Tavşan nedir, Tavşan ne demek

Tavşan; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus).
  • Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet.
  • Değerli ağaçlar üzerine ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı

"Tavşan" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Tavşanlarını, kekliklerini ucuz pahalı demeden ilk çıkan alıcılara sattı." - N. Cumalı

Yerel Türkçe anlamı:

Marangozlukta kullanılan tek bıçaklı düz rende.

Biyoloji'deki anlamı:

Kemiriciler (Rodentia) takımının, tavşangiller (Leporidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, eti yenen, postu kullanılan, dünyanın her tarafına yayılmış bir tür.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Seyirlik oyunlarda dans eden genç oğlanlara verilen ad.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Tavşangiller familyasını oluşturan, yaklaşık elli türü içeren, kuyrukları uzun kıllarla örtülü, kulak ve arka bacakları uzun memeli türlerinin ortak adı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Marangoz rendesi. (*Mudurnu -Bolu)

Zooloji alanındaki anlamı:

(Lepus europeus) Kemiriciler (Rodentia) takımının tavşangiller (Leporidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 70 cm. Eti yenir. Postu kürkçülükde ve şapka yapılmasında kullanılır. Dünyanın hemen her yanına yayılmıştır.

 

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir takımyıldızın adı.

İngilizce'de Tavşan ne demek? Tavşan ingilizcesi nedir?:

european hare, rabbit, lepus, lep (leporis)

Fransızca'da Tavşan ne demek?:

lièvre commun

Tavşan hakkında bilgiler

Tavşan, tavşangiller (Leporidae) familyasını oluşturan memeli türlerin ortak adıdır. Doğurarak çoğalırlar. Yavru bakımları çok azdır. 7 gün baktıktan sonra anne tavşan yavru tavşanı bırakır.

Tavşangiller familyası yaklaşık 50 türü içine alır. Kuyrukları uzun kıllarla örtülüdür. Kulaklar ve arka bacaklar uzamıştır. Bir kısmı toprak altında oyuklarda yaşar. Familya üyelerine tavşan veya ada tavşanı adı verilir. Tavşangiller, Ochotonidae familyasını oluşturan pikalardan tüylü küçük kuyrukları, uzun kulakları ve arka ayakları ile ayrılır.

Lepus harici cinslerin tüm üyeleri genel olarak ada tavşanı olarak adlandırılır. Ada tavşanları başka hayvanların yuvalarında veya kendi kazdıkları yuvalarda barınırken, tavşanlar uzun ot ve çalıklarda yaşar. Tavşanlar arasında en çarpıcı özelliklere sahip olan beyaz tüylü sera tavşanı 21. yüzyıla damgasını vurmuştur.

Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır. Her türlü sese şaşkınlıkla tepki vermektedirler. Bu yüzden kendi türünden ya da başka canlıların yaklaşması durumunda yabanî tavşanlar irkilirler.

Tavşan ile ilgili Cümleler

  • O bulut bana bir tavşan gibi görünüyor.
  • Tavşan havucu yiyor.
  • Tavşan bahçeden bir havuç çaldı.
  • Bir yavru tavşan tuzağa yakalanmıştı.
  • Bir grup çocuk tavşanın arkasından koştu.
  • Tavşan büyük kulakları var
  • Tavşan kanı çaylar hazır.
  • Avcı tavşanları ve geyikleri vuruyor.
  • Tavşan gibi ürkekti.
  • Hizmetindeyim, benim küçük tavşanım.
  • Yaban tavşanlarının uzun kulakları vardır.
  • Ormanda bir tavşan gördüm.
  • Tavşan ağacın arkasına saklandı.
  • Tavşan şeklinde bazı kurabiyeler yaptım.
 

Tavşan anlamı, tanımı:

Meme : Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü.

Tavşan boku gibi : Ne yararı ne de zararı olan (kimse).

Tavşan dağa küsmüş de dağın haberi olmamış : "önemsiz kişi, önemli kişiye küsse önemli kişinin umurunda bile olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Tavşanı araba ile avlamak : İşini telaşsız ve soğukkanlılıkla görmek.

Tavşanın suyunun suyu : İki şey arasındaki ilginin çok uzak olduğunu anlatan bir söz.

Tavşanağzı : Pembe renkli bir tür çiçek.

Tavşan anahtarı : Maymuncuk.

Tavşanayağı : Demir yollarında iki rayın kesişme noktasında bulunan parçalardan her biri.

Tavşanbıyığı : Bir tür yonca.

Tavşan dudak : Doğuştan üst dudağı yarık olan (kimse), yarık dudak.

Tavşan eti : Tavşanın kesilip parçalanmış pembemsi eti.

Tavşankanı : Parlak ve koyu kırmızı renk. Tam kıvamında demlenmiş (çay). Bu renkte olan.

Tavşankulağı : Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki, buhurumeryem, siklamen (Cyclamen coum).

