Kurban nedir, Kurban ne demek

Kurban; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan.
  • Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse.
  • Müslümanlarda Kurban Bayramı.
  • Bir kazada veya felakette ölen kimse
  • İçtenliği belirten bir seslenme sözü.
  • Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.

"Kurban" ile ilgili cümleler

  • "Hava kurbanları."
  • "Vardar, her sene Üsküp'ten beş on kurban alan bir nehirdi." - Y. K. Beyatlı
  • "Kurban! Nerede kaldın?"
  • "Benim gibi nice kızlar beyaz kadın ticaretinin kurbanı olmuşlardır." - A. Gündüz
  • "Yarım okka et, onun elinde bir kurban kadar bereketli." - Y. Z. Ortaç
  • "Kurbanda geleceklermiş."

Yerel Türkçe anlamı:

Peteğini yatay yapan bal arısı.

Adak, kurban

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: kırban]

Bilimsel terim anlamı:

Doğaüstü güçleri, yüce varlıkları ve tanrıları hoşnut etmek, onlarla barışık olmak, onlara teşekkür etmek ve onlardan isteklerde bulunmak için kesilen hayvan, sunulan yiyecek, içecek.

Dinsel bir inancın sonucu olarak, kendine özgü törenlerle şu ya da bu biçimde, doğaüstü güçlere sunulan kan ya da canlı yaratık, bk. kansal kurban.

İngilizce'de Kurban ne demek? Kurban ingilizcesi nedir?:

 

sacrifice

Kurban hakkında bilgiler

Kurban, ilah olarak kabul edilen ya da yüceltilmiş bir varlığa sunulmak üzere kesilen canlı hayvan. Bir dileğin gerçekleşmesi için sunulan kurbana ise adak denir. Antik çağlardan beri tanrıları veya yüce kabul edilen varlıkları memnun etmek, felaketlerden korunma ve benzeri amaçlar doğrultusunda insanlar ve hayvanlar kurban edilmiştir. Ancak kurbanın, bazı dönem ve uygarlıklarda sadece tapılan ilaha değil aynı zamanda libasyon yani sıvı adağı ile ölülere de sunulduğu bilinmektedir. Bu libasyon törenlerinde şarap ve çeşitli bira gibi sıvıların kullanılmasının yanı sıra taze insan kanı da kullanılmıştır.

Türk Dili'nin en eski ve değerli sözlüklerinden Divânu Lügati't-Türk'te kurban karşılığı olarak "yagış" kelimesi geçmektedir. "يغش Yagış, İslam'dan evvel Türkler'in adak için, yahut tanrılara yakınlık elde etmek için kestikleri kurban" olarak tanımlanır.

Yine aynı eserde ıdhuk (ıduk) kelimesi geçmektedir. "اذق Idhuk: Kutlu ve mübarek olan her nesne. Bırakılan her hayvana bu ad verilir. Bu hayvana yük vurulmaz, sütü sağılmaz, yünü kırkılmaz; sahibinin yaptığı bir adak için saklanır." şeklinde tanımlanmıştır.

Kurban kelimesinin, Türkçe'ye Farsça'dan, Farsça'ya ise Arapçadan dan geçtiği ve Arapça krb (yakın olma)dan türediği düşünülse de Arapçada -an eki olmayışı sebebiyle, kurban sözcüğünün İbranicedeki korban (קרבן) sözcüğünden alındığı düşünülebilir.

Kurban ile ilgili Cümleler

  • Burak ve kurbanın ailesi arasında hiçbir bağlantı yoktu.
  • Ali çocukken bir taciz kurbanıydı.
  • Kurbanın kendi kanı ile katilin adını yazmaya çalıştığı görünmektedir.
  • Arama köpekleri kurbanın cesedinin yerini saptadı.
  • Kurbanın yanlışlıkla büyük miktarda zehir aldığı düşünülüyor.
  • "Kurban bayramın kutlu olsun" "Senin de, teşekkürler."
  • Kurbanın katili tarafından yapılan çarpıcı betimleme, gözyaşları içinde mahkemeyi terk eden annesine çok ağır geldi.
  • Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.
  • O, kurbanın kimliğini tespit etti.
  • Kurban dövülmüş ve ölüme terkedilmiş.
  • Hiç kurban yok.
  • Kurban katil tarafından defalarca bıçaklandı.
  • Kader kurbanlarına yardım etmek önemlidir.
  • Ali tek kurban değildi.
 

