Hares türkçesi Hares nedir

Hares ile ilgili cümleler

English: Ali shares a bedroom with his brother.
Turkish: Ali erkek kardeşiyle bir yatak odasını paylaşıyor.

English: Ali shares a room with his older brother.
Turkish: Ali ağabeyi ile aynı odayı paylaşıyor.

English: The hunter shoots deer and hares.
Turkish: Avcı tavşanları ve geyikleri vuruyor.

English: Ali shares an apartment with three friends.
Turkish: Ali üç arkadaşı ile bir daireyi paylaşıyor.

English: A household is a group that shares the same living space and finances.
Turkish: Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.

Hares ingilizcede ne demek, Hares nerede nasıl kullanılır?

Rabbits and hares : Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımının, çift dişliler (duplicidentata) alt takımından, kulakları ve art bacakları uzun, kuyrukları kısa, gözleri iri, otçul türleri olan bir familya. Tavşangiller.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Advance on stocks and shares : Pay ve borç belgitleri karşılığı öndelik. Taşınır değerleri tutulama karşılığı verilen ödünç para.

 

Beat swords into ploughshares : Savaş baltalarını gömmek. Savaş için kullanılan parayı halkın refahı için kullanmaya başlamak.

Block of shares : Blok hisse senetleri. Hisse senedi bloku.

Bonus shares : Bonus pay. Bonus hisse. Hediye olarak alınan ekstra hisse.

Factor shares : Faktör payları.

Employee shares : İşçi hisse senetleri.

Go shares : Paylaşmak. Bölüşmek.

For shares : Paya katılma istemi. Anamal paylarına katılabilmek amacıyla yazılı olarak yüklenimde bulunulması.

İngilizce Hares Türkçe anlamı, Hares eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bunkum : Tavşancık. Martaval. Boş laf. Değersiz şey. Zırva. Saçmalık. Saçma. Boş şey. Palavra.

Doe : Dişi tavşan. Yalnız kadın. Dişi geyik. Dişi karaca. Dişi memeli. Meral. Geyik. Keçi. Maral.

Quarters : Konak. İkametgah. Kışla. Kalacak yer. Ordugah. Konut. Karargah. Mesken. Yatacak yer. Çeyrek.

Leveret : Yavru yabani tavşan. Tavşan yavrusu. Göcen.

European hare : Kemiriciler (rodentia) takımının, tavşangiller (leporidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, eti yenen, postu kullanılan, dünyanın her tarafına yayılmış bir tür.

Coney : Pika. Adatavşanı. Tropikal balık türü. Tavşan kürkü.

Coneys : Tavşan kürkü. Pika. Adatavşanı. Tropikal balık türü.

Bun : Saç topuzu. Çörek. (saç) topuz. Topuz (saç). Topuz saç. Ot. Top. Kurabiye. Topuz.

Hareem : Harem.

Lapin : Tavşan kürkü. Adatavşanı.

Hares synonyms : genus lepus, serail, snowshoe rabbit, varying hare, snowshoe hare, lepus, leporid mammal, lepus americanus, arctic hare, lepus europaeus, polar hare, living quarters, lepus arcticus, rabbits, conies, bunny, cony, hare, bunnies, leporid, seraglio, jackrabbit, rabbit.