Horizontals türkçesi Horizontals nedir

Horizontals ingilizcede ne demek, Horizontals nerede nasıl kullanılır?

Horizontal antenna : Yatay anten.

Horizontal asymptote : Yatay asimptot. Yatay kavuşmaz.

Horizontal axis : Yatay mihver. Yatay aks. Yatay eksen.

Horizontal backward hanging : Vücudun, sırt araca dönük, gergin ve yatay olarak kollarda asılı ve dengede tutulduğu durum. Ters asılmalı terazi.

Horizontal bar : Yatay kaydırma çubuğu. Araçlı cimnastiğin temel asılma aracı. Barfiks. Yatık çizim. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır. Verileri yataylığına dizilmiş çeşitli uzunluktaki çubuklarla gösteren yalınç çubukçizim. bk. çubukçizim. Yatay demir (barfiks).

Horizontal deflection coil : Yatay saptırma sarması. Yatay saptırma bobini. Alıcı ve almaçlarda elektron demetini yatay olarak saptıran sarma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Horizontal competition : Aynı ürünü aynı fiyattan üreten veya dağıtan firmalar arasındaki rekabet. krş. dikey rekabet. Yatay rekabet.

Horizontal carburator : Yatay karaç. Havanın yatay olarak aktığı karaç.

Horizontal compression : Sıkıştırma. Yatay kompresyon. Yatay sıkıştırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi.

 

Horizontal coordinates : Gözerimi konsayılan. Yatay koordinatlar. Gözerimini temel düzlem alarak gökküresi üzerinde kurulan iki boyutlu (güney açısı, yükseklik) konsayı dizgesi.

İngilizce Horizontals Türkçe anlamı, Horizontals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Horizontals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Supine : Sırt üstü yatmış. Lakayt. Sırtüstü yatan. İnisiyatiften yoksun. Kaygısız. Gevşek. İ halinde isim fiil. Sırtüstü yatmış. Miskin.

Levigate : Cilalamak. Yüzeyini pürüzsüz hale getirmek. Düzlemek. Düzleştirmek. Toz haline getirmek. Düz etmek. Düz yapmak.

Horizontal line : Yatay hat. Ufki hat. Bir açıkuçlu soruda yanıtların yazımı için ayrılan ve soldan sağa uzanan çizgi. Çevren çizgisi. Yatay doğru.

Marble : Ebrulu. Bilya. Mermerden yapılmış. Duygusuz. Mermer. Kireçtaşının başkalaşımı ile oluşmuş bir kayaç. (arı halde ak, çeşitli karışım maddeleri ile çok çeşitli renklerde olabilir. teknikte parlatılabilen her türlü taşa mermer adı verilmektedir.). Donuk. Soğuk.

Flatwise : Düzlemesine.

Level : Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Amaç olarak seçmek. Düzeç. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Dürüst. Dengeli. Makul. Ölçülü. Yıkmak.

Horizontal : Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Horizontal.

 

Crosswise : Çaprazlama. Ters. Çapraz. Aykırı. Çaprazında. Enine. Kılıçlama.

Direct : Dolaysız. Doğru. Dürüst. Direkt. İdare etmek. Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Direktif vermek. Tam. Duraklamadan. Yönetim işi.

Flattest : Boş. Patlak. Gazı kaçmış. Kesat. Tekdüze. Kati. Kısık. Boşalmış (aku, pil vb.). Sabit.

Horizontals synonyms : naiant, flatways, horizontally, swimming, on an even keel, flat, glace, horizon, horizontal rules, flush, orientation, glabrous, glaces, landscape, horizontal plane, flat line, flattened, glaceing.

Horizontals zıt anlamlı kelimeler, Horizontals kelime anlamı

Inclined : Eli yatkın. Yatkın. Yetenekli. İstekli. Eğilimli. Eğimli. Mütemayil. Yamuk. Eğik. Meyilli.

Vertical : Dik, dikey. Amudi. Tepede olan. Vertikal. Dikey çizgi. Dikey. Düşey doğru. Dik. Düşey düzlem. Düşey.