Kurban kısaca anlamı, tanımı:

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Felaket : Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.

Kurban etmek : Kurban kesmek. kendi çıkarı için birini veya bir şeyi feda etmek.

Kurban gitmek : Suçsuz yere ölmek, zarara uğramak.

Kurban kesmek : Din buyruğunu yerine getirmek için bir hayvanı keserek etini dağıtmak.

Kurban olayım : Aşırı sevgi ve hayranlık anlatan bir söz. yalvarma sözü.

Kurban olmak : Bir kimse veya bir şey için kendini feda etmek.

Kurbanı olmak : Uğruna ızdırap veya büyük üzüntü, sıkıntı çekmek, zarara girmek, ölmek.

Kurban vermek : Can kaybına uğramak.

Kurban bayramı : Ay takvimine göre Zilhicce ayının onunda başlayıp dört gün süren ve kurban kesilen dinî bayram.

Kurban eti : Kurbanlık hayvanın kesilip parçalanmış eti.

Can kurban : Can feda.

Komplo kurbanı : Kendisine komplo kurulan veya komploya uğrayan kimse.

Vazife kurbanı : Görev şehidi.

Kurban etiyle köpek tavlanmaz : "kimi şeyler, yararlı da olsa herkese verilmez" anlamında kullanılan bir söz.

Kurbanlık : Kurban edilmek için ayrılmış, kurban edilmeye uygun.

Kurbanlık koyun gibi : Başına geleceklerden habersiz olan.

Entrikaya kurban gitmek : Hileli, dalavereli bir iş sonunda zarara uğramak.

Görev kurbanı : Görev şehidi.

Komplo kurbanı olmak : Komploya kurban gitmek.

Komploya kurban gitmek : Komplo yoluyla zarar görmek.

Oyuna kurban gitmek : Bir hile, düzen sonunda zarara, iftiraya uğramak.

Getirmek : Erişmek veya eriştiğini sanmak. İletmek, bildirmek. Gelmesini sağlamak. Bir makama atamak veya seçmek. İleri sürmek. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.

Belirten : Tamlayan.

Seslenme : Seslenmek işi. Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap.

Ülkü : Gerçekte olmayıp yalnız düşüncede tasarım biçiminde var olan, yalnızca düşünce ile kavranabilen şey, ideal. Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal. İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke, mefkûre, ideal, vizyon.

Feda : Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kaza : Yargı. Kadılık görevi. İlçe, kaymakamlık. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması.

İlah : Tanrı. Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse. Çok tanrıcılıkta tanrı.

Bir : Aynı, benzer. Sadece. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

Kurban : İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Bir kazada veya felakette ölen kimse. Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı.

Bayramı : Hacı Bayram Veli'nin tarikatına girmiş olan kimse.

Kurban bayrami : Kurban Bayramı

Kurban taşı : Tanrılara kan ya da canlı kurban sunulan yer, sunak. bk. kansal kurban, kurban.

Kurbançayırı : Erzurum ilinde, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kars şehrinde, Karaurgan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kurbanlı : Erzurum kenti, Çat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ilinde, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kurbanpınarı : Bayburt şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Giresun ilinde, Keşap belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Kurban anlamı nedir?

İngilizce'de Kurban ne demek? : [Kurban] adj. sacrificial

n. sacrifice, offering, victim, sufferer, fall guy, fatality, holocaust, martyr, oblation, patsy, peace offering, prey, stiff

Fransızca'da Kurban : sacrifice [le], victime [la], holocauste [le], martyr/e [le][la], proie [la]

Almanca'da Kurban : n. Opfer, Opfergabe

adj. leidtragend

Rusça'da Kurban : n. агнец (M), жертвоприношение (N), жертва (F)

adj. пострадавший