Holocrine türkçesi Holocrine nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Holokrin.
  • Derideki yağ bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının, dışarı salgılanması sırasında, sitoplazmanın tamamının da dışarı atılması şeklindeki salgılama tipi.
  • (beze ile iligli) beze hücrelerinin çözünmesiyle oluşan salgı ürünleri.

Holocrine ingilizcede ne demek, Holocrine nerede nasıl kullanılır?

Holocrine gland : Holokrin bez.

Glandula holocrina : Bez epitel hücrelerinin salgılarını dışarı verdikleri üç biçimden biri. hücre sitoplazmasının tümü salgı maddesiyle dolu olarak dışarı verilen bu salgılama deride bulunan yağ bezlerinde ve ovaryumdan atılan ovositle testisten atılan spermiyumlarda görülür. Holokrin salgılama.

Holocrystalline : Tamamen kristalli. Tamamen kristalden yapılmış. İri kristalli.

Holocaust : Büyük tahribat. Yahudilere uygulanan soykırım. Soykırım. Özellikle yangın sonucu olan kırım. Çok sayıda insan kaybına sebep olan yangın. Yangının her şeyi yakması. Kurban. Büyük yangın. İmha. Toplu ölüm.

Holocausts : Kurban. İmha. Büyük tahribat. Çok sayıda insan kaybına sebep olan yangın. Soykırım. Nazi soykırımı. Büyük yangın. Yangının her şeyi yakması. Yahudilere uygulanan soykırım. Tamamen yakılmış kurban.

Died in the holocaust : Nazilerin uyguladığı soykırımda ikinci dünya savaşı sırasında katledildi. Bir nazi toplama kampında öldü. Yahudi soykırımı sırasında öldü.

 

The holocaust : Nazilerin yaptığı musevi katliamı. Holokost. Yahudi soykırımı. Nazi soykırımı.

Holocephali : Tümbaşlılar.

Denial of the holocaust : Musevi soykırımı'nı inkar etme. Nazilerin gerçekleştirdiği yahudi soykırımı'nı inkar etme. Altı milyon musevi'nin gerçekte naziler tarafından soykırıma tabi tutulmuş olmasını inkar etme.

Holocene : Holosen. Dördüncü zamana ait birikinti. Sürmekte olan jeolojik evre. Pleistosen'den sonra gelen, 10000 yıl önce başlamış olan yakın jeolojik çağ. holosen. Yakın zaman.

İngilizce Holocrine Türkçe anlamı, Holocrine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Holocrine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Recent : Son günlerdeki. En son. Yeni. Yakın zamandaki. Yakında olan. Yakında olmuş. Son. Taze. Yeni (olmuş).

Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Quaternary period : Dördüncü zaman. Kuaterner dönem.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Holocrine synonyms : holocene epoch, age of man, abambulacral area, recent epoch, a protein, a cell, abiotic factor, aardwolf, aardvark, quaternary, abacus bodies, abiotic environment.