High society türkçesi High society nedir

High society ingilizcede ne demek, High society nerede nasıl kullanılır?

High : Yüksek basınçlı bölge. Necip. Yüksek yer. Zirve. Kabarmak. Pikap. Uçma. Büyük vites. Öfkelenmek.

Society : An, karınca, termit sosyeteleri gibi toplu halde ve iş bölümü yaparak yaşayan organizmalar grubu. cemiyet. Sosyal kuruluş. Yaşamlarını sürdürmek, birçok temel çıkarlarını gerçekleştirmek için işbirliği yapan, aynı toprak parçası üzerinde birlikte yaşayan ve ortak bir ekini olan insan kümesi. Dernek. Kurum. Toplum. Çevre. Dostluk. Ortaklık. İçtimai teşekkül.

High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.

High altitude : 10 bin metrenin üzeri. Yüksek irtifa. Yüksek rakım.

High altitude airplane : Yüksek irtifa uçağı.

High altitude disease : Yüksek rakım hastalığı. Yüksek irtifa hastalığı.

İngilizce High society Türkçe anlamı, High society eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak High society ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Upper circles : Toplumun elit kesimi. Üst tabaka. Üst sınıf.

The smart set : Ünlüler. Sosyal elit.

Jet set : Jetle yolculuk eden zenginler. Jet sosyete. Zengin gençlik. Eğlence arayışıyla jet uçağıyla oradan oraya uçan zengin ve sosyal açıdan önemli kişilerden oluşan grup.

 

Affluent society : Refah toplumu. Üst sınıflar. Elit tabaka. Zengin toplum.

Socialite : Sosyetik sima. Sosyetik kimse. Sosyeteden biri. Sosyetenin renkli siması.

The people of quality : Yüksek sınıftan halk.

Upper crust : Üst tabaka. Kaymak tabaka.

Leisured : Çalışmayan. Bol bol boş zamanı olan. Boş zamanı çok olan. Serbest.

High society synonyms : society woman, society man, beau monde, four hundred, socialites, society.