Have a low opinion of türkçesi Have a low opinion of nedir

  • Önemsememek.
  • Pek umursamamak.

Have a low opinion of ile ilgili cümleler

English: I have a low opinion of them.
Turkish: Onları pek umursamıyorum.

English: I have a low opinion of him.
Turkish: Onu pek umursamıyorum.

Have a low opinion of ingilizcede ne demek, Have a low opinion of nerede nasıl kullanılır?

Have : Almak. Malik olmak. Elde etmek. Zorunda olmak. Buyurmak. Elinde bulunmak. Bulunmak. Yaptırmak. Sahip olmak. Göz yummak.

A : Bir. (herhangi) bir. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Argonun simgesi. Pek iyi. Atom ağırlığı. En yüksek not.

Low : (ses) yavaş. (inek) böğürmek. Böğürmek (inek veya öküz). Düşük. Alçak. Ucuz. Yıkmak. Böğürme. Böğürmek.

Opinion : Takdir. Görüş. Bireyin belli bir konudaki süreğen ya da kalıcı düşünce, yargı ve değerlendirmelerinin toplu ürünü. bk. görüş, tutum. Mütalaa. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnanç. Önemseme. Kanaat. Teşhis. Yargı.

Of : Yüzünden. İle ilgili. -dan. -nin. -li. In. Den. Nin. -nın. -in.

Have a baby : Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak. Doğurmak.

Have a bad temper : Asabi olmak. Huysuz olmak.

Have a bad record : Kötü şöhreti olmak. Kötü tanınmak.

Have a high opinion of : Önemsemek. Önem vermek. Değer vermek.

 

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

İngilizce Have a low opinion of Türkçe anlamı, Have a low opinion of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a low opinion of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ignores : Önem vermemek. Bilmezlikten gelmek. Aldırmamak. Görmezlikten gelmek. Boşlamak. Delil yetersizliğinden reddetmek.

Be oblivious to : Kayıtsız kalmak. Dikkate almamak. Etrafında olup bitenlerin farkında olmamak.

Make little of : Önem vermemek. Küçümsemek.

Disregarded : İhmal edilen. İhmal edilmiş. Takmamak. Saygısızlık etmek. İhmal etmek. Aldırmamak. Saymamak. Hiçe saymak.

Disregard : İhmal. Hiçe saymak. İtibar etmemek. Saygısızlık etmek. Aldırmamak. Uymazlık. İhmal etmek. Umursamamak. Tanımamak.

Laugh off : Gülerek geçiştirmek. Gülüp geçmek. Küçümsemek. Şakaya vurmak. Acıya gülmek. Aldırmamak.

Discounting : İskonto ettirmek. Iskonto etme. İndirim yapma. İskonto ettirme. Hesaplamak. Tenzil etme. İndirme. Hesaptan düşmek.

Brush aside : Bir kenara itmek. Aldırmamak. Yabana atmak. Boşlamak. Boş vermek.

Coquetted : Fingirdemek. Nazlanmak. Hafife almak. Cilve yapmak.

Discounted : Kırdırmak (senet). Hesaptan düşmek. Hesaplamak. Kırmak (senet). Iskontolu. Fiyatı indirilmiş veya düşürülmüş. Önceden düşünmek. İndirim yapmak.

Have a low opinion of synonyms : coquetting, coquet, disregards, coquets, ignore.