Hypothetico deductive method türkçesi Hypothetico deductive method nedir

  • Varsayımlı-tümdengelimli yöntem.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Bazı önermelerin varsayımlar olarak ortaya atılması, bunların eldeki geçerli bilgilere dayanılarak doğrulanmaya çalışılması ve varılan sonucun olgularla karşılaştırılması yolu.

Hypothetico deductive method ingilizcede ne demek, Hypothetico deductive method nerede nasıl kullanılır?

Deductive : Çıkarımsal. Tümdengelim. Didaktif. Tümdengelimli. Sonuç çıkarılabilir. Anlaşılabilir. Çıkarsamaya ait. Çıkarsama ile ilgili.

Method : İnceleme konusunun anlıksal düzeyde çoğaltımını yapmaya dayalı dizgesel, düzenli bilgi edinme yolu. Bir sorunu çözüme götürmek için geliştirilen yollar. Jüye. Metot. Rabıta. Yöntem. Tarz. Nizam. Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol. yeni gerçekleri bulmak, bilinen gerçekleri yorumlamak ve açıklamak için tutulan mantıklı düşünme yolu. Yol.

Deductive method : Tümdengelimci yöntem. Yalnızca tömdengelim yordamları ile iş gören bilimsel uslamlama yöntemi. Bir iktisadi olguyu genelden özele doğru inceleme yöntemi. Çıkarım yöntemi. Tümdengelim yöntemi. Tümden gelim yöntemi. Tümdengelimli yöntem. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Inverse deductive method : Çevrik tümdengelimci yöntem. Toplum bilimlerinde, insan davranışlarına ilişkin (bulunmuş ya da konulmuş) temel yasalardan yola çıkarak yapılmış çıkarımları, tümevarımcı yöntemlerle geçerleyerek sözü geçen yasaları sınama yolu.

İngilizce Hypothetico deductive method Türkçe anlamı, Hypothetico deductive method eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypothetico deductive method ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acculturation : Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültür etkileşimleri. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürel etkileşim. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme.

Alienation : Ötekileştirme. Soğutma. Aralarını açma. Yabancı emek. Devretme. Yabancılaşma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Devir. Dengesizlik.

Affection : Düşkünlük. Duygulanım. Hastalık. Duygusal yakınlık. Muhabbet. Sevgi. Eğilim. Alaka. Etkileme.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Adaptif davranış. Uyumcu davranış.

 

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Aesthetic : Bedii. Güzelduyu. Estetik. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.

Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Abilities : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Güç. Kabiliyet. İktidar. Yetenek. Yeterlik. Yetenekler. Beceri.

Hypothetico deductive method synonyms : all round development of individual, age distribution, acclimatation, agnation, age group, age grade.