Head cold türkçesi Head cold nedir

Head cold ile ilgili cümleler

English: I caught a head cold.
Turkish: Ben başımı üşüttüm.

English: I have a head cold.
Turkish: Baş nezlem var.

English: She has a bad head cold.
Turkish: O kötü şekilde kafasını üşütmüş.

Head cold ingilizcede ne demek, Head cold nerede nasıl kullanılır?

Head : Baştaki. Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Yollanmak. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Basınç yüksekliği. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Gövde. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Baş.

 

Cold : Sıkıcı. Bürudet. Üşüme. Soğuk algınlığı. Donuk. Soğuk. İngin. Soğukluk. Duygusuz. Soğuk hava.

Head ache : Baş ağrısı.

Head amp : Sadece yükselteçlerden oluşan ve çıkış sinyalinin sese dönüşebilmesi için hoparlöre ihtiyaç duyan cihaz. Kafa amfi. Kafa.

Head and shoulders : Hisse senedi piyasasında uygulanan teknik analizde kullanılan fiyatların insan omuzu gibi düz bir seyir izlerken aniden yükselip tekrar omuz hizasına düştüğünü gösteren şekil. Kat kat. Baş ve omuzlar.

Head and shoulders above : Çok daha iyi. Taş çıkaran. Çok üstün. Dört başı mamur.

İngilizce Head cold Türkçe anlamı, Head cold eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Head cold ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cold : Yapmacık. Soğuk hava. Bürudet. Soğuk. Duygusuz. Kaçınılmaz. Üşümüş. İtici. Üşüme. Soğukalgınlığı.

Low lying : Deniz seviyesinden alçak. Deniz seviyesinin altında olan. Alçak bulunan (arazi vs.).

Colds : Soğuk. Soğukluk. Soğuk algınlığı. Nevazil. Soğukkanlı. Bürudet. Nezle. Soğukalgınlığı. Üşüme.