Heterochromatin türkçesi Heterochromatin nedir

  • İnterfaz çekirdeğinde aşırı yoğunlaşma gösteren tekrarlanan dna dizilerinden oluşmuş kromatin. replikasyonu daha geç olur ve transkripsiyon bakımından faal değildir. bu segmentler konstitütif heterokromatin olarak adlandırılır. ayrıca farklı gelişme safhalarında yoğunlaşma gösteren ve dağılmış halde bulunanı ise fakültatif heterokromatin olarak adlandırılır. örneğin memeli dişilerindeki faal olmayan x kromozomu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yoğun kalıtiplikçiği.
  • Bir kromozomun parçası.
  • Heterokromatin.
  • Yoğun kalıt ipliği.

Heterochromatin ingilizcede ne demek, Heterochromatin nerede nasıl kullanılır?

Heterochromatinum : Heterokromatin. Çekirdekte kromatinin koyu görünen kısmı. genç hücrelerle çok çalışan sinir hücrelerinde bu madde az bulunur. transkripsiyon etkinliğinin az olduğu veya genomun etkisiz kısımlarını gösterir.

Method of heterochromatic comparison : Basamakçıklar yöntemi. İki ışığın renk farkının, ufak basamaklar yapan bir dizi ara ölçmelerle aşıldığı, değişik renkli ışık ölçme yöntemi.

Heterochromous : Çok renkli. Farklı renkleri olan. Değişik renkleri olan.

İngilizce Heterochromatin Türkçe anlamı, Heterochromatin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heterochromatin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Heterochromatin synonyms : a cells, heterochromatinum, abo blood groups system, abiotic environment, aardvark, abacus bodies, abductor muscle.