Hoists türkçesi Hoists nedir

Hoists ingilizcede ne demek, Hoists nerede nasıl kullanılır?

Hoist frame : Şövalman. Kuyu kulesi.

Be hoist with : Kendi kazdığı kuyuya düşmek.

Air hoist : Hava basınçlı vinç. Pnömatik vinç.

Ash hoist : Kül vinci.

Chain hoist : Cereskal. Zincirli kaldırma cihazı. Kaldırma zinciri. Palanga. Yük kaldırma makarası. Zincirli vinç. Zincirli yükseltici. Caraskal zinciri. Ceraskal.

Hoisted : Kaldıraç. Aşırmak. Yük asansörü. Yukarı kaldırmak. Yukarı çekme. Yukarı çekmek. Çekmek (bayrak). (bayrak) çekmek. Yükseğe kaldırmak. Kaldırmak.

Mine hoist : Ocak kaldırgası. Ocak vinci.

Hoisting sheave : Çıkarma makarası. Halat makarası. Molet.

Hoisting drum : Kaldırıcı tambur. Halat tamburu. Sarmaç. Kaldırma tamburu.

Mobile hoist : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcıyla birlikte birkaç kişiyi de kaldıran ve çok çeşitli, çapraşık devinimleri gerçekleştirebilen en büyük işlik vinci. Yürür köprü.

İngilizce Hoists Türkçe anlamı, Hoists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rears : Art. Yükseltmek. Yetiştirmek. Yükselmek. İnşa etmek. Şahlanmak. Dikmek. Arka.

Cabbage : Yürütmek. Lahana. Beyaz lahana. Ruh. Kelem. Turpgiller (cruciferae) familyasından, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, yaprakları sebze olarak kullanılan otsu bitkiler. başlı lahana (brassica oleracea var. oleracea), kara lahana (b.oleracea var. acephala), brüksel lahanası (b.oleraceae var. gemmifera), karnabahar (b.oleracea var. botrytis), alabaş (brassica oleracea var. gongylodes) en çok kültürü yapılan çeşitleridir. Başlahana.

Copped : Enselemek. Yumak. Tutuklama. Aynasız. Polis. Yakalamak. Masura. Polis memuru.

Pull up : Kökünden sökmek (bitkiyi). Yolmak. Durumunu düzeltmek. Sağa çekmek. Çekmek (bandıra). Azarlamak. (giysinin kollarını) sıvamak. Sökmek. Durdurmak. Arabanın yolda durması.

Cabbaging : Başlahana. Beyaz lahana. Yürütmek. Lahana beyaz. Kelem. Lahana.

Cop : Masura. Aynasız. Sakçı. Polis. Polis memuru. Konik iplik yumağı. Enselemek. Yakalamak. Tutuklama.

Arouses : Ayaklandırmak. Hayat bulmak. Harekete geçirmek. Uyuyan devi uyandırmak. Uyandırmak. Uyanmak. Canlandırmak. Canlanmak.

Chimed : Saat çalmak. Vurmak (saat başlarını). Uymak. Çan çalmak. Ahenkle çalmak. Ahenk. Çalmak (çan). Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan).

Lift : Yükselmek. Asansör. Yükseltmek. Germek. Çıkmak. Kalkmak. İner-çıkar. Topraktan çıkarmak.

Hoists synonyms : freight lift, bear off, bear, abstracts, hoisting, crankshaft, bestir, copping, arouse, hoisted, crowbar, crib, upheld, handspike, heaver, chore, hostess, abolish, run up, crankshafts, annul, wet, filched, bestirred, upholding, bag, reared, dampish, adopts, rearing, abstract, border on, annuller.

 

Hoists zıt anlamlı kelimeler, Hoists kelime anlamı

Juvenile : Gençliğe ait. Yavru. Olgunlaşmamış. Çocuksu. Gençlere özgü. Delikanlı. Genç. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol.

Dry : Kart. Yavan. Susamış. Kakırdamak. Sıkıcı. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Sütü kesilmek. Kurutmak. İçki karşıtı.