Hypothetic türkçesi Hypothetic nedir

  • Hipotetik.
  • Varsayım niteliğinde.
  • Kuramsal.

Hypothetic ile ilgili cümleler

English: This is all hypothetical.
Turkish: Bunun tümü varsayımsal.

English: It was just a hypothetical question.
Turkish: Bu sadece bir farazi soruydu.

Hypothetic ingilizcede ne demek, Hypothetic nerede nasıl kullanılır?

Hypothetical : Varsayılan. Sınama, belgeleme, çözümleme ya da açıklama işlemlerinde bir durumu tasarımsal olarak varsayan ya da kuramsal olarak irdeleyen. Farazi. Varsayımsal. Varsayımlı. Düşüncel. Hipotetik. Nazari. Kuramsal. Bk. sayılgılı.

Hypothetical population : Hipotetik yığın. Hipotetik kütle.

Hypothetical reference circuit : Varsayımsal dayanak devresi.

Hypothetically : Tahmini bir şekilde. Varsayımlı olarak. Varsayalım ki. Farazi bir şekilde. Teorik bir şekilde. Spekülatif bir şekilde.

Hypothetico deductive method : Bazı önermelerin varsayımlar olarak ortaya atılması, bunların eldeki geçerli bilgilere dayanılarak doğrulanmaya çalışılması ve varılan sonucun olgularla karşılaştırılması yolu. Varsayımlı-tümdengelimli yöntem.

Hypothecary value : İpotek değeri.

Hypothecating : Terkin etmek. Rehine koymak. İpotek etmek. Haciz etmek. Rehin olarak vermek. Rehin vermek. Rehin etmek. İpotek.

Hypothecated : İpotekti. Teminat olarak taahhüt edilmiş (hukuk terimi). İpotek edilmiş.

 

Hypothec : Sağlanca. Rehin. Tutu. Durağan değerin borca inanca olabilmesi sağlanılmak üzere borcun ödenmesine değin belirli koşullar altında tutulanması. İpotek.

Hypothecated asset : İpotekli varlık. İpotek edilmiş değer.

İngilizce Hypothetic Türkçe anlamı, Hypothetic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypothetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suppositious : Gerçek deliller yerine tahminlere dayanan.

Notional : İtibari. Zihinsel. Hayali. Göreceli. Kavramsal. Soyut. Hayalperest. Gerçek olmayan. Tasavvur halinde.

Hypothetical : Sınama, belgeleme, çözümleme ya da açıklama işlemlerinde bir durumu tasarımsal olarak varsayan ya da kuramsal olarak irdeleyen. Varsayılan. Varsayıma dayanan. Düşüncel. Bk. sayılgılı. Farazi. Nazari. Varsayımsal.

Hypothesis : Denence. Varsayım. Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti. Kaziye. Ekonomi, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önerme. Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Gözlemlenen olaylar ya da olay kümeleri arasında olası görülen, ama daha tanıtlanmamış olan ilişkileri dile getiren önerme. Kuram.

Theoretic : Nazariyat. Teorik. Nazari.

Theoretics : Nazariyat. Teorik. Nazariye.

Purer : Teorik. Sırf. Pak. Katıksız. Salt. Arı. Saf. Sade. Namuslu.

Academical : Bilimsel. Akademisel. Teorik. Akademik.

Divinatory : Kehanetsel.

Speculative : Teorik. Tehlikeli. Spekülatif. Tahmin niteliğinde. Borsa oyunuyla ilgili. Şüpheli. Vehmi. Kurgusal. Düşüntülü.

 

Hypothetic synonyms : theoretical, supposed, academic, pure, suppositional, conjectural, supposititious, purest.

Hypothetic zıt anlamlı kelimeler, Hypothetic kelime anlamı

Empirical : Kuramsal nedenini aramadan, denemeyle kimi nicelikler arasında bağıntılar bulmaya ilişkin. Görgül. Deneye dayanan. Tecrübi. Deneysel. İhtibari. Deneyimsel. Deneyle. Deneyime dayalı olarak. Yalnızca gözlem ve deney sonuçlarına dayanan.

Hypothetic ingilizce tanımı, definition of Hypothetic

Hypothetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Characterized by, or of the nature of, an hypothesis. Assumed without proof, for the purpose of reasoning and deducing proof, or of accounting for some fact or phenomenon. Conditional.