Boğazlı nedir, Boğazlı ne demek

Boğazlı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Boğazı olan.
  • Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı

"Boğazlı" ile ilgili cümleler

  • "Boğazlı testi."
  • "Mustafa da boğazlı adam. Can boğazdan gelir, diyor, yiyor." - M. Ş. Esendal

Yerel Türkçe anlamı:

Obur, pisboğaz.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Rize ili, Pazar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Erzincan ili, Otlukbeli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehrinde, Arapgir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Boğazlı tanımı, anlamı:

Boğaz : İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. İki kara arasındaki dar deniz. Yedirip içirme yükümü, iaşe. Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse.

Boğa : Damızlık erkek sığır. Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir.

Boğazlıyan : Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.

Yemek : Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Isırmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Başkasının parasını harcamak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Birine alacağını vermemek, ödememek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Kandırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Günün belli saatlerinde yenilen besin.

 

İştah : Cinsel istek veya arzu. Yemek yeme isteği.

Boğazlıh : Çoban köpeğinin boynuna takılan mahmuzlu demir halka.

Boğazlık : Kimi çifteker parçalarının üzerine geçirilen, yuvarlak metal tasma.

Diğer dillerde Boğazlı anlamı nedir?

İngilizce'de Boğazlı ne demek? : adj. gormand, gourmand, gluttonous, tending to eat and drink to excess

n. cormorant, free liver

n. Bosphorus, strait which separates the Asian and European parts of Turkey, strait which connects the Black Sea to the Marmara Sea

Fransızca'da Boğazlı : mangeur/euse [le][la]