Hoots türkçesi Hoots nedir

  • Memnuniyetsizlik bağırması.
  • (iskoçça) sabırsızlık veya inanmama ifade eden bağırtı.

Hoots ile ilgili cümleler

English: The volcano shoots out flames and lava.
Turkish: Yanardağ dışarıya alevleri ve lavları fırlatıyordu.

English: The owl hoots.
Turkish: Baykuş öter.

English: The hunter shoots deer and hares.
Turkish: Avcı tavşanları ve geyikleri vuruyor.

English: The two of you are in cahoots against me!
Turkish: Siz ikiniz bana karşı ittifak halindesiniz.

Hoots ingilizcede ne demek, Hoots nerede nasıl kullanılır?

Not care two hoots about : Umursamamak. Metelik vermemek.

Not give two hoots about : Umursamamak. Metelik vermemek.

Not care two hoots : Hiç takmamak. Baştan savma yapmak. Hiç sallamamak. Şeyine takmamak. İplememek. Özen göstermemek. Takmamak. Savsaklamak. Hiç tınmamak. Umurunda olmamak.

Be in cahoots : Ağız birliği etmek. Sözbirliği etmek. Söz birliği etmek. İşbirliği içinde olmak. Ağızbirliği etmek.

Be in cahoots with : İşbirliği içerisinde olmak. Ortaklık yapmak. İşbirliği yapmak. İşbirliği içinde olmak.

Cahoots : İşbirliği. Ortaklık.

Overshoots : Hedeften öteye atmak. Geçmek. Hedefi aşırmak. Geçip gitmek. Aşma. Çok hızlı gidip kaçırmak. Aşırılığa kaçmak. İleriye atmak. Aşırı salınım.

 

Hoot owl : Baykuş.

Troubleshoots : Sorun gidermek. Arıza bulma. Arıza gidermek. Araya girmek. Problemleri tespit etmek. Sorun gider. Sorun giderme. Anlaşmazlıkları yatıştırmak. Aracılık etmek. Sorunu gider.

Offshoots : Şube. Sürgün. Soy. Yan ürün. Yan çalışma. Yan kuruluş. Dal. Filiz. Bir ailenin dalı. Torun.

İngilizce Hoots Türkçe anlamı, Hoots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cry : Bağırmak (hayvan). Ağlama. İlan etmek. Haykırma. Haykırmak. Haykırış. Bağırmak. Seslenmek. Çığlık atmak. Ağlamak.

Utter : Basmak (çığlık). Söylemek. Su katılmadık. Buyurmak. Dile getirmek. Sapına kadar. Ses çıkarmak. Tam. İfade etmek. Mutlak.

Call : Davet etmek. Seslenmek. Söylemek. Uğramak. Lakap takmak. Adamla getirtme. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Demek. Bağırmak. Çağrı.

Emit : Yayımlamak. Yayınlamak. Belirtmek. Yaymak. Göndermek. Salmak. İfade etmek. Vermek. Atmak.

Yell : Nara atmak. Haykırış. Çığırmak. Bağırma. Haykırmak. Tezahürat. Feryat. Bağırtmak. Çığlık. Bağırış.

Shout : Haykırmak. Seslenmek. Çağırmak. Haykırış. Banlamak. Bağırarak söylemek. Bağırma. Ses. Bağırış. Bağırmak.

Let loose : Serbest bırakmak. İzin vermek. Yumuşamak. Çözüp koyvermek. Patlamak. Aklamak. Bırakmak. Havaya uçmak. Salıvermek.

Let out : Vermek. Salmak. Ses çıkarmak. İhale etmek. Kiralama. Kiraya vermek. Salıvermek. Bırakmak. Çıkmasına izin vermek.

Outcry : Protesto. Bağrışma. Bağırma. Daha sesli bağırmak. Feryat. Velvele. Haykırma. Haykırış. Bağırış. Halk protestosu.

Vociferation : Gürültü etme. Bağırıp çağırma. Bağırma.

Hoots synonyms : grunt hoot, pant hoot.

Hoots zıt anlamlı kelimeler, Hoots kelime anlamı

Worth : Bedel. Eder. Kıymet. Değerli. Çap. Kıymeti pek az. Değerli şey. Servet. Değer. Kadir.