Guilds türkçesi Guilds nedir

Guilds ile ilgili cümleler

English: Guilds were an important part of society in the Middle Ages.
Turkish: Loncalar orta çağda toplumun önemli bir parçasıydı.

Guilds ingilizcede ne demek, Guilds nerede nasıl kullanılır?

Guild socialism : Sanayide mülkiyetin devlet elinde, yönetimin ise işçi loncaları veya sendikalarında olması görüşüne dayanan ve fabian sosyalistlerince 1920’lerde geliştirilip benimsenen bir tür ingiliz sendikalizmi ve sosyalist akım. Lonca sosyalizmi.

Mark of guild : Eskiden, loncalarda yapılan mallar üzerine vurulan damga. Lonca damgası.

Master of the guild : Lonca ustası. Loncanın başkanı.

Guild : Lonca. Dernek. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Esnaf loncası. Uğraşları bir olan kimselerin, bir pirin yönetimi altında oluşturdukları özel dernek. Herhangi bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek. krş. ahilik.

Guilder : Florin. Hollanda, surinam ve hollanda antilleri'nin resmi para birimi olup, 2002 yılında hollanda’da dolaşımdan kaldırılmış, surinam ve hollanda antilleri’nde dolaşımdaki para. Gulden. Felemenk parası. Hollanda parası.

Guildhall : Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Belediye binası. Esnaf birliği binası.

The guildhall : Belediye binası. Londra belediye dairesi. Vermont eyaletinde yerleşim yeri.

 

Guileless : Samimi. Hilesiz. Saf. Art niyetsiz. Sadedil. Riyasız. Doğru. Dürüst.

Guiler : Graphical user interface.

Guilelessly : Dürüst bir şekilde. Masum bir şekilde. Dürüstçe. Saf bir şekilde. Samimiyetle.

İngilizce Guilds Türkçe anlamı, Guilds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guilds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Club : Coplamak. Ortakça yatırmak. Sopa. Katılmak. Lobut. Çomak. Ortak olmak. Sopa ile dövmek. Sinek (iskambil).

Helm : Lider. Baş. Gemilerin idare edildiği mekanizma. İdare. Baskısız. Dümen. Kontrol. Miğfer. Yönetim. Yönetici.

Dock : Gemi havuzu. Dok. Kısaltmak. Kısaltmak (kuyruğunu). Havuza çekmek. Kuyruğunu kısaltmak. Kesmek. Uzayda kenetlenmek. Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme, bindirme veya yükleme, boşaltma yapabileceği yer. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer.

Frame : Çerçeveli sürükleme ağlarında ağların donandığı demir çubuk. (çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak. Vücut biçimi. Komplo kurmak. Belirtmek. Düzenlemek. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. Sınırla çevrelemek. Kurmak. Beden.

Canalise : Bir yöne akıtmak. Yöneltmek. Kanalize olmak. Kanal haline getirmek. Derinleştirmek. Kanalize etmek. Bir başka kanala yönlendirmek (ayrıca canalize). (bir yöne) kanalize etmek. Kanal açmak. Kanal yapmak.

Control : Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Hakim olmak. Kumada etmek. İdare etmek. Güdüm. Kontrol. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Kontrolü sağlamak. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü.

 

Create : Meydana koymak. Düşmek. Meydana getirmek. Yapmak. Yaratmak. Oluşturmak. Peyda etmek. İcra-i sanat etmek. Neden olmak. Atamak.

Command : Tepeden görmek. Buyruk. Hakimiyet. Yönetmek. Emir vermek. Komuta etmek. Emretmek. Kumanda etmek. Buyurmak. Komuta.

Fraternity : Erkek üniversite öğrencilerine ait birlik. Üniversite erkek öğrenci birliği. Birlik ve beraberlik. Kardeşlik. Kardeşlik derneği. Cemiyet.

Groin : Set. Taş seti. Kemer pervazı. İki kemerin birleştiği nokta. Kıyı koruyucu şedde. Nedenlerin açıklaması. Mahmuz. Nakit. Kasık. İki kemerin birleştiği kenar.

Guilds synonyms : craft, body, collaborations, artificer, frame up, wattle, alliances, shopkeeper, brother, anschluss, revet, fellowship, association, collegium, handicraftsman, rebuild, retailer, conn, corporations, coll, park, corner, colleges, starboard, maneuver, dry wall, alliance, customise, canalize, mongers, craftsmen, brothering, erect.

Guilds zıt anlamlı kelimeler, Guilds kelime anlamı

Undock : (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Havuzdan çıkarmak. Yatağından çıkarmak. Çıkar. Gemiyi havuzdan çıkarmak.

Level : Seviye. Yıkmak. Yatay. Makul. Ölçülü. Yerle bir etmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Düzeçlemek. Akılcı. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç.