Brown hareketi nedir, Brown hareketi ne demek
Brown hareketi; Biyoloji, Kimya, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Polen tanecikleri, bakteriler gibi küçük moleküllerin kolloyid bir çözeltide asılı bulunduğu zaman, solüsyonun molekülleri tarafından itilmeleri sebebiyle meydana gelen hareket.
Kimya'da terim anlamı:
Bir sıvıda asılı duran çok küçük taneciklerin gelişigüzel yaptıkları hareket. Taneciklerin hızları, boyutları ile ters orantılı olup ortamın viskozitesine bağlıdır.
Zooloji'deki anlamı:
(R. Brown: İskoç Botanik bilgini) Bir sıvı içinde asılı bulundukları zaman, ufak taneciklerin göstermiş oldukları passif titreme hareketi.
Teknik terim anlamı:
Küçük moleküllerin kolloyit bir çözeltide asılı bulunduğu zaman, solüsyonun molekülleri tarafından itilmeleri nedeniyle meydana gelen hareket.
Brown hareketi hakkında bilgiler
Brown hareketi (botanikçi Robert Brown'ın onuruna) iki kavrama işaret eder. Matematiksel model aynı zamanda parçacıkların rastlantısal hareketiyle görünüşte ilgisiz başka olayları da açıklamak için kullanılır. Sık verilen bir örnek borsa dalgalanmalarıdır. Brown hareketi en basit "continuous-time" stokastik metotlardan biridir ve hem daha karmaşık hem de daha basit metotların limitidir. Bu evrenselliği normal dağılımın evrenselliğiyle yakından ilişkilidir. Herhalde bu tip modellerin kullanımının yaygınlığının sebebi kesinlikleri değil matematiksel olarak basit olmalarıdır. Jan Ingenhousz alkol içinde yüzden kömür ve toz parçacıklarının rastlantısal hareketini 1785'te gözlemlemişti ancak Brown hareketinin bulunuşu genellikle 1827 yılında hareketi gözlemleyen botanikçi Robert Brown'a atfedilir. Brown, hareketi suda yüzen polen parçacıklarını mikroskop altında inceliyordu. Polenin boşlukları içinde rastlantısal olarak hareket eden ufak parçacıklar gözlemledi. Aynı deneyi tozla tekrarlayarak hareketin polenin canlı olmasından kaynaklanmadığını doğruladıysa da hareketin kaynağını saptayamamıştı.
Brown hareketi kısaca anlamı, tanımı
Hare : Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.
Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.
Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
Küçük moleküller : Hücrede bulunan ve hücrenin temel kimyasal yapısını oluşturan, büyük moleküllerin üretimine katılan basit şekerler, yağ asitleri, amino asitler ve nükleotitler.
Normal dağılım : Düzgün, simetrik, çan şeklindeki dağılım. Ölçümle belirtilen değişkenlerin gösterdiği çan eğrisi şeklindeki dağılım.
Ters orantılı : Çarpımları durgan olası.
Matematiksel : Matematik bilimi ile ilgili olan, riyazi. Kesin, sağlam, bütün kuşkulardan uzak olan.
Rastlantısal : Rastlantı ile ilgili, tesadüfi.
Kaynaklanma : Kaynaklanmak işi.
Gelişigüzel : Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.
Dalgalanma : Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.
Kesinlikle : Kesin bir biçimde, kesin, kesin olarak, kesinkes, yüzde yüz, her hâlde, her hâlükârda, mutlak, mutlaka, katiyen, banko.
Bir örnek : Aynı biçimde olan.
Rastlantı : Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf.
Görünüşte : Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.
Botanikçi : Bitki bilimci.
Matematik : Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.
Mikroskop : Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet.
Viskozite : Bir maddenin ağdalı, koyu kıvamlı olma durumu, ağdalık.
Diğer dillerde Brown hareketi anlamı nedir?
İngilizce'de Brown hareketi ne demek ? : brownian movement


Bu kısımda Brown hareketi nedir? Brown hareketi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Brown hareketi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Brown hareketi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.