Hounds türkçesi Hounds nedir
- (denizcilik) gabya çubuğunun çıkıntılı bölümleri.
Hounds ile ilgili cümleler
English: He runs with the hare and hunts with the hounds.
Turkish: O, tavşana kaç, tazıya tut diyor.
English: Basset hounds are gentle dogs.
Turkish: Basset tazıları kibar köpeklerdir.
English: They ran into the garden to save themselves from those blood-thirsty hounds.
Turkish: Şu kana susamış köpeklerden kendilerini korumak için onlar bahçeye koştular.
Hounds ingilizcede ne demek, Hounds nerede nasıl kullanılır?
Hare and hounds : Bazı oyuncuların (tavşan olanlar) kağıttan iz bıraktıkları ve diğerlerinin (tazı olanlar) de izi takip ederek onları bulmaya ve yakalamaya çalıştıkları bir sokak kovalamaca oyunu. Tavşan tazı oyunu.
Ride to hounds : At sırtında tilki avına çıkmak.
Houndstongue : Köpek dili.
Houndstooth : Kumaş üzerindeki büyük çentikler. Dişler. Kazayağı desen. Bir yıldız şekline benzeyen tasarım dokuması. Pötikare.
Bloodhounds : Kan tazısı. Dedektif. Tazı.
Foxhounds : Büyük av köpeği (tilki avlamak için kullanılan). Zağar.
Wolfhounds : Kurt köpeği. Av köpeği.
Horehounds : Köpekotu. Nane familyasından bir bitki. Köpek otu. Karaısırgan. Köpekayası.
Afghan hound : Afgan tazısı. Sina yarımadasından köken alan, sonraları afganistan'ın dağlık bölgelerinde av köpeği olarak geliştirilmiş, tarihi çok eski, yüzyıllarca saflığını korumuş, görünüşü güçlü, vakur ve soylu, gözleri üçgenimsi, siyah veya altın renginde, kulakları başın iki yanına sarkık, uzun ve ipeksi tüylerle kaplı, kuyruğunun ucu halka şeklinde, tüyleri zengin, sırt bölgesinde kısa ve karakteristik olarak başının tepesinde küme halinde toplanmış, rengi genelde beyaz, açık kahve ve siyah, çevik ve olağanüstü zıplama yeteneğine sahip, görme ve üstün koşma yeteneğinden dolayı iyi bir av köpeği özelliğinde, günümüzde sevimli güzelliği nedeniyle avı sevenlere eşlik eden lüks bir süs kopeği haline gelen, köpek yarışmalarındaki başarıları dolayısıyla en popüler köpekler arasında yer alan köpek ırkı. Afgan av köpeği.
Coonhounds : Coonhound. Bir köpek cinsi.
İngilizce Hounds Türkçe anlamı, Hounds eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hurt : Yaralamak. Kırgın. Acıtmak. Zarar vermek (bir uzva). İncinmek. Kırmak. Gücenmiş. İncitmek. Ağrımak. Rencide etmek.
Stigmata : İsa'nın vücudundaki işkence izleri. Tepecik.
Avoirdupois unit : Tartı birimi.
Injury : Hasar. İncinme. Kırma. Ziyan. Halel. Yara. Üzgü. Zedelenme. Sakatlık. Bere.
Lesion : Lezyon yaratmak. Zarar. Hastalık veya zedelenme nedeniyle patolojik değişim gösteren doku bölgesi, herhangi bir deri hastalığında görülen sınırlı oluşumlardan her biri. Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sakatlık. Bere. Aşırı yarar. Gabinden doğan zarar. Yara.
Quarter : Dörde ayırmak. Mahalle. Yerleştirmek. Geceletmek. Ay ya da benzeri gökcisimleri tekerlerinin yarısının aydınlık olduğu evre. Quarter atı. Yerleştirmek (bir kimseyi bir yere veya birinin yanına). Kökeni ispanyol akıncılar tarafından amerikaya getirilen atlara dayanan, adından da anlaşılacağı üzere çeyrek mil gibi kısa mesafe yarışlarında usta, her renkte olabilen at ırkı. Oturtmak. Çeyrek.
Ounce : 3 gram. Bir parça. 35 gr. Ons. Tekir. Parça. Zerre. Ons (28 gr.). Kar parsı (vaşak). Birazcık.
Slice : Dilimlere ayırmak. Pay. Dilmek. Kesme vuruşu yapmak. Dilimlemek. Bölmek. Dilim. Servis spatulası. Hisse. Dilim dilim etmek.
Slash : Rasgele vurmak. Kırbaçlamak. Kamçılamak. Eğik çizgi. Yarık. Kesmek (kesici bir aleti kuvvetle savurarak). İşeme. Yara açmak. Yırtmak. Ağır eleştirmek.
Lb : Pound. 12 onsa eşit olan eczacı ağırlık birimi. 16 onsa eşit olan ağırlık birimi (454 grama eşit). Libre.
Hounds synonyms : raw wound, oz., half pound, laceration, harm, stone, excoriation, gash, scratch, bite, trauma, cut, abrasion, scrape.
Hounds zıt anlamlı kelimeler, Hounds kelime anlamı
Silence : Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Susturmak. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Susunuz uyarısı. Bir sinema ya da televizyon görünçlüğünde hiç bir sesin yer almaması durumu. sessiz sinema döneminde filmler baştan sona sessiz olduğu için bu dönemde değerlendirilemeyen ve kullanılamayan özellik. Tiyatroda ışıklar ya da levha ile özellikle perde açıldıktan sonra yapılan uyarı. Susma. Dinginlik. Susunuz.
Time off : Mesai dışı saatler. Çalışılmayan saatler.

Bu kısımda Hounds kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hounds ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hounds anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hounds ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.