Homotype türkçesi Homotype nedir

  • Eş biçimli.
  • Eşbiçimli.
  • Başka birininkinin yapısına benzeyen organ parçası veya organ (biyoloji terimi).
  • Homotif.

Homotype ingilizcede ne demek, Homotype nerede nasıl kullanılır?

Homotypal : Homotipik.

Homotypic : Homotipik. Eş biçimli. Başka birininkinin yapısına benzeyen organ parçası veya organ (biyoloji terimi). Homotif.

Homotypic school : Bir türün birbirine yakın büyüklükteki bireylerinin oluşturduğu topluluk. Homotipik sürü.

Homotypie : Eştiplilik.

Homotaxial : Eşdüzenli.

Homotherme : Sıcakkanlı.

Homothetogenic fission : Homotetojenik bölünme. Protozoonların silyumlarının uzantılarının mitotik olarak ortadan bölünmesi.

Homothetic transformation : Homotetik dönüşüm. Benzeşim dönüşümü.

Homothermic : Çevresel ısı seviyesinden etkilenmeyen görece yüksek vücut sıcaklığına sahip olan (kuşlarda ve memelilerde). Sıcak kanlı. Homotermik.

Homotopic subspaces : Homotopik altuzaylar. Uzamdaş uzaylar.

İngilizce Homotype Türkçe anlamı, Homotype eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Homotype ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equivocation : Kaçamaklı söz. Belirsiz konuşma. Kelime oyunu. Kaçamak. Oyalama.

Isomorphic : Eşörütlü. İzomorfik. Eşyapılı. İzomorf. Morfolojik olarak benzer olan. Aynı şekle veya görünüme sahip olan (biyoloji terimi).

 

Isomorph : Eş yapılı. Eş kristalli. İzomorf. Başka bir organizma ile aynı şekle veya görünüme sahip olan organizma veya madde. Eş örütlü. Eşbiçim. Biçimbirim sınır çizgisi. Eş biçim. Belli bir bakımdan bir dizgenin birtakım biçim özelliklerini gösteren başka bir dizgenin, birinci dizgeye göre bu niteliğine değgin.

Equivocations : Kelime oyunu. Belirsiz konuşma. Oyalama. Kaçamak. Kaçamaklı söz.

Isomorphous : Eşyapılı. (kimya) farklı bir bileşik veya mineralin şekline benzer bir şekle kristalleşebilen (bileşik veya mineral hakkında). İzomorf. Eş örütlü. İzomorfik.

Example : Mesala. İbret. Misal. Ders. Kip. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. Numune. Örnek.

Model : Örnek. Kesin bir kuram olmayıp, öğecik, çekin vb. yapısı için benzetme yoluyla ortaya atılan matematiksel yaklaşık yöntem. İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi cebirsel terimlerle ifade eden bir matematiksel yapı. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Taslam. Kalıbını çıkarmak. Bir nesnenin ya da bir işlemin yapımında kılavuzluk eden ve aslının niteliklerimi değişik bir ölçü içinde taşıyan nesne ya da işlem birimi, anlamdaş taslam. Mankenlik yapmak. Yaratmak (çamur veya mum vb'nden heykel). Model.

Compositae : Tek büyük bir çiçekmiş gibi görünen ama aslında küçük çiçekler kümesi şeklinde çiçekler açan bir bitki. Bileşikgiller.

 

Type specimen : Belli bir türün adlandırılmasına ve bilimce ilk tanıtımına yarayan örnek. Model. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Tip tür. Örnek. Nominal bir cinse ait tip olarak tayin edilen tür. Anaörnek. Numune.

Isomorphe : Kristalbilim kavramı. (kimyasal bileşimleri başka başka olduğu halde özdeş kristal biçimi gösteren bileşik.).

Homotype synonyms : family asteraceae, tussilago alpina, homogyne alpina, asterid dicot genus, family compositae, asteraceae, aster family, alpine coltsfoot, genus homogyne, homotypic, isomorphs.

Homotype ingilizce tanımı, definition of Homotype

Homotype kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Thus, the right arm is the homotype of the right leg. One arm is the homotype of the other, etc. That which has the same fundamental type of structure with something else.