Lesion türkçesi Lesion nedir
- Gabin.
- Lezyon oluşturmak.
- Hastalık veya zedelenme nedeniyle patolojik değişim gösteren doku bölgesi, herhangi bir deri hastalığında görülen sınırlı oluşumlardan her biri.
- Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Sakatlık.
- Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark.
- Zarar.
- Bere.
- Lezyon.
- Doku bozulması.
- Lezyon yaratmak.
- Yara.
- Doku veya hücrelerde anormallik veya değişim, patolojik değişiklik. patolojik değişim gösteren doku bölgesi.
- Aşırı yarar.
- Gabinden doğan zarar.
Lesion ingilizcede ne demek, Lesion nerede nasıl kullanılır?
Lesions : Bere. Yara. Doku bozulması.
Jet lesions : Fışkırma kaynaklı patolojik değişimler. Jet lezyonları. Jet lezyonu. Kalpte özellikle karıncıklarda kan akımının statik basınç artışından kaynaklanan subendokardiyal fibrozis odakları, fışkırma kaynaklı patolojik değişimler. kanın fışkırma tarzında normal olmayan akışına neden olan doğuştan veya kazanılmış kapak bozukluklarından kaynaklanır.
Spinal cord lesions : Spinal kanal lezyonları. Omurilik lezyonu. Omurilikle ilgili hastalıklar.
Ecclesiolatry : Kilise mimarisi ve kilise süsleme sanatı çalışmasıyla yapılmış.
Ecclesiological : Kilise mimarisi ve kilise süsleme sanatı çalışmasıyla yapılmış.
Plesiotype : Başlangıçta çok iyi tanıtılmamış bir türü yeniden tanıtmak üzere yapılan bir tavsif işleminde biçimlerin çizildiği örnek. Plesiotip.
Plesiosaurus : Soyu tükenmiş bir deniz canlısı.
Plesiomonas shigelloides : Plesiomonas shigelloides. Tatlı su balıklarından ve birçok hayvandan izole edilmiş, insanlarda ishal sebebi olabilen, gram negatif, fakültatif anaerop, oksidaz pozitif, hareketli çomak biçimli bir bakteri türü.
Ecclesiologist : Kilise bilimi uzmanı. Eklesiyoloji uzmanı. Kilise öğretileri bilimi uzmanı.
Plesiosaur : Soyu tükenmiş bir deniz canlısı.
İngilizce Lesion Türkçe anlamı, Lesion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lesion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Banes : Kötülük. Felaket. Dert. Zehir. Afet. Ziyan. Yıkım.
Abrasion : Mekanik nedenlerle, epidermisin kaybı sonucu oluşan, deri ve mukozalardaki kazıntı, sıyrık veya dökülme tarzında yaralanma. bir maddenin veya yapının mekanik nedenlerle aşınması. Sıyrık. Yel aşındırması. Aşınma sonucu kopan parçalar. Abrasyon. Yıpranma. Abrazyon. Yenme. Buzul aşındırması. Buzulun yaptığı aşındırma.
Deformity : Bozukluk. Şekil bozukluğu. Çarpıklık. Çirkinlik. Biçim bozukluğu, sakatlık; organın normal biçimde olmayışıyla belirgin durum. Biçimsizlik. Bozulma durumu. Deformite.
Contusions : Kontüzyon (bedende). Ezilme. Eziklik. Ezik. Çürük. Sıyrık.
Indentation : Girinti. Paragrafbaşı. Satırbaşı yapma. İçerlek olma (satır için). Çentik. Çentik yapma. Diş diş olma. Körfez. Bir çubukçizimde sıra ya da dikeç uçlarının oluşturduğu ve ilgili değişkenin çeşitli seçeneklerine göre değişmelerini gösteren iniş-çıkışlar, bk. çizim, çizimleme.
Detriments : Hasar. Zarar ziyan. (yurt vb) oda tamir tazminatı. Muhatara. Muzır. Ziyan.
Graze : Sıyırmak. Sıyrılmak. Sıyırma. Sıyırıp geçmek. Kaydırma. Otlatmak. Otlanmak. Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş. Yalamak. Eskrim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Defect : Bozukluk. Noksan. Arıza. Ayrılmak. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Yanılgı. Eksiklik. Defekt.
Damage : Zarar vermek. Zarara sokmak. Yıkım-döküm. Ziyan. Bozmak. Hasara uğratmak. Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Zarara uğratmak. Bir malda kırılma, dökülme, bozulma gibi istek dışı nedenlerle ortaya çıkan zarar.
Deficit : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gelirin gideri karşılamaması durumu. bk. gedik. Eksiklik. Açık (bütçe veya hesap vb'nde). Açık. Dezavantaj. Açık (hesaplarda). Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. Kasa açığı.
Lesion synonyms : sore, sorest, sores, sorer, raw wound, beanies, devastation, cut, bite, rawer, bads, flaw, accident, lesions, slash, hurt, deformations, laceration, disadvantage, ecchymosis, ulceration, scathe, disability, injure, harm, excoriation, depredation, damages, flesh wound, balmoral, berets, detriment, trauma.
Lesion ingilizce tanımı, definition of Lesion
Lesion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An injury. A hurt.

Bu kısımda Lesion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lesion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lesion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lesion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.