Holo nedir, Holo ne demek

Holo; Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Tümü, tamamı, bütünü anlamında Grekçe bir ön ek.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Tam, bütün.

Holo hakkında bilgiler

Holo, Trabzon ilinide bugünkü Çaykara, Köprübaşı Beşköy ve Dernekpazarı ilçeleri arasında anadili Romeika olan köyleri kapsayan bölgenin adıdır. Osmanlı kaynaklarında Karye-i Holo (Hicri 921,961, 991) olarak geçmektedir. Holo boğazı ile alakalı ilk yerleşim 17. yüzyılın ortalarında olmuştur. Kafkasya'da şii baskısından bunalan sünni klanlar, Osmanlı'nın Trabzon'un fethiyle Kafkasya'ya sınır olmasının ardından Doğu Karadeniz'e yerleştirilmiştir. Bugünkü Rize'nin çok büyük bir kısmı bu yerleşimin ardından oluşmuştur. Kafkasya'dan Doğu Karadeniz'e geçen bu halklar daha çok İkizdere, Of ve Sürmene boğazlarına yerleştirilmiştir. Yine bu yerleştirilmede Osmanlı Devleti bu halklardan bir kısmını toplu halde Holo Boğazına yerleştirmiştir. Sadece Holo boğazına değil, Çaykara içine de çok miktarda aile yerleştirilmiştir. O güne kadar Holo Boğazında herhangi bir nüfus da bulunmuyordu. Nüfusun tamamı Kafkasya'dan yerleştirilmiştir. Yerleştirilen aileler değişik klanlara ait olduğu için bir dil birliği sağlanamamış ve kısa zamanda yörede Rumca hakim bir dil haline gelmiştir. Suriye'den şamdan İslam alimleri ve seyit aileleri Çaykara, Dernekpazarı ve Of bölgesine yerleştirilmiştir bazı kaynaklarda da geçen bu yerleşim hareketleri İslam mayalanması açısından ve toplumun bayrak, vatan ve birlik , bütünlük duygularına azami özeni göstermesinden de anlıyoruz ki Holo bölgesinde İslam ve iman kardeşliğiyle İslam'ın insanlarla alakalı diyalog eğitimleri Rum -Türk- Kafkas- Laz - Gürcülerin tuğla gibi arasına harç olmuş ve Holo bölgesinde Karadeniz'de Romeika dilini tek konuşulan bölge olarak ayrı bir yerde tutmuştur.

 

Holo anlamı, tanımı

Holobazidyum : Bölmeli olmayan düz bazidyum

Holobentik : Hayatı boyunca denizlerin dibinde zemin üzerinde yaşayan canlı. Hayatı boyunca su zemininde yaşayan.

Holoblastik bölünme : Embriyo oluşumu sırasında yumurtanın bölünüp, aynı büyüklükte veya farklı büyüklükte blastomerler oluşturması, holoblastik segmantasyon. Erken embriyonik dönemde tam bir sitoplazma bölünmesinin takip ettiği her bir çekirdek bölünmesi. Çekirdekler hücre zarları tarafından ayrılır.

Holoblastik segmantasyon : Holoblastik bölünme.

Holoblastik segmentasyon : Embriyo oluşumu sırasında yumurtanın bölünüp aynı büyüklükte ya da farklı büyüklükte blastomerler oluşturması.

Holobranş : [Bakınız: tam solungaç]. Tam solungaç.

Holocephali : [Bakınız: tüm başlılar]. Tüm başlılar. [Bakınız: tüm-başlılar].

Holoendemik : Bir enfeksiyonun görülme sıklığının bir bölge, ülke veya kıtada oldukça yüksek ve bir örnek özellik göstermesi.

Holoenzim : Apoenzim ve onun uygun kofaktör veya koenzimlerinin bağlanmasıyla oluşmuş işlevsel bir enzim.

 

Holoepipelajik : Devamlı olarak epipelajik tabakada yaşayan.

Holofitik : Fotosentez yapan protozoonlarda görülen bitki benzeri beslenme.

Holofitik beslenme : Karbonhidratların kloroplastlarda oluşması.

Holografi : Üç boyutlu görüntü veren bir fotoğraf yöntemi. Laser ışınlarına dayanılarak gerçekleştirilen üçboyutlu resim işlemi.

Hologram : Holografi işleminde, üçboyutlu görüntüyü oluşturmak üzere gerekli bilgileri taşıyan resim.

Holokrin : Derideki yağ bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının, dışarı salgılanması sırasında, sitoplâzmanın tamamının da dışarı atılması şeklindeki salgılama tipi.

