Huddlers türkçesi Huddlers nedir

  • Topaklanan.
  • Yumaklanan.

Huddlers ingilizcede ne demek, Huddlers nerede nasıl kullanılır?

Huddler : Topaklanan. Yumaklanan.

Huddle : Yığın. Koyun gibi sıkı bir halde toplanmak. Toplamak. Bir araya sıkışmak. Birbirine sokulmuş insanlar. Düzensiz ve karışık toplanmış eşya. Birbirine sokulmak. Bir araya toplamak. Sürmek. Bir işi acele ve üstünkörü yapmak.

Huddled : Yere yakın alçalma. Çömelmiş. Kalabalıklaşmış. Bir araya toplanmış.

Huddles : Bir araya toplamak. Toplamak. Tıkıştırmak. Aceleyle giyinmek. Sürü gibi toplanmak.

Huddling : Yumaklanmak. Sürmek. Acele ve dikkatsizce giyinmek. Sürü gibi toplanmak. Bir işi acele ve üstünkörü yapmak. Birbirine sokulup sarılmak. Koyun gibi sıkı bir halde toplanmak. Tıkıştırmak. Aceleyle giyinmek. Bir araya sıkışmak.

Thudded : Ağır bir şeyin yere düşünce çıkardığı ses. Küt. Pat sesi. Pat diye düşmek. Düşme sesi çıkarmak. Gümbürtü. Düşme sesi. Pat.

Thudding : Keder. Pat pat. Pat sesi.

Shuddering : Zangırdamak. Titremek. Titreyen. Titreme. Ürpermek.

Shudderingly : Titreyerek. Titreyen bir şekilde. Ürpererek. Titreşerek. Titrercesine. Zangırdayarak. Titremeyle.

Chuddar : Müslüman ve hindu kadınların başörtüsü olarak kullandıkları giyecek (ve ayrıca peçe ve eşarp). Chador.

 

İngilizce Huddlers Türkçe anlamı, Huddlers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Huddlers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crouch : Çömelmek. Silmek. Çömelme. Sinmek. İdaho eyaletinde şehir. Büzülmek. Çökmek.

Cluster : Türküm. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kümelemek. Salkım. Süt sağım ünitesi montaj tablası. Küme. Toplamak. Bir araya gelmek. Demet. Kluster.

Flock : Toplanmak. Tiftiklenmiş yünle kaplamak. Yün yumağı. Kalabalık. Yün tozu. Kalabalıklaşmak. Sürümek. Sürü halinde toplanmak. Yün kırpıntısı. Cemaat.

Constellate : Burç şeklini almak. Yıldızlarla süslemek. Takımyıldızlarına benzeyen bir şekilde düzenlemek veya süslemek. Birlikte demet haline gruplamak.

Bend : Boyun eğmek. Eğmek. Yönelmek. Eğilmek. Kıvırmak. Bağlamak (yelken). Yöneltmek. Katlanmak. Çökmek (diz). Viraj.

Bow : Boyun eğmek. Baş. Reverans. Boyun eğme. Reverans yapmak. Başıyla selamlamak. Eğilmek. Çekilmek. Pruva. Baş eğmek.

Cower : Çökmek. Korkup çekilmek. Sinmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Büzülmek. Korkudan sinmek. Sinmek (korku vb nedeniyle). Çömelmek. Suspus olmak.

Clump : Yığmak. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Ağır ağır atılan adımların sesi. Kümeye eklemek. Tok ses. Ağır adımlarla yürümek. Ayakkabı pençesi (kalın). Ayak sesi. İndirmek. Sert adım sesi.

Stoop : Omuzları çökük durmak. Öne eğmek. Tenezzül etmek. Eğilmek (öne). Öne doğru eğilmek. Hızla alçalıp avına vurmak (şahin vb.). Eğilmek. Kambur durmak. Tenezzül. Kamburunu çıkarmak.

Huddlers synonyms : huddle together, huddler.

Huddlers zıt anlamlı kelimeler, Huddlers kelime anlamı

Uncrowded : İnsanlarla dolu olmayan. Kalabalık olmayan. Tenha.

Nonmember : Üye olmayan kişi. Üye olmayan kimse.