Hypertroph türkçesi Hypertroph nedir

  • Aşırı büyüyen.
  • Üstün beslenen.
  • Çok besin alan.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hipertrof.

Hypertroph ingilizcede ne demek, Hypertroph nerede nasıl kullanılır?

Hypertrophia cordis : Hipertrofia kordis. Kalp büyümesi.

Hypertrophic : Büyük. Aşırı gelişme. Hipertrofiye ait, hipertrofiyle belirgin veya hipertrofiden etkilenmiş olan. Hipertropi (aşırı büyüme) ile ilgili. Hipertrofik. Hipertropi rahatsızlığı çeken. Hipertrofik osteoartropati. Aşırı büyüme.

Hypertrophic antritis : Hipertrofik antritis. Midede antrum mukozasının kalınlaşması ve kıvrımlı bir görünümüyle belirgin yangısı. köpeklerin kronik hipertrofik pilorus gastropati sendromunda görülür.

Hypertrophic cirrhosis : Hücre hasarı sonucu karaciğerde oluşan bağ doku artışı ve hepatohücresel rejenerasyon sonucu karaciğerin boyutlarının büyümesi belirgin kronik ilerleyici patolojik değişim, hannot sirozu. Hipertrofik siroz.

Hypertrophic corpus luteum : Sarı cismin aşırı büyümesi ve kalıcı duruma geçmesi. Hipertrofik korpus luteum.

Hypertrophic gastropathie : Patolojik olarak büyümeyle belirgin mide hastalığı. Hipertrofik gastropati.

Hypertrophic neuropathy : Tibet çoban köpeklerinde, schwann hücrelerinin birincil metabolik bir bozukluğuna bağlı olarak perifer sinirlerde ve onların omurilikten çıkan köklerinde demiyelinasyon, remiyelinasyon ve endonörial fibrozisle belirgin çekinik özellikte kalıtsal bir hastalık, kalıtsal nöropati, tibet çoban köpeklerinin hipertrofik nöropatisi. erken yaşlarda tüm bacaklarda felçlerle belirgindir. Hipertrofik nöropati.

 

Hypertrophic osteodystrophy : Hipertrofik osteodistrofi. Genç ve hızlı büyüme temposuna sahip iri yapılı köpeklerde, özellikle weimaraner ırkında, ateş ve şiddetli topallıkla birlikte büyük kemiklerin metafiz bölgelerinde şişkinlik, kanama ve osteoblast nekrozu, atardamarlarda kireçlenme, kalp, akciğer ve böbrek yangısıyla belirgin, nedeni konusunda, c vitamini yetersizliği, d vitamini fazlalığı veya aşın beslenme gibi farklı görüşler öne sürülen bir hastalık, barlow hastalığı, möller- barlow hastalığı, hipertrofik osteoartropati, osteodistrofia hipertrofikans, iskelet iskorbütü, möller- barlow hastalığı, metafizeal osteopati, köpek hipertrofik osteodistrofisi, köpek eniği iskorbütü, ikinci osteodistrofiya, metafiz osteopatisi.

Hypertrophy : Fazla besleme. Genellikle bir uyarana fizyolojik cevap olarak hücre, doku veya organ boyutunda artış. İrileşmek. Fazla irileşme. İrileşim. Hipertrofi. (organ vb) irileşme. Aşırı büyüme. Dokuyu oluşturan hücrelerin sayıca değil de hacimce artış göstermesi, doku veya organın hücrelerin hacimce artışına bağlı olarak aşırı büyümesi. İrileşme.

Hypertrophic neuropathy in tibetan mastiff : Tibet çoban köpeklerinin hipertrofik nöropatisi. Hipertrofik nöropati.

İngilizce Hypertroph Türkçe anlamı, Hypertroph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypertroph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Cor pulmonale : Akciğer kalp hastalığı. Kor pulmonale. Akciğer hastalığına bağlı olarak gelişen kalp rahatsızlığı.

Dactylomegaly : Parmakların normalden daha büyük olması. Daktilomegali.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Acromegaly : Hipofiz bezinin aşırı faaliyeti sebebiyle meydana gelen devlik durumu. Normal kemik gelişiminin tamamlanmasından sonra hipofiz bezinden aşırı miktarda salgılanan büyüme hormonu etkisiyle, vücudun çene, yüz, deri, tırnak, iç organlar gibi belli kısımlarının normalden fazla büyümesiyle belirgin sadece köpeklerde görülen bir çeşit devlik. (patoloji) kemiklerin genişlemesine neden olan normal dışı durum (ellerde, ayaklarda ve kafada). Devleşme. Hipofiz bezinin aşırı faaliyeti sonucu meydana gelen devlik durumu. Kemik irileşmesi. Akromegali. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Elephantiasis : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elefantiyazis. Tropik ülkelerde görülen ve bancroft solucanı denilen bir iplik solucanının meydana getirdiği hastalık. Özellikle tropik bölgelerde görülen wuchereria bancrofti, brugia malayi veya b. timori gibi nematodların neden olduğu lenf damarlarının yangısı ve genişlemesiyle başlayan, ilerleyen dönemlerde enfekte bireylerde üşüme, ateş (elefanoit ateşi), ülser ve tüberkellerin oluşumu, depigmentasyon, yarılmalar ve deri altı bağ dokusunun çoğalıp sertleşmesi ve derinin hipertrofiye olmuş fibröz bir yangısı biçiminde, daha çok bacakların alt bölgesinin hacminin artması, bacağın fil bacağı biçimini alması gibi belirtilerin görüldüğü filaryal hastalık, bankroftiyan filaryozis, malaryan filaryozis, elefantiyazis, fil ayaklılık. herhangi bir nedene bağlı olarak dokularda meydana gelen hipertrofi ve kalınlaşma. Fil ayaklılık. Fil hastalığı. Elefantiyaz.

Overgrowth : Aşırı büyüme. Kaplama (bitki). Fazla büyüme.

Grow : Lemek. Gelişmek. Dönüşmek. Yetişmek. Lenmek. Büyütmek. Bitmek. Gelişme göstermek. Büyümek. Uzatmak.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Hypertroph synonyms : adenomegaly, a cell, aardvark, acacia, abiotic environment, a chromosome, dysplasia, a site, a protein, gigantism, abductor muscle, abiotic factor, aardvarks, abacus bodies, giantism, abambulacral area, splenomegaly, acromegalia.