Holokrin bez : Salgı yapan gözenin, bizzat parçalanarak salgıyı meydana getirdiği bir tip bez, Örnek: Kıl ve saçların kökünde bulunan yağ bezleri.

Holokrin salgılama : Bez epitel hücrelerinin salgılarını dışarı verdikleri üç biçimden biri. Hücre sitoplazmasının tümü salgı maddesiyle dolu olarak dışarı verilen bu salgılama deride bulunan yağ bezlerinde ve ovaryumdan atılan ovositle testisten atılan spermiyumlarda görülür.

Holometabol gelişme : Tam başkalaşım.

Holometabola : Endopterigotlar. [Bakınız: endopterigotlar].

Holometaboli : [Bakınız: tüm başkalaşım]. [Bakınız: tüm-başkalaşan].

Holomorf fonksiyon : Analitik fonksiyon için başka bir ad.

Holoörohalin : Tatlı su, acı su ve tuzlu su ortamlarının her üçünde de yaşayabilen.

Holopelajik : Tam pelajik. [Bakınız: tam pelâjik].

Holoplankton : Tüm yaşamını plankton olarak geçiren, öplankton. Hayat devrini plankton içinde tamamlayan organizmalar.

Holoprozensefali : Nöronal migrasyon anomalisi, beyin yarım kürelerinin deformiteleri ve özellikle koku soğanıyla traktuslarının yokluğuyla belirgin, merkezi sinir sisteminin bir gelişim bozukluğu.

Holoptik nekropsi yöntemi : Organların ait oldukları sistem içerisinde, örneğin akciğerlerin, üst solunum yollarıyla birlikte incelendiği nekropsi yöntemi.

Holopuça : Darmadağınık.

Holorahişizis : Omurganın arka kısımlarının doğuştan yarık oluşu.

Holos : Kökü derine inen, tarlalarda yetişen bir çeşit yonca. İri gözlü kalbur. Tüm, bütün.

Holoselüloz : Odunun karbohidrat bileşenlerinin tamamı.

Holostei : [Bakınız: ilkel kemikli balıklar]. İlkel kemikli balıklar. [Bakınız: tümkemikliler].

Holostilik çene bağlantısı : Tüm başlı balıklarda (Holocephali) palatokuadratumun kondrokranyuma hareket edemeyecek biçimde tümüyle kaynaştığı ve alt çenenin kuadratum bölgesine asıldığı çene bağlantısı. Tüm başlı balıklarda (Holocephali) palatokuatrumun kondrokranyuma hareket edemeyecek biçimde tümüyle kaynaştığı ve alt çenenin kuatratum bölgesine asıldığı çene bağlantısı.

Holostom trematod : Vücudu ön ve arka nihayet olmak üzere ikiye ayrılmış, ön tarafta ek bir yapışma organeli bulunan trematodlar, strigeid trematode. Vücudu ön ve arka nihayet olmak üzere ikiye ayrılmış, ön tarafta ilave bir yapışma organeli bulunan Diplostomum gibi trematodlar, strigeid trematod.

Holoş : Ot.

Holothuria tubulosa : [Bakınız: bayağı denizhıyarı]. Bayağı denizhıyarı.

Holothuroidea : [Bakınız: denizhıyarları]. Denizhıyarları. [Bakınız: deniz-hıyarları].

Holothyrus : Akarların bir cinsi.

Holothyrus coccinella : Salgıladığı toksinlerle ördek, kaz ve tavuklarda ölüme, insanlarda ise dil ve boğazda ağrılı şişkinliklere neden olan akar türü.

Holotip : Tip serideki örneklerden üzerinde ilk defa tanımın yapıldığı örnek ya da indikasyonla tanımın dayandırıldığı nominal taksona ait örnek. Tip serideki örneklerden üzerinde ilk kez tanımın yapıldığı örnek veya indikasyonla tanımın dayandırıldığı nominal taksona ait örnek.

Holotricha : [Bakınız: tüm kirpikliler]. Tüm kirpikliler. [Bakınız: tümkirpikliler].

Holoz : Mor, beyaz ve sarı çiçek açan, bir metre boyunda ağaç. İri gözlü kalbur.

Holozoik beslenme : Gıdaların protozoonun içinde gıda vakuollerine alınması ve enzimler aracılığıyla sindirilmesi ve daha sonra vakuolü oluşturan zardan hücre sitoplazmasına girmesi biçiminde olan beslenme biçimi.

Ixodes holocyclus : Fundalık kenesi.

Trombicula holosericeum : Neotrombicula autumnalis.

Holosen : Dördüncü Çağın en yeni dönemi.

Holotüritler : Denizhıyarları.

Diğer dillerde Holo anlamı nedir?

İngilizce'de Holo ne demek ? : holo-, holo