Tempo nedir, Tempo ne demek

Tempo; bir müzik terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

"Tempo" ile ilgili cümle

  • "Bu melodinin temposu çok ağır, biraz daha hızlı çalınmalı."
  • "Maiyetindekiler onun çalışma temposuna yetişemezlerdi." - H. Taner

Bilimsel terim anlamı:

Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde yinelenme hızı.

Tempo hakkında bilgiler

Tempo (kökeni Latince: "Tempus") müzikte bir parçanın yorumlanma hızı. Duyumun önemli bileşenlerinden biri olan tempo, bir müzik parçasının icra zorluğunun ve eserle aktarılmak istenilen ruh halinin de belirleyicisidir.

İtalyancada "zaman" anlamına gelen "tempo"nun çoğul hali "tempi"dir.

Bir müzik eserine ait tempo genellikle parçanın başında yer alır. Modern müzikte sıklıkla dakikadaki vuruş sayısı (İngilizcede bpm veya beats per minute) ile belirlenir. Belirli bir nota değerini ve bu değerin bir dakikada kaç kere tekrarlanması gerektiğini gösteren " = 120" veya sadece vuruş sayısını belirten "80 bpm" vb. kullanımlar yaygındır. Bu değer büyüdükçe dakikada çalınması gereken nota sayısı artacağından parçanın hızı da artmış olur.

 

Matematiksel tempo gösterimleri 19. yüzyıl'ın ilk yarısında, Johann Nepomuk Mälzel'in metronomu icat etmesi ile birlikte yaygınlaştı. Ancak ilk metronomlar henüz istikrarlı bir mekanik yapıya sahip değildi. Bazı uzmanlar Beethoven'ın eserlerindeki tempo işaretlerini bu nedenle güvenilmez kabul etmektedir.

Tempo ile ilgili Cümleler

  • Eğer bir yerli gibi konuşmak istiyorsan, banço çalanların aynı parçayı onu doğru ve istenilen tempoda çalabilinceye kadar defalarca pratik yaptıkları aynı şekilde söylemeyi pratik yapmaya istekli olmalısın.
  • Ekonomimizin büyüdüğü bir anda bizim işletmelerimiz 1990'lardan beri en hızlı tempoda işler yaratıyorlar ve ücretler tekrar yükselmeye başlıyor, bizim olmak istediğimiz ülke türü hakkında bazı seçimler yapmak zorundayız.
  • Ben işleri kendi tempomda yaparım.
  • Şu anda Tempo'da yaşıyorum.
  • O parmaklarıyla masada tempo tuttu.
  • Hadi, tempoyu artırın.
  • Tempoyu artıralım.
  • Ali masada parmaklarıyla tempo tuttu.

Tempo kısaca anlamı, tanımı:

Müzik : Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki. Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması.

Parça : Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz.

Vuruş : Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Tempo. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Vurma işi.

 

Tekrarlanma : Tekrarlanma işi, yinelenme, tekerrür.

Tempo tutmak : El çırparak veya el ve ayaklarını bir yere vurarak bir müziğe eşlik etmek.

Tempolu : Temposu olan. Temposu hızlı olan.

Temposuz : Temposu bozuk olan. Temposu olmayan.

Temposuzluk : Temposuz olma durumu.

Bölüm : Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

Ölçün : Standart.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Çağ, mevsim. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

Vücut : İnsan veya hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Alıştırma : Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman.

Gidiş : Gitme işi. Tutum, durum, davranış. Gitme biçimi, tempo.

İlerleyiş : İlerleme işi.

Latin : Latin halkları. İtalya'da Latium bölgesi halkından olan kimse.

Bir : Tek. Beraber. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız.

Gelişme : Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm. Olan biten şey. Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon.

Tarz : Biçim, yol. Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi. Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr. Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept.

Tempor : Şakak.

Temporal lop : Beyin yarım kürelerinin yarı lopları.

Temporalis : Şakağa ait, şakakla ilgili olan

Temporer parazit : Geçici parazit.

Temporomandibuler sublüksasyon : Belli köpek ırklarında alt çene kemiğinin ve şakak yapılış bozuklukları sonucu çene ekleminin kilitlenmesi ve ağzın açık kalmasıyla belirgin tam olmayan çıkık.

Diğer dillerde Tempo anlamı nedir?

İngilizce'de Tempo ne demek? : n. rhythm, beat

n. tempo, rhythm, beat; speed, pace; Kleenex, brand of disposable tissue

n. tempo, rhythm

Fransızca'da Tempo : [le] tempo

Almanca'da Tempo : das Tempo, die Geschwindigkeit

Rusça'da Tempo : n. темп (M), такт (M)