Tavşanmemesi : Yüksekliği 30-100 santimetre olan, kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık (Ruscus aculeatus).

Tavşan uykusu : Çabuk uyanılabilen uyku, kuş uykusu.

Tavşan yürekli : Çok ürkek, korkak.

Aktavşan : Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus).

Ada tavşanı : Evcil cinsleri de olan, tavşana yakın bir kemirici memeli, yaban tavşanı (Oryctolagus cuniculus).

Amerika tavşanı : Kemiricilerden, arka ayakları çok uzun, memeli, küçük bir kürk hayvanı (Eriomys chincilla).

Angora tavşanı : Ankara tavşanı.

Ankara tavşanı : Parlak, ince, ipeksi, uzun, beyaz renkli tüylü, özel olarak üretilen bir tür tavşan, angora tavşanı.

Arap tavşanı : Kemirgenlerden, Kuzey Afrika ve Arabistan'da yaşayan, tahıllarla beslenen, boyu 20, kuyruğu ise 22 santimetre kadar olan bir tür memeli (Jaculus jaculus).

Deniztavşanı : Ağız dokunaçları geniş ve etli, uzun, çıplak vücutlu deniz yumuşakçası (Cyclopterus lumpus).

Yaban tavşanı : Ada tavşanı.

Tavşana kaç tazıya tut demek : İki tarafı, karşıt olan davalarında birbirlerine karşı kışkırtmak, ikili oynamak.

Tavşancı : Tavşan yetiştiren kimse. Tavşan satan kimse.

Tavşancıl : Çoğu tavşan avlamakla beslenen kartal, akbaba vb. yırtıcı kuş.

Tavşancıl otu : Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Heracleum).

Tavşancılık : Tavşancının işi veya mesleği.

Tavşangiller : Örnek hayvanı tavşan olan kemirgenlerden bir familya.

Tavşanlı : Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.

Tavşanlık : Değerli ağaçlarla ince işler yapma sanatı. Tavşan üretmeye elverişli yer. Atletizm yarışlarında rekor kırması beklenen atletin önünde koşup tempoyu yüksek tutan atletin yaptığı iş.

Araba ile tavşan avlanmaz : "her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel yöntemler vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Deniz tavşancılı : Balık kartalı.

Kağnıyla tavşan avına çıkmak : Bir işi bitirmemek için bahane bulmak, ayak sürümek.

Kemirgen : Kesici dişleri çok iyi gelişmiş olan (hayvan).

Post : Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz. Tarikatlarda şeyhlik makamı. Tüylü hayvan derisi. Makam.

Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.

Atletizm : Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

Yarış : Yarışma, rekabet. Yarışma.

Rekor : Daha önce elde edilmemiş olan sonucu aşan yeni sonuç. Bir spor dalında erişilmiş derecelerin en üstünü.

Tempo : Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı. Ölçünün ayrılmış olduğu zamanlardan her biri, vuruş. Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Tavşan biti : Tavşan derisinden kan emen sokucu bit.

Tavşan dudağı : Kalıtımsal nedenlerle ortadan yarık olan üst dudak. (Kimi zaman "kurt damağı" denilen üst damağın da yarık olması durumu ile birlikte görülür.)

Tavşan frengisi : Evcil tavşanların, Treponema paraluis-cuniculi tarafından oluşturulan, cinsel yolla bulaşan, vücudun burun, ağız ve perineum gibi doğal deliklerinin etrafında içi sıvı dolu kabarcıklar, ülserler ve hiperkeratozisle belirgin hastalık, spiroketozis, menfez hastalığı, tavşan hastalığı, tavşan treponematozis, tavşanların zührevi spiroketozisi.

Tavşan hastalığı : Tavşan frengisi.

Tavşan humması : Tularemi.

Tavşan kenesi : Tavşan türlerine düşkün, Amerika kökenli kene. Vahşi hayvanlar arasında Rocky dağlarının noktalı ateşi ve tularemiyi taşıyan kene, Haemaphysalis leporispalustris.

Tavşan kovalamak : Yelden dalgalanmak (ekin için) : Bizim ekin tavşan kovalıyor.

Tavşan kulağı : (V) biçiminde iki çubuktan oluşan, bir eksen üzerinde dönen, geçmeli olduğundan uzunluğu ayarlanabilen içeri dalgalığı.

Tavşan malağı : Tavşan yavrusu.

Tavşan miksomatozisi : Bulaşıcı miksomatozis.

Diğer dillerde Tavşan anlamı nedir?

İngilizce'de Tavşan ne demek? : n. rabbit, hare, bunny, bun, cony, ground game

Fransızca'da Tavşan : lièvre [le], lapin [le]

Almanca'da Tavşan : n. Hase, Krumme, Mummelmann, Schlappohr

Rusça'da Tavşan : n. заяц (M), длинноухий (M), резчик по дереву (M)