Huge türkçesi Huge nedir

Huge ile ilgili cümleler

English: A few years ago, there was a huge scandal at my school.
Turkish: Birkaç yıl önce okulumda kocaman bir skandal vardı.

English: A huge crowd of people waited.
Turkish: Muazzam bir insan kalabalığı bekledi.

English: A huge federal budget deficit has been plaguing the American economy for many years.
Turkish: Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.

English: A few years ago, there was a huge scandal.
Turkish: Birkaç yıl önce, kocaman bir skandal vardı.

English: A huge explosion occurred in Tianjin.
Turkish: Tianjin'de büyük bir patlama meydana geldi.

Huge ingilizcede ne demek, Huge nerede nasıl kullanılır?

Hugely : Olağanüstü bir şekilde. Dev gibi. Kocaman. Çok.

Hugeness : Kocamanlık. İrilik. Cesamet. Büyüklük. Azamet. Olağanüstülük.

Huger : Dağ gibi. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Dev gibi. Koskocaman. Ayı gibi. Olağanüstü. Dev. Kocaman. Muazzam.

Hugest : Devasa. Katana gibi. Çok büyük. Kocaman. Muazzam. Koskoca. Dev. Olağanüstü. Dev gibi. İri.

Hug the wind : Rüzgara karşı gitmek. Orsalamak.

 

Hugged : Kucaklamak. Koçmak. Ayrılmamak. Dört elle sarılmak. Kucaklaşmak. Pek yaklaşmak. Sarılmak. Sarmak. Benimsemek. Kıyıdan gitmek.

Bear hug : Sert kucaklama. Sıkı sarılma. Ayı gibi kucaklama. Ayı gibi sarılma. Kaba ve sert kucaklama. Kaba kucaklama.

Give a hug : Sarılmak. Kucaklamak.

Hug : Kıyıdan gitmek. Yakınından geçmek. Sarılma. Kucaklaşmak. Sımsıkı tutmak. Sevgiyle sarılmak. Kucaklama. Sıkıca kucaklamak. Bağrına basma. Bağrına basmak.

Hugger : Saran. Kucaklayan. Sarılan.

İngilizce Huge Türkçe anlamı, Huge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Huge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dreamy : Hayalci. Belli belirsiz. Dalgın. Hayalperest. Rüya gibi. Rüya dolu. Belirsiz. Hayal meyal. Nefis. Düş dünyasında yaşayan.

Goliath : Değişik kombinasyonlardan oluşan 247 bahis. Hazreti davut ın öldürdüğü filistinli savaşçı.

Dominus : Tanrı. Malik egemenliği. Mülk sahibi. Efendi (latince). Koca malik.

Capital : Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Klasik ekonomiye göre, zenginliklerin yaratılmasında, ekonomik işlerin görülmesinde kullanılan ve bir üretim birimi ya da işletme için zorunlu olan özdeksel nesneler. 2-marksçı ekonomiye göre, ücretli işçi çalıştırmanın ve böylece artık değeri almanın aracı. Başkent. Üretim olaylarına dayanak olan para. Önde gelen. Büyük harf. Bir devletin yönetim merkezi olan kent. Kazanç. Anamal.

Cyclopean : Siklop. Tepegöz'ün (tek gözlü dev) veya tepegöz ile ilgili. Kiklop. Tepegöz özelliğinde. Tepegöz'e özgü.

 

Egregious : Çok kötü. Fevkalade kötü. Dikkat çekici. Kötülük. Yaman. Korkunç. Berbat.

Brobdingnagian : Gulliver's travels (gulliver'in gezileri) eserindeki hayali devler ülkesi'nden olan kimse. Çok iri kimse.

Husbanding : Hayat arkadaşı. Efendi. Eş. İdareli kullanmak. Zevç. İdare etmek. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Refik. Erkek.

Bearlike : Ayıya benzer. Ayı benzeri. Ayımsı. Ayıya benzeyen.

Tremendous : Mahşeri. Heybetli. Şahane. Harika. Nefis.

Huge synonyms : burnings, ample, burliest, dreamiest, giant like, humongous, biblical, extra large, bigger, giantlike, gigantesque, corpulent, herculean, husband, fabler, goodman, above the ordinary, burly, vast, colossal, hugest, fab, chopping, colossi, mountainous, exceeding, fierce, large, goodmen, a whale of, dreamier, hubbies, hubby.

Huge zıt anlamlı kelimeler, Huge kelime anlamı

Small : Arka. Alçak. Ufak ufak. Mini. Küçük. Ufacık. Fakir. Az. Sıradan. Basit.

Little : Ufak şey. Cici. Küçük. Az. Be.az miktarda. Hemen hemen hiç. Genç. Kısa. Ufak. Değersiz.

Huge ingilizce tanımı, definition of Huge

Huge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Enormous. Excessive. Very large. As, a huge ox. A huge space. A huge difference. Used esp. of material bulk, but often of qualities, extent, etc. Immense.