Hit upon türkçesi Hit upon nedir

  • İsabet etmek.
  • Rastgele bulmak.

Hit upon ile ilgili cümleler

English: I hit upon a good idea then.
Turkish: O zaman güzel bir fikir aklıma geldi.

English: While we were discussing the problem, I hit upon a good idea.
Turkish: Biz sorunu tartışırken, iyi bir fikir buldum.

English: I hit upon a good idea.
Turkish: İyi bir fikir buldum.

English: He finally hit upon a solution to his problem.
Turkish: Sonunda kendi sorununa bir çözüm buldu.

English: He has hit upon a good idea.
Turkish: Aklına iyi bir fikir geldi.

Hit upon ingilizcede ne demek, Hit upon nerede nasıl kullanılır?

Hit : Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Bulmak. Sarsmak. Varmak. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. Sayı. Dürtüş. Olmak. Vuruş. Vurulmak.

Upon : Göre. İle. Üzerinde. Üstünde. Üzerine.

Hit a snag : Çıkmaza girmek.

Hit and miss : Rasgele. Sidik. Çiş. Gelişigüzel. Şansa. Kesin olmayan.

 

Hit and miss transform : Iskala yakala dönüşümü.

Hit and run : Sürücünün bir yayaya veya başka bir araca çarptıktan sonra sorumluluktan kaçınmak için olay yerinden kaçtığı bir araba kazası yaşama. Çarpıp kaçan. Çarpıp kaçan (şoför). Anında ve hızlı etki amacıyla planlanmış olan. Vur-kaç. Çarpıp kaçma kazasına uğrama.

Hit below the belt : Kahpelik etmek. Yumuşak karnına vurmak. Aniden saldırmak. Belden aşağı vurmak. Kalleşlik etmek. Bel altı vurmak. Kemerden aşağı usulsüz olarak vurmak. Haksızlık etmek.

İngilizce Hit upon Türkçe anlamı, Hit upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hit upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stumble across : Rastlamak. İle karşılaşmak. Tesadüfen bulmak.

Hit the mark : Turnayı gözünden vurmak. Hedefi vurmak. Büyük ikramiye kazanmak. Başarmak. Rast gelmek. İsabet ettirmek. Tahmini doğru olmak.

Fall to : Kendiliğinden kapanmak. -e koyulmak. Başlamak. Girişmek. Yemeğe başlamak. Yemeye başlamak. Göğüs göğüse savaşmak. Görev düşmek. Saldırmak.

Hits : Üzmek. İsabet ettirmek. Sarsmak. Vuruşlar. Rastgelmek. Ulaşmak. Vurmak. Bulmak. Olmak.

Stumble upon : Rastlamak. Tesadüfen bulmak.

Stumble on : Ayağı takılmak. Rastlamak. Tesadüfen bulmak. Ayağı sürçmek.

Hit : Üzmek. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. Çarpma. Futbol, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dürtüş. Yumruk atmak. Varmak. Olmak. Bulmak. Başarılı film.