Holer türkçesi Holer nedir

  • Delik açıcı.
  • Delik açan.
  • Delikçi.

Holer ile ilgili cümleler

English: Cholera is uncommon in Japan.
Turkish: Kolera Japonya'da yaygın değildir.

English: There was a cholera epidemic in Haiti.
Turkish: Haiti'de kolera salgını vardı.

English: There have been many cases of cholera this year.
Turkish: Bu yıl çok sayıda kolera vakası yaşandı.

English: Two hundred people died of cholera last year.
Turkish: Geçen yıl iki yüz kişi koleradan öldü.

English: Ali had to get a cholera shot.
Turkish: Ali bir kolera aşısı yaptırmak zorunda kaldı.

Holer ingilizcede ne demek, Holer nerede nasıl kullanılır?

Asiatic cholera : Daha çok hindistan'da rastlanan mide hastalığı. Asya kolerası.

Avian cholera : Evcil ve yabani kanatlı türlerinde, pasteurella multocidea’nın neden olduğu ateş, iştahsızlık, solunum güçlüğü, tortikollis, ishal, pnömoni, konjeunktivitis ve yaygın kanamalarla belirgin septisemik veya kronik seyirli bulaşıcı hastalık, kanatlı pastorellozisi, kanatlı hemorajik septisemisi. Kanatlı kolerası.

Buttonholer : Diğerlerini kendisini dinlemek zorunda bırakan kimse.

Choler : Öfke. Asabiyet. Kızgınlık. Öd. Safra. Antik fizyolojiye göre aşırı sinir ve asabiyete neden olduğu düşünülen dört etkenden biri.

 

Cholera : Sulu sürgün. Sudan kaynaklanan bulaşıcı bağırsak hastalığı. Kolera. İnsanlarda; vibrio cholera’nın salgıladığı, kuvvetli bağırsak toksinine bağlı olarak sıvı ve elektrolit kaybı, şok, asidozis, kusma ve akut, yaygın bağırsak yangısıyla seyreden toksemik-bakteriyel hastalık. veteriner hekimlikte, klinik ve patolojik olarak insanlardaki koleraya benzeyen ve vibrio cholera’nın neden olmadığı kimi hastalıkları ifade eder.

Choleretic drug : Karaciğer hücrelerinden safranın üretim ve atılım hızını artırarak etkisini gösteren safra hacmini fazlalaştırıcı ilaç. Koleretik ilaç.

Choleriform : Koleriform.

Cholerine : Kolerin. Epidemik koleranın (kolera salgını) hafif şekli veya ilk safhası.

Choleroid : Koleroid.

Choleras : Sudan kaynaklanan bulaşıcı bağırsak hastalığı. Kolera. Sulu sürgün.

İngilizce Holer Türkçe anlamı, Holer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Holer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peg : Atmak (taş vb.). Kazık çakarak sabitlemek. Dondurmak (ücret veya fiyat). Çivilemek. Sabit tutmak (fiyat veya ücret vb'ni). Mandallamak. Kanca. Saptamak. Ağaç çiviyle çivilemek. Ağaç çivi ile çakmak.

Piercers : Delici. Delikler açan. Delgeç.

Candlestick : Şamdan. Mumluk.

Base hit : Beysbol vuruşu.

Cigarette holder : Sigara ağızlığı. Ağızlık. Emzik.

Puncher : Film üzerinde çeşitli amaçlarla im koymak, delik açmakta kullanılan aygıt. Zımba. Kavgacı tip. Kovboy. Zımbacı. Kavgacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boksör. Delgeç.

Safety : Asayiş. Koruyucu. Safeti. Selamet. Emniyet. Korkusuzluk. Güven. Güvenlik. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker.

 

Thole : Kürek ıskarmozu. Iskarmoz. Kabul etmek. Dayanmak.

Oarlock : Iskarmoz. Aä°.ıskarmoz. Kürek yatağı (tekne).

Zarf : Bira veya sıcak kahve bardağını koymak için kullanılan süslemeli bardak şeklinde metal altlık. Orta doğu'da sıcak kahve bardağının altına konulan metal altlık.

Holer synonyms : home run, solo blast, holding device, solo homer, keyboard, tholepin, candle holder, punchers, piercer, rowlock, pin.

Holer zıt anlamlı kelimeler, Holer kelime anlamı

Whisper : Fısıldaşmak. Kulağına söylemek. Dedikodu yapmak. Fısfıs. Fısıldamak. Fısıltı. Dedikodu. Hışırdamak. Fıs fıs konuşmak. İma.

Cheer : Desteklemek. Avutmak. Alkışlamak. Alkış tutmak. Şenlendirmek. Keyiflendirmek. Neşeli sesler çıkarmak. Yüreklendirmek. Cesaretlendirmek. Teselli etmek.