Hydrofoil türkçesi Hydrofoil nedir

  • Kızaklı bot.
  • Su kanatçısı.
  • Hidrofil.
  • Böyle bir yapı ile donatılmış kayık.
  • Su kanatçığı.
  • Hidrofoyl.
  • Hidrofoil.
  • Hidrofolyo.
  • Hızını arttırmak amacıyla tekneyi su yüzeyinden yükseltmek üzere tasarlanmış kayığa ilişik olan yapı.
  • Kayaklı gemi.
  • Deniz otobüsü.

Hydrofoil ingilizcede ne demek, Hydrofoil nerede nasıl kullanılır?

Hydrofoils : Hidrofoilli gemi veya bot. Böyle bir yapı ile donatılmış kayık. Hızını arttırmak amacıyla tekneyi su yüzeyinden yükseltmek üzere tasarlanmış kayığa ilişik olan yapı. Özel olarak tasarlanmış bir teknenin gövdesine iliştirilmiş kanatlar. Hidrofoil. Su kanatçısı.

Hydroforming : Hidrolik preste biçimleme. Hidroforming.

Tetrahydrofolate : Tetrahidrofolat. Folik asidin vitamininin indirgenmiş koenzim biçimi. bazı amino asitlerin, pürinlerin ve timidinin üretiminde metil, metilen, formil gibi bir karbonlu birimlerin transferini sağlar, koenzim f.

Hydrofluoric : Hidroflorik aside ait. Hidroflorik. Hidroflorik asitten elde edilmiş (kimya).

Hydrofluoric acid : Hidroflorik asit.

Hydroallantois : Gebelikte allantois sıvısının aşırı artması. Hidroallantois.

Hydrobiology : Hidrobiyoloji. Suda yaşayan bitki ve hayvanlar ile çevrelerini inceleyen bilim dalı. Sucul canlıları inceleyen bilim dalı.

Hydro extract : Santrifüjlemek. Suyunu almak.

 

Hydroamnios : Hidroamniyoz. Amniyon hidropsu.

Hydro : Deniz uçağı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Hidro. Kaplıca. Su (ile ilgili). Ilıca.

İngilizce Hydrofoil Türkçe anlamı, Hydrofoil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydrofoil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hydroplane : Denizaltı su kanadı. Sürat teknesi. Suya inebilen uçak. Su uçağı. Su yüzeyinde hızla giden deniz motoru. Deniz uçağı.

Speedboat : Sürat teknesi. Küçük ve hızlı tekne. Yarış teknesi. Sürat motoru.

Foil : Set çekmek. Başarmasına engel olmak. Engellemek. Bozmak. Önlemek. Metal yaprak. Kıyas edilen örnek. Engel olmak. Folyo ile sarmak. Sır (ayna).

Hydrophilic : Suya karşı meyilli olan şey. Suyu emebilen, su emici. Su bağdaşımlı. Nem alıcı. Sucul. Susever. Suyu emebilen. Su seven. Su tutan.

Hydrophilous : Suda veya nemli yerde yetişen. Hidrofitik. Su ile tozlaşan. Sucul. (botanik terimi) döllenmede suya bağlı olan.

Hydrophile : Susever. Suya karşı meyilli olan şey. Su çeken. Su bağdaşımlı. Su seven. Subağdaşımlı.

Hydrofoils : Özel olarak tasarlanmış bir teknenin gövdesine iliştirilmiş kanatlar. Hidrofoilli gemi veya bot.

Hydrophil : Suda kolaylıkla eriyen polar molekül veya gruplar, hidrofilik. suyu emme ve tutma yeteneği fazla olan pamuk, gazlı bez gibi materyal.

Hydrophilia : Suda kolaylıkla eriyen polar molekül veya gruplar, hidrofilik. suyu emme ve tutma yeteneği fazla olan pamuk, gazlı bez gibi materyal. Doku hücrelerinin suyu emme ve tutma eğilimi, suyu kendi içine çekme yeteneği. Hidrofili.

Hydrophille : Bir bileşiğin suya eğilimi olan grubu. polar grup, kutuplu grup gibi. nemli ya da bataklık yerlerde yaşayan. suseven. su ile tozlaşan.

Hydrofoil synonyms : water bus, device.