Tavşanlık nedir, Tavşanlık ne demek

  • Tavşan üretmeye elverişli yer
  • Değerli ağaçlarla ince işler yapma sanatı.
  • Atletizm yarışlarında rekor kırması beklenen atletin önünde koşup tempoyu yüksek tutan atletin yaptığı iş.

Tavşanlık tanımı, anlamı:

Tavşan : Değerli ağaçlar üzerine ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı. Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet. Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus).

Üretme : Üretmek işi.

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.

 

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Zanaat. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir şey yapmada gösterilen ustalık.

Atletizm : Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

Yer : Yerküre. Ülke. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum. Gezinilen, ayakla basılan taban. Durum, konum, vaziyet. Önem. Görev, makam. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. İz. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân.