Hareke nedir, Hareke ne demek

Hareke; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret

Bilimsel terim anlamı:

Sami dillerde açınık değerinde olmak üzere abanıkların altına veya üstüne konulan işaretlere denir (Eski yazıda harf şeklinde olanaçınıklara Harekei harfiye ve Hurufu imlâ denirdi) bk. Üstün, Esre, ötrü, Cezim.

Osmanlıca Hareke ne demek? Hareke Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

hareket resmiye

Hareke hakkında bilgiler

Hareke (Arapça: حركات, okunuşu: Ḥarakāt), Arap alfabesindeki ünsüz harflere ünlü özelliği kazandırmak için kullanılan ek işaretlere denir.

Arap alfabesinde sadece ünsüz harfler ve uzun okunan ünlü harfler (a, u, i) içerdiği için kısa ünlü sesleri için değişik harekeler geliştirilmiştir.

Harekelerin kullanımı neredeyse sadece Kur'an ve Arapça öğretim kitaplarına sınırlıdır. Bunlar gazete ve kitaplarda genellikle kullanılmaz. Bu tür metinlerde kısa ünlülerin belirlenmesi için dile hakim olup kelimeleri ve dilin gramer yapısını bilmek gereklidir.

Hareke ile ilgili Cümleler

  • Ülkemiz iklim değişikliğine karşı harekete geçmeli.
  • Hızlı hareket etmemiz gerekti.
  • Askerin yaralı bir bacağı vardı ve hareket edemiyordu.
  • Hareket eden bir şey görüyorum.
  • Bu güvenlik sistemi çalışanların hareketlerini gittikleri yerde izlemelerine izin verir.
  • Birkaç saat hareketsiz yatmanı istiyorum.
  • Hareket edemedim.
  • Hareket edelim.
  • Hareket eden bir kamyondan atlamak güvenli değil.
  • Hareket edebileceğimi sanmıyorum.
  • Polis ofisini aramaya geldiğinde Mustafa kuşkuyla hareket etti.
  • Hareket edemiyorum.
  • Benim tavsiyeme göre hareket ettiler.
  • Hareket edemeyiz.
 

Hareke tanımı, anlamı:

Arap : Koyu esmer. Fotoğrafın negatifi. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

Alfabe : Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap. Bir işin başlangıcı. Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı.

Metin : Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst. Basılı veya el yazması parça, tekst.

Ünsüz : Ses yolunda bir engele çarparak çıkan ses, sessiz, sessiz harf, konson, konsonant. Ünü olmayan, şöhretsiz.

Ünlü : Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı. Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.

Hareke koymak : Harekelemek.

Harekelemek : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde ünlü ile okunabilmesi için ünsüzlerin altına veya işaret koymak.

Harekeli : Hareke konulmuş.

Harekesiz : Hareke konulmamış.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Yola çıkma. Davranış, tutum. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Deprem. Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım.

 

Hareket dairesi : Demir yollarında hareket işlerini düzenleyen, izleyen daire.

Hareket etmek : Davranmak. vücudu oynatmak, kıpırdatmak veya kımıldamak, devinmek. devinmek. yola gitmek, yola çıkmak.

Hareket hastalığı : Gemi, uçak veya arabada yapılmış olan seyahat sırasında mide bulantısı ve sıkıntı biçiminde görülen bir tür rahatsızlık, taşıt tutması.

Hareket noktası : Bir sorunun incelenmesinde başlangıç olarak alınan nokta. Bir iş, bir yolculuk vb.nin başladığı yer.

Harekete geçirmek : Bir işin yapılmasına sebep olmak, kımıldatmak, canlandırmak.

Harekete geçmek : Bir işi yapmaya başlamak, bitirmek amacı ile bir işe girişmek. bir yerden bir yere gitmeye başlamak.

Hareketlendirme : Hareketlendirmek işi.

Hareketlendirmek : Hareketlenmesine yol açmak.

Hareketlenme : Hareketlenmek işi.

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

Hareketlilik : Hareketli olma durumu, devingenlik.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Hareketsizlik : Hareketsiz olma durumu.

Hesaplı hareket etmek : Ölçülü davranmak.

Kadın hareketi : Feminizm.

Nerede hareket orada bereket : "hareket olan yerde bolluk olur" anlamında kullanılan bir söz.

Pergel hareketi : Bir ayağı sabit kalarak kendi etrafında dönme hareketi.

Yavaşlatılmış hareket : Filmde hızlı hareketlerin ayrıntılarını gözlemeye yarayan sinema düzeni.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli.

Okunma : Okunmak işi.

Harf : Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.

Kazandırmak : Kazanmasını sağlamak.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk.

Harekeleme : Harekelemek işi.

Hareket çözümlemesi : Bir işi yapan kimsenin vücut ve el devinimlerinin incelenmesi.

Hareket : Kas ve eklemlerin, belli doğal koşullar içersinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi.

Hareket eden cisim : (devingen) (fizik)

Hareket ordusu : 31 Mart 1325 (13 Nisan 190 ayaklanmasını bastırmak üzere Rumeli'den İstanbul'a gelen Osmanlı ordusu.

Hareket sistemi : (devinim düzeni) (biyoloji)

Hareket yapımı : Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. Hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması.

Hareket yazısı : Hareketin simgelere aktarılmasıyla ortaya çıkan bale yazısı.

Harekete geçirmek : bir işin yapılmasına sebep olmak, kımıldatmak, canlandırmak. İlgili cümle: "“İlçelerinde ne kadar dernek varsa hepsini harekete geçirdiler.”" A. Kulin.

Hareketlendirebilme : Hareketlendirebilmek işi.

Diğer dillerde Hareke anlamı nedir?

İngilizce'de Hareke ne demek? : vowel point, vowel mark (in Arabic script).