Society türkçesi Society nedir

  • An, karınca, termit sosyeteleri gibi toplu halde ve iş bölümü yaparak yaşayan organizmalar grubu. cemiyet.
  • Ortaklık.
  • İçtimai teşekkül.
  • Toplum.
  • Dostluk.
  • Şirket.
  • Cemiyet.
  • Arkadaşlık.
  • Çevre.
  • Sosyete.
  • Kurum.
  • Yaşamlarını sürdürmek, birçok temel çıkarlarını gerçekleştirmek için işbirliği yapan, aynı toprak parçası üzerinde birlikte yaşayan ve ortak bir ekini olan insan kümesi.
  • Halk.
  • Biyoloji, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Topluluk.
  • Sosyal kuruluş.
  • Dernek.
  • Oda.

Society ile ilgili cümleler

English: Ali is a member of a secret society of scientists.
Turkish: Ali bilim adamlarının gizli bir topluluğunun bir üyesidir.

English: Advances in science and technology and other areas of society in the last 100 years have brought to the quality of life both advantages and disadvantages.
Turkish: Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.

English: A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment.
Turkish: Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.

English: Any society not enlightened by philosophers is fooled by quacks.
Turkish: Filozoflar tarafından aydınlatılmamış bir toplum şarlatanlar tarafından aptal yerine konulurlar.

 

English: A society without religion is like a ship without a compass.
Turkish: Dinsiz bir toplum, pusulasız bir gemi gibidir.

Society ingilizcede ne demek, Society nerede nasıl kullanılır?

Society column : Sosyete sütunu. Sosyete köşesi. Bir gazetede toplumdaki ünlü kimseler hakkında haberler veren sütun.

Society for worldwide interbank financial telecommunication : Dünya bankalararası finansal iletişim topluluğu. Üyeleri iki yüzden fazla ülkedeki bankalar ve finans kurumları olan ve üyelerine ölçünleştirilmiş bir haberleşme ortamı sağlayarak finansal işlemleri ölçünlü hale getirmek ve kolaylaştırmak, maliyetleri düşürmek, işlem risklerini azaltmak, ayrıca yeni iş fırsatları ve gelir akımları yaratmak amacıyla 1973 yılında kurulan ve merkezi belçika’da bulunan bilgi ve iletişim ağı.

Society in drive to maturity stage : Olgunlaşma aşamasındaki toplum. Modern teknoloji kullanımı ve kitlesel üretim yönteminin yaygınlaştığı, ekonomide sanayi kesiminin ağırlıklı hale geldiği rostowgil büyüme aşamalarının dördüncüsü.

Society in take off stage : Kalkınmanın süreklilik göstermeye başladığı, yabancı ve yurtiçi tasarrufların harekete geçirilerek iktisadi büyümeyi hızlandırmak için üretken yatırımların yeterli bir düzeye yükseltildiği ve hızla gelişen birden fazla temel imalat sanayi dalının kurulduğu rostowgil büyüme aşamalarının üçüncüsü. Kalkışa geçme aşamasındaki toplum.

Society life : Sosyete hayatı.

Affluent society : Elit tabaka. Üst sınıflar. Refah toplumu. Yüksek sosyete. Zengin toplum.

 

A pillar of society : Bir yerin eşrafından olan biri. Topluma dayanak olan kimse. Nüfuzlu kimse.

Society motif : Toplumsal örge. Toplumsal yaşam sonunda, başka bir söyleyişle, insanın insanla, insanın hayvanla ya da insanın doğal çevreyle ilişkileri nedeniyle oluşan yasal ya da yasa dışı, kadın kız kaçırma; karşılıksız aşk; öç alma; babayla oğlu arasındaki yabansı savaş; bebeklerin şu ya da bu şekilde atılmaları; gelin yerine başka bir kızın geçirilmesi; bilinçli ya da bilinçsiz olarak kurulan cinsel ilişki; kızların erkek eğitimi görmesi gibi daha birçok biçimlerden her biri. bk. örge.

Society of men : Anaerkil toplum düzenine karşı çıkmak için bir topluluğun yetişkin erkeklerinin toplumsal ve kuttörensel amaçlarla oluşturdukları birlik. Erkekler birliği.

Society of jesus : Cizvit.

İngilizce Society Türkçe anlamı, Society eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Society ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Council : Yönetim kurulu. Meclis. Konsil. Kurul. Konsey. Asamble. Öğreti ve kilise düzeni ile ilgili sorunları çözümlemek üzere toplanan piskopos ve din bilginlerinden oluşan kurul. Kurultay. Belediye meclisi.

Cordiality : Sempatiklik. Samimiyet. Samimilik. İçtenlik. Cana yakınlık.

General : Tarikat lideri. Yaygın. Şef. Umum. Yalpı. Ordu komutanı. Paşa. Genel mahiyette. Genel ilkeler. Orgeneral.

Amicabilities : Nezaket. Dostanelik. Cana yakınlık.

Corporation : Hukuk, tarih alanlarında kullanılır. Şişko göbek. Uğraşları bir olan kimselerin, bir pirin yönetimi altında oluşturdukları özel dernek. Belediye yetkilileri. Tüzel kişi. Lonca. Şiş göbek. Birlik.

Bunds : Toprak set çekmek. Toprak set. Sarmalama. Bent. Set. Rıhtım.

Guilds : Esnaf loncası. Esnaf. Lonca. Loncalar. Birlik.

Coll : Akademi. Yüksekokul. Üniversite. Kolej. Kurul. Okul. Heyet. Enstitü. Kucaklaşmak.

Circles : Çark etmek. Kuşatmak. Edvar. Dönmek. Etrafını dolaşmak. Çevrelemek.

Commonalties : Sıradan halk. Vatandaşlar. Sıradan insanlar. Avam. Ayaktakımı. Birlik. Dernek üyesi.

Society synonyms : boat club, rowing club, bookclub, investors club, social organisation, socio economic class, hunt club, racket club, cooperations, people, commonalities, companies, the people of quality, colony, attachment, club member, companionship, fellowships, companying, chess club, cohorts, assembly, connexion, establishments, collectivism, humans, commons, college, sector, open society, civilisation, airs, cell.

Society ingilizce tanımı, definition of Society

Society kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The relationship of men to one another when associated in any way. Company. Companionship. Fellowship.