Hırsızlık nedir, Hırsızlık ne demek
"Hırsızlık" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu hırsızlık yüzünden konakta sanki bir nevi hürriyet, müsavat, uhuvvet ilan edilmişti." - M. C. Kuntay
Osmanlıca Hırsızlık ne demek? Hırsızlık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
sirkat
Hırsızlık hakkında bilgiler
Hırsızlık, yazılı kanunlar ya da toplumsal meşruiyet düzeyinde mülkiyeti kendine ait olmayan bir taşınır malı, izinsizce alıkoyma, kullanma, nesneden menfaat temin etme işidir.Tüm dinler tarafından da yasaklanmış bir olaydır. Ekonomik değeri olan her türlü enerji de, taşınır mal sayılır ve hırsızlığa konu olabilir.
Günlük konuşma dilinde dolandırıcılık ile aynı anlamda kullanılsa da, dolandırıcılık ve hırsızlık ceza kanunlarında ayrı ayrı düzenlenmiş suçlardır. Aralarındaki en önemli fark, hırsızlıkta mal sahibinin elinden rızası olmadan çıkarken,dolandırıcılıkta mal sahibinin elinden rızasıyla çıkar
Hırsızlık, yazılı kanunlar ya da toplumsal meşruiyet düzeyinde mülkiyeti kendine ait olmayan bir nesneyi, kullanma, nesneden menfaat temin etme işidir.
Ayrıca ekonomik değeri olan her türlü enerji de, taşınır mal sayılır ve hırsızlığa konu olabilir
Hırsızlık ile ilgili Cümleler
- Ali hırsızlıkla ilgisi olmadığını söyledi.
- Hırsızlık ne zaman gerçekleşti?
- Ali hırsızlık için hapse girdi.
- Hırsızlık yaparken yakalandı.
- Hırsızlık ne zaman bildirildi?
- Ali hırsızlıkla ilgisi olduğunu inkar etti.
- Dün gece biri buraya hırsızlık yapmak için girdi.
- Üç tane faili meçhul hırsızlık olayımız var.
- Bir hırsızlık olmuş.
- Hırsızlık nedeniyle üç yıl hapse mahkum edildim.
- Ali hırsızlıkla suçlanıyor.
- Hırsızlık yapacağıma açlıktan ölürüm.
- Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.
- Hırsızlık suçundan tutuklandı.
Hırsızlık tanımı, anlamı:
Hırsızlık etmek : Başkalarının parasını veya malını çalmak.
Hırsız : Başkasının malını çalan kimse, uğru. Oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne.
Hırs : Öfke, kızgınlık. Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku.
Arakçılık : Hırsızlık.
Yazılı : Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan. Yazılı sınav. Geçerli olan, nominal. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı.
Kanun : Yasa. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. Geçerli olan kural.
Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.
Meşruiyet : Meşruluk.
Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
Mülkiyet : Sahiplik.
Çalma : Başa sarılan sarık. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Kibrit. Hırsızlık, sirkat. Çalınmış. Çalmak işi.
Hırsızlık etmek : başkalarının parasını veya malını çalmak. İlgili cümle: "Sağ salim sokağa çıktıktan sonra Bağdat'ta artık hırsızlık yapamayacağını anlamıştı." İ. O. Anar.
Diğer dillerde Hırsızlık anlamı nedir?
İngilizce'de Hırsızlık ne demek? : n. theft, robbery, burglary, thievery, steal, shoplifting, heist, hijack, hijacking, larceny, pilferage, rip off, break in
Fransızca'da Hırsızlık : vol [le], cambriolage [le], fric-frac [le], larcin [le]
Almanca'da Hırsızlık : n. Dieberei, Diebstahl, Einbruch
Rusça'da Hırsızlık : n. воровство (N), кража (F)


Bu kısımda Hırsızlık nedir? Hırsızlık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hırsızlık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hırsızlık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.