Holokrin nedir, Holokrin ne demek

Holokrin; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Derideki yağ bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının, dışarı salgılanması sırasında, sitoplâzmanın tamamının da dışarı atılması şeklindeki salgılama tipi.

Holokrin anlamı, tanımı

Holo : Tümü, tamamı, bütünü anlamında Grekçe bir ön ek. Tam, bütün

Holokrin bez : Salgı yapan gözenin, bizzat parçalanarak salgıyı meydana getirdiği bir tip bez, Örnek: Kıl ve saçların kökünde bulunan yağ bezleri.

Holokrin salgılama : Bez epitel hücrelerinin salgılarını dışarı verdikleri üç biçimden biri. Hücre sitoplazmasının tümü salgı maddesiyle dolu olarak dışarı verilen bu salgılama deride bulunan yağ bezlerinde ve ovaryumdan atılan ovositle testisten atılan spermiyumlarda görülür.

Yağ bezleri : İçinde yağ bulunan veya yağ salgılayan bezler, yağ bezi.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Salgılama : Salgılamak işi.

Salgın : Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli. Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemi. Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi. Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması. Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila.

 

Dışarı : Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.

Atılma : Atılmak işi.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Tipi : Kar fırtınası.

Tama : Cehennem.

Şekl : Kıyafet, görünü.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

 

Diğer dillerde Holokrin anlamı nedir?

İngilizce'de Holokrin ne demek ? : holocrine