Boars türkçesi Boars nedir

Boars ingilizcede ne demek, Boars nerede nasıl kullanılır?

Boar hunt : Domuz avı.

Wild boar : Yabandomuzu. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, domuzgiller (suidae) familyasından, 150 cm kadar uzunlukta, 25 cm kadar kuyruğu olan, kuvvetli vücutlu ve kısa bacaklı, tüyleri kül rengi, köpek dişleri dışa doğru uzamış, evcil domuzun atası olarak kabul edilen, avrupa, kuzey afrika ve batı asya'da ormanlık ve bataklık yerlerde toplu halde yaşayan bir tür. Yaban domuzu.

Boar : Yabandomuzu. Yetiştiricilik için hazır olan veya kullanılan dişi domuz. Erkek domuz. Dişi domuz. Domuz. Yaban domuzu.

Board : Kart. İlan tahtası. Pano. Kara tahta. Binmek. Yiyecek sağlamak. Tahta. Tahta döşemek. Pansiyoner olmak. Sofra.

Board and lodging : Yiyecek ve barınma. Yiyecek ve yatacak. İaşe ve ibate. Yatacak yer ve yiyecek (evinden uzakta çalışan bir kimseye aylığına ilaveten yapılan ödeme, bir otel tarafından sunulan hizmet). Pansiyon.

Board level : Üst yönetim düzeyi.

Board member : Kurul üyesi. Yönetim kurulu üyesi.

Board measure : Kereste ölçüsü.

Board minutes : Yönetim kurulu tutanağı.

Board foot : Kereste ölçü birimi.

İngilizce Boars Türkçe anlamı, Boars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Skid : Savrulmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaydırmak. Her köşesinde lastik bir tekerlek bulunan, alıcıların üç ayağı, köşelerine yerleştirilince hem sallantısız hem de devinimli bir araç biçimi alan üçgen. Patinaj yaptırmak. Yana kaymak. Kaymak (araba). Takoz koymak. Kaymak. Patinaj yapmak.

Get into : Giyinmek. Giymek. Bir olaya karışmak. Uyum sağlamak. Girmek. -e sokmak. Varmak. (giysi) giymek. İçeri girmek. Tanışmak.

Get on : Anlaşmak. Ayrılıp gitmek. Binmek (otobüs veya tren veya uçağa). İlerlemek. Giymek. Geçinmek. Yaşlanmak. Otobüse binmek. Kötü gitmemek. Bindirmek.

Wale : Dayak beresi. Kumaştaki kabarık çizgi. Kuşak. Kırbaç izi. Çizgi. Kenar. Pervaz. Kamçı izi. İz. Refah.

Ship : Kürekleri içeri almak. Bir şeyi bir nakliyat aracıyla göndermek. Gemiye bindirmek. Su almak (gemi). Nakliye yapmak. Göndermek. Nakletmek. Tayfa olarak almak. Tayfa olmak. Mal yüklemek (gemiye).

Boar : Dişi domuz. Yetiştiricilik için hazır olan veya kullanılan dişi domuz.

Hogs : Freze tezgahı. Açgözlü tip. Obur. Bencil kimse.

Go into : Girmek (bir mesleğe). İncelemek. Tutulmak. Araştırmak. Girmek. Atılmak. İlgilenmek. Girmek (açıklamaya). Varmak. Girişmek.

Catch : Tutulan. Topu tutma. Maruz kalmak. Cezbetmek. Anlamak. Çarpmak. Basmak. Edinmek (alışkanlık). Geçmek. Aldatmaca.

Boars synonyms : matchboard, grunters, lumber, swine, go in, wild boar, get in, porcine, plank, move into, timber, porker, javelina, come in, grunter, knothole, swines, pork, embark, hardboard, pig, pigged, enter, porkers, pigheaded, strake, entrain, hog, knot, chipboard, deal.

 

Boars zıt anlamlı kelimeler, Boars kelime anlamı

Disembark : Karaya ayak basmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Gemiden karaya çıkmak. Karaya çıkmak. Karaya çıkarmak. Varmak. (gemiden) karaya çıkmak. Bir ulaştırma aracından inmek. Fiyatı veya değeri düşmek. Gitmek.

Exit : Vefat. Çıkıp gitmek. Ölmek. Çıkış. Çıkış yeri. Sahneden çıkmak. Gitmek. Çıkmak. Gidiş.

Get off : Yırtmak. -den inmek. Yollamak. Arabadan inmek. Çıkmak. İnmek. İnmek (otobüs veya tren veya uçaktan). Ayrılmak. Paçayı kurtarmak. Çıkarmak.

Boars antonyms : starve, live out.