Skid türkçesi Skid nedir

  • Kaydırmak.
  • Her köşesinde lastik bir tekerlek bulunan, alıcıların üç ayağı, köşelerine yerleştirilince hem sallantısız hem de devinimli bir araç biçimi alan üçgen.
  • Tekerlekli üçgen.
  • Takoz koymak.
  • Kaymak (araba).
  • Patinaj yapmak.
  • Yana kaymak.
  • Sağlama almak.
  • Patinaj yaptırmak.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Kaymak.
  • Kızaklamak.
  • Savrulmak.

Skid ile ilgili cümleler

English: The patrol car skidded to a stop.
Turkish: Devriye arabası kayarak durdu.

English: The speeding vehicle skidded and crashed head-on into the rear-end of a truck before the driver could say Jack Robinson.
Turkish: Hız aracı Jack Robinson diyemeden önce kaydı ve bir kamyonun arkasına direkt çarptı.

English: It was frightful when my car skidded on the ice.
Turkish: Arabam buz üzerinde savrulduğunda, korkunçtu.

English: The police car skidded to a stop.
Turkish: Polis arabası kayarak durdu.

Skid ingilizcede ne demek, Skid nerede nasıl kullanılır?

Skid chain : Kar zinciri. Patinaj zinciri. Tekerlek zinciri.

Skid lid : Motorcu kaskı. Motor kaskı. Motosiklet kaskı.

Skid mark : Patinaj izi. Eğleç izi. İç çamaşırındaki leke. Fren izi. Kızak izi. Kayma izi.

Skid resistance : Kayma direnci. Patinaj direnci.

Skid row : Fakir mühit. Varoş. Şehrin batak bölgesi. Fakirliğe yüztutmuş bölge (argo terim).

 

Skidder : Kaydırıcı. Skider. Kızak. İtici.

Go into a skid : Araba kaymaya başlamak.

Skidders : Skider. Kaydırıcı. İtici. Kızak.

Skidding : Sağlama almak. Yana kaymak. Takoz koymak. Savrulma. Patinaj. Patinaj yapmak. Savrulmak. Kayma.

Anti skid brake system : Durdurma sırasında tekerleklerin kilitlenmesini ve bunun yardımıyla kaymasını önleyen yardımcı düzenek dizgesi. Kilitlemesiz durduraç dizgesi.

İngilizce Skid Türkçe anlamı, Skid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sideslips : Yana savrulmak. Yanla ve aşağıya doğru hareket etmek (bir uçakla alakalı). Yana kayma. Yana kaçmak.

Curdler : Teleme. Lor. Kesmik. Pıhtı. Kesilmiş süt.

Glissade : Dansta yana kayma. Genellikle sıçrama ve atlamalardan önce beşinci duruşla başlar. bir ayak açık olarak kaydırılır ve geriye alınır; sonra öteki ayak kapalı olarak kaydırılır. dirsekler hafifçe bükük, yarı parmak ucu ile hafifçe yükselinir. (dağdan vb) aşağıya kayma. Kayma. Adım kaydırma.

Battened : Sağlamlaştırmak. Semirmek. Şişmanlamak. Tıkınmak. Sırtından geçinmek. Tirizlerle.

Change into : Dönmek. -e dönüştürmek. -e dönüşmek.

Batten : Tiriz. Üst lamba dizisi. Sağlamlaştırmak. Semirmek. Tirizlerle sağlamlaştırmak. Uzun tahta. Sahne yukarısından makaralarla indirilip çıkartılabilen genellikle iki parmak çapında çelik çubuk. bk. askı. Tirizlerle donatmak veya sağlamlaştırmak.

Slide : Kötü yola düşmek. Lam. Savuşmak. Heyelan. Toprak kayması. Saydam resim. Sürgü. Sessizce geçmek. Kaydırak.

 

Glide away : Süzülmek.

Scotch : İncitmek. Engellemek. Sonlandırmak. Hafifçe yaralamak. Yaralamak. Bozmak. Son vermek. Bitirmek. Engel olmak.

Creep : Toprak kayması. Sığınak. Yer kayması. Sarılarak büyümek. Sevilmeyen kimse. Emekleme. Yayılma. Sünmek. Yuva.

Skid synonyms : glide, slew, dashes, scotched, dislocate, aquaplane, flourish, curding, ensured, ensure, entrenching, insures, skates, scotching, flow away, assure, curd, slip, insure, be dispersed, cremes, skidded, curdlers, get up, cream, be scattered, entrench, flourishes, skids, flew, slides, slue, be driven away.

Skid zıt anlamlı kelimeler, Skid kelime anlamı

Lower : Aşağılamak. Eksilmek. Eder indirimi. Alt. Kırmak (gurur). Küçültmek. Küçük düşürmek. Karartmak. Alçaltmak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim.

Skid ingilizce tanımı, definition of Skid

Skid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A drag. A runner (one or two) under some flying machines, used for landing. To protect or support with a skid or skids. To haul (logs) to a skid and load on a skidway. A skidpan. A shoe or clog, as of iron, attached to a chain, and placed under the wheel of a wagon to prevent its turning when descending a steep hill. Also, to cause to move on skids. To slide without rotating. Said of a wheel held from turning while the vehicle moves onward. Also, by extension, a hook attached to a chain, and used for the same purpose.