak için yoğun faaliyet gösterme.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Harekelemek : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde ünlü ile okunabilmesi için ünsüzlerin altına veya işaret koymak.

Harekeli : Hareke konulmuş.

Harekesiz : Hareke konulmamış.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Hareket dairesi : Demir yollarında hareket işlerini düzenleyen, izleyen daire.

Hareket hastalığı : Gemi, uçak veya arabada yapılmış olan seyahat sırasında mide bulantısı ve sıkıntı biçiminde görülen bir tür rahatsızlık, taşıt tutması.

Hareket noktası : Bir iş, bir yolculuk vb.nin başladığı yer. Bir sorunun incelenmesinde başlangıç olarak alınan nokta.

Hareketlendirme : Hareketlendirmek işi.

Hareketlendirmek : Hareketlenmesine yol açmak.

Hareketlenme : Hareketlenmek işi.

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

Hareketlilik : Hareketli olma durumu, devingenlik.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Hareketsizlik : Hareketsiz olma durumu.

Hareki : Hareket durumunda, devinim durumunda olan, devinimsel.

Kadın hareketi : Feminizm.

Pergel hareketi : Bir ayağı sabit kalarak kendi etrafında dönme hareketi.

Yavaşlatılmış hareket : Filmde hızlı hareketlerin ayrıntılarını gözlemeye yarayan sinema düzeni.

Diğer dillerde Hardware anlamı nedir?

Osmanlıca Hardware : aksam