Have the fidgets türkçesi Have the fidgets nedir

  • Yerine bir türlü oturamamak.
  • Sinirli bir şekilde dolaşmak ve bir şeylerle oyalanmak.
  • Yerinde duramamak.

Have the fidgets ingilizcede ne demek, Have the fidgets nerede nasıl kullanılır?

Have : Etmek. Zorunda olmak. Aldatmak. Almak. Yapmak. Bulunmak. Kabul etmek. Elde etmek. Olmak. -si olmak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Fidgets : Rahat oturamayan kimse. Huzursuzlanmak. Huzursuz etmek. Kıpırdanmak. Durmadan kımıldamak. Kurtlanmak. Rahat oturamamak. Eğilip bükülmek. Tedirgin durum. Kıpır kıpır etmek.

Have the advantage of : Avantajına sahip olmak.

Have the advantage of somebody : Avantajlı olmak. Hakkında daha çok şey bilmek. Daha iyi tanımak.

Have the advantage over someone : Üstün pozisyonda olmak. Galip gelmek. Başkasına göre avantajlı durumda olmak.

Have the cheek : Çekinmemek. Küstahlığında bulunmak.

Have the devil to pay : Kıyamet kopmak.

Have the edge on somebody : Üstün olmak.

Have the best of it : Galip gelmek. Üstün olmak.

İngilizce Have the fidgets Türkçe anlamı, Have the fidgets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have the fidgets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Diddle : Aldatmak. Sevişmek. Dolandırmak. Yutturmak. Sarsmak. Kandırmak. Kıpır kıpır olmak. Vakit öldürmek.

Have ants in the pants : Huzursuz olmak. Heyheyleri üstünde olmak. Götünde kurt olmak. Endişeden kıvranmak. Kıpır kıpır olmak. Kurtlu kaşar gibi yerinde duramamak.

Champ at the bit : İçi içine sığmamak. Sinirden dişlerini sıkmak. Fıkır fıkır kaynamak. Çok sabırsızlanmak. Huzursuz olmak. Yerinde oturamamak. Kabına sığmamak. Gemini ısırmak. İçi içini yemek.

Be unable to contain oneself for : İçi içine sığmamak.

Shuffled : Kaçırmak. Ayak diremek. Kağıtları karmak. Elden ele dolaştırmak. Kem küm etmek. Ayaklarını sürümek. Ayak sürümüş. Karman çorman etmek. Hileli. Ağız yapmak.

Diddled : Vakit öldürmek. Kıpır kıpır olmak. Kandırmak. Aldatmak. Sevişmek. Sarsmak. Yutturmak. Dolandırmak.

Diddling : Kıpır kıpır olmak. Dolandırmak. Kandırmak. Yutturmak. Vakit öldürmek.

Diddles : Dolandırmak. Sarsmak. Aldatmak. Kıpır kıpır olmak. Yutturmak. Sevişmek. Kandırmak. Vakit öldürmek.

Fidgeted : Kurtlanmak. Rahat oturamamak. Huzursuz etmek. Kıpırdanmak. Huzursuzlanmak. Kıpır kıpır etmek. Eğilip bükülmek. Durmadan kımıldamak. Rahat oturamayan kimse.

Shuffle : Karmak. Sürümek (ayaklarını). Sözü değiştirmek. Sürüklemek. Kağıtları karmak. Sürtünerek gitmek. Kıpırdanmak. Karıştırmak. Sakınmak.

Have the fidgets synonyms : climb the walls, fidget, fidgets, fidgeting, be full of beans.