Cormorant türkçesi Cormorant nedir

  • Obur.
  • Karabatak.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, kürek ayaklılar (pelecaniformes) takımının, karabatakgiller (phalacrocoracidae) familyasından, avrupa, asya, afrika, avustralya ve kuzey amerika'nın deniz, ırmak, göl kenarlarında toplu halde yaşayan, 36 cm kadar boyda, bütün tüyleri kara olan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Boğazlı.
  • Tepeli karabatak.
  • Yırtıcı.

Cormorant ile ilgili cümleler

English: That cormorant lost the ability to fly.
Turkish: O karabatak uçma yeteneğini kaybetmiş.

Cormorant ingilizcede ne demek, Cormorant nerede nasıl kullanılır?

Pygmy cormorant : Küçük karabatak. Cüce karabatak. Kuşlar (aves) sınıfının, kürek ayaklılar (pelecaniformes) takımının, karabatakgiller (phalacrocoracidae) familyasından, 48 cm kadar uzunlukta, türkiye'nin pek çok bölgesinde görülen, bitki örtüsü bol, göl, nehir ve bataklık kenarlarında yaşayan, çalılıklar üzerinde ya da bataklıklarda düzgün olmayan yuvalar yapan, yerli bir tür. cüce karabatak.

Cormorants : Karabatak. Yırtıcı. Tepeli karabatak. Boğazlı. Obur.

Cormorants and shags : Karabatakgiller. Kuşlar (aves) sınıfının, kürek ayaklılar (pelecaniformes) takımından, gagaları sivri ve çengel uçlu türleri olan bir familya. karabatak (phalacrocorax carbo), küçük karabatak (p.pygmeus), tepeli karabatak (p.aristotelis) türleri iyi bilinir.

 

Cormophyta : Kormofita. Kormuslu bitkiler.

İngilizce Cormorant Türkçe anlamı, Cormorant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cormorant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glutton : Hevesli kimse. Açgözlü. Porsuk. Doymayan kimse.

Gluttons : Doymayan kimse. Açgözlü. Porsuk. Hevesli kimse.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Bloodthirsty : Şiddet yanlısı. Kana susamış. Canavar ruhlu. Hunhar. Kan dökmeye hevesli.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Gourmets : Lezzetsever. Boğazına düşkün. Ağzının tadını bilen kimse. Şaraptan anlayan kimse. İyi yiyecek ve içecekten anlayan kişi. Lezzetli ve kaliteli (yemek). Yemek ve içkinin iyisinden anlayan kimse. Damağına düşkün. Ağzının tadını bilen. Damak tadı sahibi.

 

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Bloodthirstier : Kan dökmeye hevesli. Hunhar. Şiddet yanlısı. Kana susamış. Canavar ruhlu.

Cormorant synonyms : phalacrocorax carbo, phalacrocorax, genus phalacrocorax, pelecaniform seabird, a site, edacious, acacia, abambulacral area, predaceous, cormorants, predacious, norie, gourmands, gormands, abacus bodies, raptorial, shags, bloodthirstiest, fiercest, shag, abductor muscle, throated, gourmand, lupine, abramis zone, rapacious, polo neck, gourmet, esurient, gormandizer, gluttonous, aardvark, gormand.

Cormorant ingilizce tanımı, definition of Cormorant

Cormorant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The shag. Cormorants devour fish voraciously, and have become the emblem of gluttony. They are generally black, and hence are called sea ravens, and coalgeese. Any species of Phalacrocorax, a genus of sea birds having a sac under the beak.