Feda nedir, Feda ne demek

Feda; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme

Feda isminin anlamı, Feda ne demek:

Erkek ismi olarak; Bir amaç uğruna değerli bir şeyi gözden çıkarma. Kurban. Kız ismi olarak; Bir amaç uğruna değerli bir şeyi gözden çıkarma. Kurban.

Feda hakkında bilgiler

Feda, 2001 yılında çıkan Grup Yorum albümü.

Feda ile ilgili Cümleler

  • Ali erkek kardeşini kurtarmak için hayatını feda etti.
  • Biz fedakarlıklar yaptık.
  • Fedakarlıklar yapmamız gerekiyor.
  • Fedai onun içeri girmesine izin vermedi.
  • Ali bir gece kulübünde bir fedai olarak çalışır.
  • Bir şey feda etmek ister misin?
  • Her ikimiz de fedakârlıklar yaptık.
  • Fedakârlıklar yapmak zorundayız.
  • Ali fedakardı.
  • Her şeyi feda ettim.

Feda anlamı, tanımı:

Feda olmak : Uğrunda yok olmak.

Feda etmek : Kıymak, gözden çıkarmak.

Feda olsun : "varsın gitsin, uğrunda yok olsun!" anlamında kullanılan bir söz.

Can feda : Çok imrenilen iyi veya güzel şeyler, davranışlar karşısında söylenen bir söz, can kurban.

Fedai : Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti. Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse.

Fedaice : Fedai gibi, fedaiye yakışır bir biçimde.

Fedailik : Fedaice davranış, serdengeçtilik.

 

Amaç : Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Hedef.

Değer : Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.

Varlık : Ömür, hayat. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Var olan her şey.

Vazgeçme : Vazgeçmek durumu.

Verme : Vermek işi.

Grup : Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu.

Yorum : Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme. Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama. Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma. Bir ürünün, bir modelin, bir sanat eserinin farklı bir açıdan ele alınarak yeniden oluşturulmuş biçimi, versiyon. Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir.

 

Fedakar : Özverili. İlgili cümle: "“Senin genç, temiz ve fedakâr ruhunu bu felaketten esirgemek isterim.”" H. C. Yalçın. (feda:kâr) Bir erkek ismi olarak anlamı; Kendini, kendi çıkarlarını feda etmekten çekinmeyen, özverili. Bir kız ismi olarak anlamı; Kendini, kendi çıkarlarını feda etmekten çekinmeyen, özverili.

Fedakarca : Özverili. zf. (feda:ka'rca) Özverili olarak, fedakârcasına. İlgili cümle: "“Kalelerine geçer, başını yahut belini tuta tuta vazifesine fedakârca devam ederler.”" H. Taner.

Fedakarcasına : Fedakârca.

Fedakarlığa katlanmak : bir amaca, bir emele ulaşmak için birçok sıkıntıya, üzüntüye, güçlüğe dayanmaya çalışmak.

Fedakarlık : Özveri. İlgili cümle: "“Elimi öpme fedakârlığına teyzesinin hatırı için razı olmuştu.”" R. N. Güntekin.

Fedakarlık etmek : özverili davranmak. İlgili cümle: "“Kadınlar fedakârlık ettikleri erkekleri severler.”" P. Safa. azlığına katlanmak, az oluşu ile yetinmek, vazgeçmek. İlgili cümle: "“İlk defa ömründe yemek saatinden fedakârlık etti.”" E. İ. Benice.

Fedakarlık yapmak : özverisini ortaya koymak. İlgili cümle: "“Yalnız rica ederim, bir an için zahmet ve fedakârlık daha yapın!”" H. F. Ozansoy. “Arkadaşının karısına gösterdiği fedakârlığı o karısına gösteriyordu.” -N. Cumalı.

Diğer dillerde Feda anlamı nedir?

İngilizce'de Feda ne demek? : [Feda] v. stink, reek

n. sacrifice, act of making an offering to a god; person or item which is offered to a god; surrender of something for the sake of something more valuable; loss caused by selling something below cost

Fransızca'da Feda : sacrifice [le], abandon [le], renoncement [le]

Almanca'da Feda : Opfer

Rusça'da Feda : n. выкуп (M), пожертвование (N)