Hoduldamak nedir, Hoduldamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Öfkeyle söylenmek.

Hoduldamak anlamı, kısaca tanımı

Hodu : Üzüm ezmeye yarayan tahta tekne. Hatır gönül dinlemeden konuşan, tok sözlü kişi. İçindeki palamutlu suda deri kaynatılan ağaç sandık. (Yalvaç Isparta)

Hodul : Kendini beğenmiş, kibirli. Her işe burnunu sokan adam. Kabadayı kişi. Anlayışsız kişi. Hatır gönül dinlemeden konuşan, tok sözlü kişi. Kötü ruhlu kişi. Tembel. Az konuşup, az gülen kişi. Çekingen kişi. 10.. Aksi huylu kişi. 1. Her işe eli yatkın kişi. 1. Zorba. Kapaklı leğende sıcak kül altında pişirilen ekmek. Çalı çırpı: Git bahçeden bir yük hodul al. Dikenli orman. Biçimsiz, fena. Biçimşiz, çirkin. Kendi ayıplarını başkasına mal eden, karacı. Ağır kanlı. Kibirli, kendini beğenmiş kimse. İtibarlı. Balıkesir ilinde, Sarıköy bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Söylenmek : Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.

Söylenme : Söylenmek işi.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

 

Öfke : Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

Diğer dillerde Hodkinhastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Hodkinhastalığı ne demek ? : hodgkin’s disease