Hyalite türkçesi Hyalite nedir

  • Şeffaf opal.
  • Saydam opal.
  • Renksiz opal türü (bazen cam gibi şeffaflaşır).
  • Hiyalit.

Hyalite ingilizcede ne demek, Hyalite nerede nasıl kullanılır?

Hyalitis : Hiyalitis. Gözde hiyaloit zarın veya vitreous cisimciğinin yangısı, hiyaloiditis, vitritis, vitreitis. Hiyalit. Hiyaloiditis.

Hyaline : Dokuda dejenerasyon sonucu oluşan saydam bir madde. Hiyalen. Hiyalin. Saydam. Bulutsuz gökyüzü. Hyalin. Cam gibi şeffaf, saydam, camsı. mikroskopta; saydam ve pembe bir örnek görünümdeki materyalin tanımlamasında kullanılır. Cam gibi. Şeffaf.

Hyaline body : Apoptotik cisimcik. Hiyalin cisimciği.

Hyaline cartilage : Kıkırdak dokusu. Hiyalin kıkırdak. Saydam kıkırdak. Hücreler arası maddede ince kollagen teller kapsayan, homojen, bir kapsülle çevrili olan aynı lakün içerisinde 2, 4, 8'li gruplar halinde hücre kapsayan, vücutta solunum yollarında (burun, gırtlak, trakea ve bronşlarda), kemiklerin eklem yüzeylerinde, kaburgaların ventral uçlarında, fetüs devresinde iskelette bulunan, üzeri perikondriyumla çevrili, perikondriyum haricinde kan damarları ve sinirler içermeyen, esnek, yüzeyi parlak, bir tip kıkırdak dokusu. Hiyalin kıkırdak dokusu.

Hyaline casts : Hiyalin silindirleri. Böbrek hastalıklarında glomerüler filtreyi geçen proteinlerin tubulus lümenlerinde birikmeleri sonucu oluşan, pembe renkli bir örnek yapılar.

 

Hyalinesed thrombosis : Hiyalinize tromboz. Tromboz kitlesinin hiyalinleşmesi hiyalinleşmesi sonucu veya şok olaylarında damar içi pıhtılaşmalar sonucu oluşan bağdaşık yapılı tromboz.

Hyalinosis : Hiyalin dejenerasyonu. Hiyalinoz. Hiyalinozis.

Hyaline zone : Hiyalin bölge. Hyalin kuşak. Balık otolitinde daha fazla ışığın geçmesine izin veren saydam bölge.

Hyaline droplets : Hiyalin damlacıkları. Tubulus lümenlerinde serbest halde veya tubulus epitellerinin lizozomlarda birikerek sitoplazma içinde yuvarlak, pembe renkli damlacıklar halinde görülen, birincil idrarın proteinli kısımları. glomeruler geçirgenliğin geçici veya sürekli arttığını gösterir.

Hyalinos : Saydam, camsı. Hiyalinos.

İngilizce Hyalite Türkçe anlamı, Hyalite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hyalite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hyaloid : Hiyaloid. Hiyaloit. Camlı. Camsı, saydam. cama ait olan. Cam gibi. Saydam. Şeffaf. Cam gibi şeffaf.

Clear : Belirgin. Tahliye etmek. Temiz. Net. Berrak. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Berraklaşmak. Temize çıkarmak. Bütünüyle. Işık tutmak.

Mineral : Maden. Madensel. Temel organik yapıyı oluşturan karbon, hidrojen, oksijen ve azot dışındaki elementler. yaşam için gerekli olan inorganik yem elementleri. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organik olmayan homojen katı madde. Mineral. Anorganik tepkimelerle oluşmuş, belirli bir kimyasal yapısı olan doğal bileşikler. (bu terim fosilleşmiş kimi organik karışımlar için de kullanılır.). Maden filizi. Madeni.

 

Kyanite : Kiyanit. Mavi yeşil neredeyse renksiz silikat minerali. Siyanit. Kyanit.

Hyalitis : Hiyalitis. Hiyaloiditis. Gözde hiyaloit zarın veya vitreous cisimciğinin yangısı, hiyaloiditis, vitritis, vitreitis.

Hyalite zıt anlamlı kelimeler, Hyalite kelime anlamı

Opaque : Donuk. Işık geçirmez. Şeffaf olmayan. Herhangi bir dalga deviniminin (ışık, ses, röntgen ışını, vb.) geçmesine elverişli olmayan. (genellikle, ışığı geçirmeyen özdekler için kullanılır). Donuk, şeffaf olmayan, mat. Işın geçirmez. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saydam olmayan; ışığın önemli bölümünü saçarak öteye geçirmeyen. Renksiz. Işıkgeçirmez.

Hyalite ingilizce tanımı, definition of Hyalite

Hyalite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pellucid variety of opal in globules looking like colorless gum or resin. Called also Müller`s glass.