Holocaust türkçesi Holocaust nedir
- Kurban.
- Özellikle yangın sonucu olan kırım.
- Yangının her şeyi yakması.
- İmha.
- Nazi soykırımı.
- Büyük yangın.
- Büyük tahribat.
- Tamamen yakılmış kurban.
- Çok sayıda insan kaybına sebep olan yangın.
- Toplu ölüm.
- Yahudilere uygulanan soykırım.
- Soykırım.
Holocaust ile ilgili cümleler
English: No holocaust must ever happen again.
Turkish: Bir daha hiç soykırım olmamalı.
English: The nuclear holocaust scenario is just old propaganda. Arsenals are limited and rusty.
Turkish: Nükleer soykırım senaryosu sadece eski propagandadır. Silah depoları sınırlı ve paslı.
English: The story of the Holocaust is an infinitely dark stain on the history of the world.
Turkish: Holokostun tarihi dünya tarihinde sınırsız karanlık bir ayıptır.
Holocaust ingilizcede ne demek, Holocaust nerede nasıl kullanılır?
Denial of the holocaust : Nazilerin gerçekleştirdiği yahudi soykırımı'nı inkar etme. Musevi soykırımı'nı inkar etme. Altı milyon musevi'nin gerçekte naziler tarafından soykırıma tabi tutulmuş olmasını inkar etme.
Died in the holocaust : Nazilerin uyguladığı soykırımda ikinci dünya savaşı sırasında katledildi. Yahudi soykırımı sırasında öldü. Bir nazi toplama kampında öldü.
The holocaust : Yahudi soykırımı. Holokost. Nazilerin yaptığı musevi katliamı. Nazi soykırımı.
Holocausts : Soykırım. Çok sayıda insan kaybına sebep olan yangın. Toplu ölüm. Büyük tahribat. Tamamen yakılmış kurban. İmha. Özellikle yangın sonucu olan kırım. Kurban. Yahudilere uygulanan soykırım. Büyük yangın.
Echolocation : Yankıyla yön belirleme. Yankılı yer bulma. Sesle yer belirleme. Ekolokasyon. Bir ekonun oluşmasının aldığı süre hesaplanarak bir objenin yerinin belirlenmesi (sonar veya radarda olduğu gibi).
Glandula holocrina : Holokrin salgılama. Bez epitel hücrelerinin salgılarını dışarı verdikleri üç biçimden biri. hücre sitoplazmasının tümü salgı maddesiyle dolu olarak dışarı verilen bu salgılama deride bulunan yağ bezlerinde ve ovaryumdan atılan ovositle testisten atılan spermiyumlarda görülür.
Holocrystalline : İri kristalli. Tamamen kristalli. Tamamen kristalden yapılmış.
Holocene : Dördüncü zamana ait birikinti. Sürmekte olan jeolojik evre. Yakın zaman. Holosen. Pleistosen'den sonra gelen, 10000 yıl önce başlamış olan yakın jeolojik çağ. holosen.
Holocrine : Holokrin. (beze ile iligli) beze hücrelerinin çözünmesiyle oluşan salgı ürünleri. Derideki yağ bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının, dışarı salgılanması sırasında, sitoplazmanın tamamının da dışarı atılması şeklindeki salgılama tipi.
Holocrine gland : Holokrin bez.
İngilizce Holocaust Türkçe anlamı, Holocaust eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Holocaust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Final solution : Tüm avrupa yahudileri'ni öldürmek için adolf hitler'in son veya nihai planı. Nihai çözüm.
Demolition : Tahrip. Yıkılma. Sökme. Yıktırım. Tüketme. Tahrip etme. Yok etme. Yıkma. Bir yeniden bayındırma etkinliğinin gereği olarak ya da yarattığı çekince, eskime gibi nedenlerle bir yapının yerine daha sağlam, daha iyi bir yapı yapmak üzere yıkılması, ortadan kaldırılması. bu nitelikteki yapılardan oluşan bir kent kesimindeki bütün yapıların, bu amaçla yıktırılması.
Extinctions : İtfa. Lağvetme. Feshetme. Yok olma. Sönme. Yeryüzünden silinme. Tükenme. Yok etme. Nesli tükenme.
Oblations : Aşai rabbani ayini. (özellikle dini bir kuruma yapılan) bağış. Adak. Tanrı'ya sunulan şey.
Genocide : Kırım. Jenosit. Genosit. Jenosid. Katliam. Genel soykırım.
Demolishment : Parçalama. Yıkım.
Offering : Sunuş. Teklif. Önerme. Ayin sırasında cemaatten toplanan para. Adak. Olanak. Kilisede toplanan para. Takdim. Sunma.
Destructions : Yıkım. Mahv. Afet. Mahvetme. Yıkma. Öldürme. Yok edilme. İzmihlal. Tahribat. Bela.
Destruction : Yok olma. Yıkımlanma, zedelenme. Öldürme. İzmihlal. Yıkım. Bela. Mahv. Tahrip.
Extermination : Ortadan kaldırma. Yok etme.
Holocaust synonyms : extirpations, pogroming, conflagration, demolitions, offerings, big fire, annihilation, eradication, prey, patsies, fatalities, the holocaust, fatality, holocausts, conflagrations, eradications, peace offering, bloodbath, martyrs, genocides, pogroms, decimation, exterminations, extirpation, oblation, martyr, battue, deracination, martyring, extinction, pogrom, devastation, sea of flames.
Holocaust ingilizce tanımı, definition of Holocaust
Holocaust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A burnt sacrifice. An offering, the whole of which was consumed by fire, among the Jews and some pagan nations.

Bu kısımda Holocaust kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Holocaust ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Holocaust anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Holocaust ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.