Have a high opinion of türkçesi Have a high opinion of nedir

Have a high opinion of ile ilgili cümleler

English: I have a high opinion of him.
Turkish: Onunla ilgili iyi bir izlenimim var.

English: I have a high opinion of this book.
Turkish: Bu kitap benim gözümde çok kıymetlidir.

Have a high opinion of ingilizcede ne demek, Have a high opinion of nerede nasıl kullanılır?

Have : Aldatmak. Buyurmak. Sahip olmak. Zorunda olmak. Olmak. Kabul etmek. Göz yummak. Elde etmek. Dolandırmak. Elinde bulunmak.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. Herhangi bir. Bir. Miktar belirtir. En yüksek not. Argonun simgesi.

High : Zirve. Rekor. Lise. Uçma. Öfkelenmek. Yüksek. Necip. Büyük vites. Yüksek yer.

Opinion : Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Görüş. İnanç. Fikir. Akıl. Kanaat. Mütalaa. Takdir. Teşhis. Nazar.

Of : Hakkında. Karşı. Den. Li. Yüzünden. -nın. -den övünerek bahsetmek. -li. -in. In.

Have a high temperature : Ateşi olmak.

Have a low opinion of : Önemsememek. Pek umursamamak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

İngilizce Have a high opinion of Türkçe anlamı, Have a high opinion of eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Have a high opinion of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cherishing : El üstünde tutmak. Yaşatmak (kalbinde). Gütmek. Sevgiyle anmak. Üzerine titremek. Aziz tutmak. Sevgi ile muamele etmek. Bağrına basmak. Değerli tutmak. Şefkat göstermek.

Cherish : Üzerine titremek. Hatırasında yaşatmak. Beslemek. Kuşsütü ile beslemek. Sevgiyle anmak. El üstünde tutmak. Değerli tutmak. Gütmek. Aziz tutmak.

Make much of : Fazlasıyla üstünde durmak. Çok önem vermek. Tezahürat yaparak sevgisini belirtmek. Fazlasıyla önemsemek. Gözünde büyütmek. El üstünde tutmak. Abartmak.

Esteem : İtibar. Gözüyle bakmak. Saygınlık. Düşünmek. Saygı göstermek. Saymak. Takdir etmek. Rağbet. Saygı.

Notice : Uyarı. Dikkat. İlan. Süre (tanınan). Farketme. Mühlet. Haber. İhbarname. Eleştirmek (kitap).

Care : Umursamak. İlgilenmek. İstemek. İlgili olmak. Beğenmek. İlgi duymak. Özen. Sorumluluk. Bakım. Kaygı.

Dignify : Şeref vermek. Yüceltmek. Büyütmek. Onurlandırmak. Paye vermek.

Consider important : Mühimsemek.

Apprizes : Fiyat saptamak. Değerini yükseltmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Haber vermek. Değer biçmek. Bildirmek. Söylemek. Haberdar etmek. Bilgi vermek.

Have a high opinion of synonyms : attach importance to, cherishes, heeded, appreciates, dignifies, cares, prize, accentuates, heeds, attach importance, appreciated, appreciate, dignifying, feature, noticing, apprized, cared, esteeming, accentuate, minding, mind, give heed to, heed, heeding, care about, featuring, apprize.