Headnote türkçesi Headnote nedir
Headnote ingilizcede ne demek, Headnote nerede nasıl kullanılır?
Headnotes : Özet. Ana hat. Kısa özet.
Head ache : Baş ağrısı.
Head amp : Kafa amfi. Sadece yükselteçlerden oluşan ve çıkış sinyalinin sese dönüşebilmesi için hoparlöre ihtiyaç duyan cihaz. Kafa.
Head and shoulders : Hisse senedi piyasasında uygulanan teknik analizde kullanılan fiyatların insan omuzu gibi düz bir seyir izlerken aniden yükselip tekrar omuz hizasına düştüğünü gösteren şekil. Baş ve omuzlar. Kat kat.
Head and shoulders above : Çok daha iyi. Çok üstün. Dört başı mamur. Taş çıkaran.
Head cameraman : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü yönetmeni. Baş kameraman. Alıcı devinimlerinin düzenlenmesinden, görünçlüğün aydınlatılmasından, görüntülerin yönetmenin isteklerine uygun biçimde sağlanmasından, alıcı takımının denetiminden sorumlu kimse.
Head cook : Aşçıbaşı. Aşçı başı.
Head block : Ana makara. Sahnede askı halatlarının toplandığı ana makara.
Head clerk : Başkatip. Baş katip. Büro şefi.
Head brick : Baş tuğlası.
İngilizce Headnote Türkçe anlamı, Headnote eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Headnote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Baselines : Başlama çizgisi. (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Taban çizgisinde. Esas alınan çizgi. Son cümle. Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol). Taban çizgisi. Taban hizası. Referans hattı.
Rundown : Küçültme. İndirim. Kısa bilgi. Kısa gözden geçirme. Boyutunda veya faaliyetinde azalma. Birşeyin özellikle işin miktarında. Azaltma. Yıkık.
Abridgments : Tenkis. Özetleme. Kısaltma (yazılı bir eseri). Tenzil. Kısaltılmış şey. Azaltma. Yazılı bir eserin kısaltılmış şekli. Kısaltma. İndirim.
Briefer : Kısa ve öz. Kısa. Daha kısa. Özlü.
Outline : Anahatlarıyla çizmek. Bir oyunluk çalışmasının ilk aşamasını oluşturan, filmin konusunu en kısa yoldan beş altı sayfa içinde anlatan, filmin konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan metin. tamamlanmış bir filmin, çeşitli amaçlarla hazırlanmış kısa öyküsü. Krokisini yapmak. Ana hatlarıyla belirtmek. Taslak. Bir oyunun konusunu kısaca anlatan, bu konu üzerinde aydınlatıcı noktaları gösteren kısa bilgi. Bir oyunun yazılmadan önce konusunu gösteren kısa bilgi. bir oyunun konusunu en kısa yoldan anlatan, oyunun konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan yazılı bilgi. Kontur.
Abridgment : Tenkis. İndirim. Kısaltılmış şey. Yazılı bir eserin kısaltılmış şekli. Kısaltma. Kısaltma (yazılı bir eseri). Tenzil. Azaltma. Özetleme.
Key line : Bir tanımın şeklini ve konumunu gösteren ana hat.
Baseline : Esas alınan çizgi. (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Taban çizgisinde. Taban çizgisi. Sahanın sonunu gösteren hat (tenis). Başlama çizgisi. Taban hizası. Dayanak. Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol).
Abridgement : Tenzil. Kısaltma. Özetleme. Azalma.
Headnote synonyms : headnotes, apercus, abridgements, compend, trunk, apercu, capitulation, abbreviation, rundowns, breviate, abstract, brief, abstractive, base line, main line, compendia, briefest, trunk line, distribution line, trunk route.
Headnote ingilizce tanımı, definition of Headnote
Headnote kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A note at the head of a page or chapter. In law reports, an abstract of a case, showing the principles involved and the opinion of the court.

Bu kısımda Headnote kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Headnote ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Headnote anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Headnote ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.