Heirs türkçesi Heirs nedir

Heirs ile ilgili cümleler

English: A policeman asked the girls if the car was theirs.
Turkish: Bir polis, kızlara arabanın onlara ait olup olmadığını sordu.

English: The property was divided equally among the heirs.
Turkish: Servet mirasçılar arasında eşit olarak bölündü.

English: Mister Petro and his wife love my children a lot; I love theirs a lot, too.
Turkish: Bay Petro ve eşi çocuklarımı çok seviyor; ben de onunkileri çok seviyorum.

English: Isn't that theirs?
Turkish: O onlarınki değil mi?

English: Are you a friend of theirs?
Turkish: Onların bir arkadaşı mısın?

Heirs ingilizcede ne demek, Heirs nerede nasıl kullanılır?

Community of heirs : Miras ortaklığı.

The known heirs : Mirası almak için bir vasiyetnamede belirtilen uygun insanlar. Tanınan varisler. Bilinen varisler.

Heirship : Miras. Veraset. Mirasçılık. Varislik.

Heirships : Miras. Varislik. Mirasçılık. Veraset.

Determination of heirship : Veraset ilamı.

Coheirship : Müşterek mirasçılık. Bir mirasa ortak olma durumu. Müşterek mirasçı olma durumu.

A friend of theirs : Bir arkadaşları.

Only heir : Miras alan tek kişi. Yegane mirasçı. Tek mirasçı.

Coheirs : Müşterek mirasçı. Ortak varis. Ortak mirasçı.

Joint heir : Müşterek mirasçı. Birlikte mirasçı. Mirasta ortak.

 

İngilizce Heirs Türkçe anlamı, Heirs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heirs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heir apparent : Başka bir mirasçının dünyaya gelmesiyle mirasçı hakkı değişmeyen varis (hukuk terimi). Başka bir mirasçının yerini veya konumunu alması beklenen kimse. Meşru mirasçı. Veliaht. Görünürdeki mirasçı.

Haeres : Miras edinen kimse. Kalıtçı.

Inheritress : Bayan varis. Kadın varis. Bayan mirasçı. Kadın mirasçı.

Inheritors : Verese.

Coheir : Ortak. Ortak varis. Müşterek mirasçı. Ortak mirasçı.

Offspring : Ürün. Çoluk çocuk. Yavru. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler; çocuk. oğul döl. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler, oğul döl. Füru. Oğul döl. Zürriyet. Evlat.

Heir : Kendisine kalıt düşen, kalıtlanan kişi. Kendisine miras kalan şahıs. Kalıtçı.

Obtainers : Elde eden kimse. Elde eden. Sağlayan. Sağlayan kimse veya şey.

Heirs synonyms : heir at law, heir presumptive, heres, heirer, heritor, issue, devisees, progeny, heritors, devisee, successor, receiver, recipient, heiresses, beneficiary, distributee, obtainer, inheritrix, heiring, inheritor, heiress.

Heirs zıt anlamlı kelimeler, Heirs kelime anlamı

Heir apparent : Başka bir mirasçının dünyaya gelmesiyle mirasçı hakkı değişmeyen varis (hukuk terimi). Meşru mirasçı. Görünürdeki mirasçı. Veliaht. Başka bir mirasçının yerini veya konumunu alması beklenen kimse.

Heirs antonyms : heir presumptive.