Hogs türkçesi Hogs nedir

Hogs ile ilgili cümleler

English: When I was little, my grandmother would put out a small bowl of milk specifically for hedgehogs.
Turkish: Ben küçükken, anneannem özellikle kirpi için küçük bir kase süt koyardı.

English: Hedgehogs are cute.
Turkish: Kirpiler sevimlidir.

English: You promised that there would be plenty of hedgehogs in the village!
Turkish: Köyde bol miktarda kirpi olacağına söz verdin!

English: She says that she's never seen hedgehogs with ears.
Turkish: O, kulakları olan kirpileri asla görmediğini söylüyor.

Hogs ingilizcede ne demek, Hogs nerede nasıl kullanılır?

Hogshead : Fıçı. Büyük fıçı. Büyük sıvı ölçüsü. Redrying makinasından çıkan tütünlerin 1-2 sene bekletilmek üzere konulduğu 200-400 kg'lık tahta fıçılar. 238.5 litrelik sıvı ölçüsü (abd'de 63 galona eşit).

Hogsheads : Büyük fıçı. 238.5 litrelik sıvı ölçüsü (abd'de 63 galona eşit). Redrying makinasından çıkan tütünlerin 1-2 sene bekletilmek üzere konulduğu 200-400 kg'lık tahta fıçılar. Fıçı. Büyük sıvı ölçüsü.

Hogskin : Domuz derisi.

Hedgehogs : Kabuğu dikenli meyve. Kirpi. Dikenli kabuk. Kirpigiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımından, sırtları dikenli, bazıları tehlike halinde kıvrılarak kendini koruyan, etçil ve otçul türleri olan bir familya.

 

Sandhogs : Yeraltında çalışan kimse. Kumda çalışan işçi. Kumda çalışan veya kumu kazan kimse.

Hog cholera : Oldukça bulaşıcı virüslü bir domuz hastalığı. Domuz vebası. Hog kolera. Domuz kolerası. Domuzların çok bulaşıcı, akut ve yüksek ölüm oranıyla seyreden, ateş, bitkinlik, ishal, iştahsızlık, bağırsak ülseri, deride ve böbreklerde peteşi, ekimoz ve damar trombozlarıyla belirgin akut viral hastalığı, domuz humması, domuz vebası.

Hog fishes : İskorpitgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, üstleri ktenoyit pullarla kaplı, sırt yüzgeçleri zehirli bezlere bağlı kuvvetli dikenlerle donanmış, insana batınca önemli yaralar açan türlere sahip bir familya.

Hog flue : Domuz gribi. Domuz nezlesi.

Hog fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, iskorpitgiller (scorpaenidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, atlantik okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir tür. Lipsoz.

Warthogs : Düğmeli afrika domuzu. Afrika domuzu. Yabani domuz. Afrikadomuzu. Büyük dişleri ve yüzünde etli parça bulunan afrika orijinli bir yabani domuz türü.

İngilizce Hogs Türkçe anlamı, Hogs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Planers : Planya. Planyacı. Rende. Rendeleyici. Planya makinesi. Planya tezgahı.

Porker : Yağ tulumu. Şişko. Genç domuz.

Cormorants : Yırtıcı. Boğazlı. Karabatak. Tepeli karabatak.

 

Gormand : Boğazına düşkün. Açgözlü. Aşırı derecede yeme ve içme eğilimi olan.

Boars : Yaban domuzu. Erkek domuz.

Pigheaded : Dik kafalı. İnatçı. Domuz gibi. Dik başlı. Ters.

Edacious : Açgözlü. Yemekle ilgili.

Gourmand : Pisboğaz. Boğazlı. Çok yiyen. Doymayan kimse. Obur kimse. Açgözlü. Gurme. Boğazına düşkün. Boğazına düşkün kimse.

Wild boar : Yaban domuzu. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, domuzgiller (suidae) familyasından, 150 cm kadar uzunlukta, 25 cm kadar kuyruğu olan, kuvvetli vücutlu ve kısa bacaklı, tüyleri kül rengi, köpek dişleri dışa doğru uzamış, evcil domuzun atası olarak kabul edilen, avrupa, kuzey afrika ve batı asya'da ormanlık ve bataklık yerlerde toplu halde yaşayan bir tür.

Hogs synonyms : japanese hop, common hops, common hop, european hop, humulus japonicus, genus humulus, american hop, humulus, humulus americanus, hogg, grunters, swines, gormands, hop, planer, hog, lamb, pig, swine, cormorant, boar, gluttonous, pigged, porkers, gourmet, pork, grunter, bine, gargantuan, hogget, gluttons, esurient, glutton.