Board member türkçesi Board member nedir

  • Kurul üyesi.
  • Yönetim kurulu üyesi.

Board member ile ilgili cümleler

English: Some board members questioned his ability to run the corporation.
Turkish: Bazı yönetim kurulu üyeleri onun şirketi işletme yeteneğini sorguladı.

Board member ingilizcede ne demek, Board member nerede nasıl kullanılır?

Board : Kart. Sofra. Tahta. Gemiye binmek. Yiyecek içecek. Sörf. Pansiyoner olmak. Tabela. Pano. İlan tahtası.

Member : Kılgan. Taraf (denklem). Öğe. Aza. Ört.penis. Organ. Uzuv. Üye. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır.

Administrative board member : Yönetim kurulu üyesi.

Board and lodging : Pansiyon. Yiyecek ve barınma. Yiyecek ve yatacak. İaşe ve ibate. Yatacak yer ve yiyecek (evinden uzakta çalışan bir kimseye aylığına ilaveten yapılan ödeme, bir otel tarafından sunulan hizmet).

Board captain : Oyun yorumuna uygun olarak güzelduyusal ve işlevsel açıdan ışıkları tasarlayan, gerçekleştiren ve denetleyen baş uzman. anl. elektrikçi. Işıklama baş uzmanı.

Board foot : Kereste ölçü birimi.

İngilizce Board member Türkçe anlamı, Board member eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Board member ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Council members : Konsey üyesi. Meclis üyesi. Belediye meclisi üyesi.

Councillor : Komisyon üyesi. Konsey üyesi. İhtiyar heyeti üyesi. Belediye meclisi üyesi. Meclis üyesi. Müşavir. Encümen üyesi.

Director : Bir kuruluşu yöneten ve bu işlemler nedeniyle üzerine sorumluluk alan kişi. Yönetici. Sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Çiftucayın önüne yerleştirilen bir ya da daha çok sayıdaki iletken çubuk. Müdür. Bir oyunu, gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde, doğru, inandırıcı ve sanatsal bir biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı. Direktör. Bir oyunun dengeli ve disiplinli bir yolda doğru ve güzel bir biçime sokulması için gereken çalışmaları hazırlayan ve yöneten sanatçı. bir oyunun sahneden seyirciye sunulabilmesi için oyun yazarı, oyuncular, dekor sanatçısı, ışıklama uzmanı ve öteki uzmanlar ile işbirliği yaparak bu çalışmaları bağdaştıran, yöneten, oyuncuları belli bir anlayışta birleştiren sanatçı. (sahneye koyucu). Bireycil ya da kümecil oyun yordamında oyunun gidişini yöneterek edimcilere üstlenceler veren ve eylem içinde beliren açık ya da simgesel anlatımları yorumlayan, gözlem ve çözümlemelerde bulunan katılımcı gözlemci. Yönetmen.

Directors : Yönetici. Müdürler. Yöneticiler. Koro şefi. Direktör. Orkestra şefi. İdareci. Müdür. Yönetmen.

Council member : Belediye meclisi üyesi. Konsey üyesi. Meclis üyesi.

 

Councillors : Komisyon üyesi. Konsey üyesi. Belediye meclisi üyesi. İhtiyar heyeti üyesi. Encümen üyesi. Meclis üyesi. Müşavir.

Councilors : İhtiyar heyeti üyesi. Komisyon üyesi. Belediye meclisi üyesi. Müsteşar. Meclis üyesi. Encümen üyesi. Konsey üyesi.

Board member synonyms : member of the board, administrative board member, corporate director, councilor, committee member, boardmen.